halsizlik.gen.tr https://www.halsizlik.gen.tr Halsizlik, Halsizlik Belirtileri ve Tedavisi tr-TR hourly 1 Copyright 2019, halsizlik.gen.tr Thu, 01 Jan 1970 00:00:00 +0000 Mon, 27 May 2019 00:00:00 +0000 60 Yorgunluğa Ne İyi Gelir https://www.halsizlik.gen.tr/yorgunluga-ne-iyi-gelir.html Fri, 26 Oct 2018 20:17:49 +0000 Yorgunluğa ne iyi gelir, stres, uzun süreli uykusuz kalma, grip ve diğer birçok hastalığın yol açtığı yorgunluk hissi, farklı nedenlere bağlı olarak görülebilir. Ancak dinlenme sonrasında geçmeyen yorgunluk birkaç hasta Yorgunluğa ne iyi gelir, stres, uzun süreli uykusuz kalma, grip ve diğer birçok hastalığın yol açtığı yorgunluk hissi, farklı nedenlere bağlı olarak görülebilir. Ancak dinlenme sonrasında geçmeyen yorgunluk birkaç hastalığın habercisi de olabilir. Uzun süreli görülen yorgunluktan kurtulmak için mutlaka altta yatan nedeni araştırmak gerekir. Yorgunluk her zamankinden daha uzun süreli çalışma göstermek, spor aktivitelerini artırmak veya psikolojik durumlara bağlı olarak kişilerde meydana gelebilir. Eğer bunların dışında kronik bir yorgunluk söz konusu ise bunun için mutlaka sağlım kuruluşuna gitmek faydalı olacaktır. Aynı zaman da vitamin ve mineral eksikliği de yorgunluk ve halsizlik gibi durumlara da yol açmaktadır.

Yorgunluğa ne iyi gelir

Ceviz: Sağlık açısından çok faydalı olan ceviz her gün yeterli miktarda tüketilir ise yorgunluk ve halsizlik gibi durumların yaşanmasını da önlemektedir. Yorgunluğu geçirmek için kişinin aç karnına birkaç tane ceviz ile peynir tüketmesi yeterli gelebilir. Enerji oranının artmasına neden olan ceviz bu özelliği ile de kişilere dinç ve dinamik olmasında da fayda sağlamaktadır.

Protein: Kaslar için çok faydalı olan protein, aynı zamanda kişide enerji artışına da yol açmaktadır. Yüksek oranda protein içeren ve de tirozin bakımından oldukça zengin olan besinler dopamin ile norepinefrin üretiminin artmasına yol açar. Bu da kişilerde uyanık kalma ve motivasyon güçlüğü sağlar. İyi bir protein kaynağı olan kırmızı et ve yumurta normalden fazla tüketilmesi zarar verebilir. Bunun için yeteri miktarda alınması kişinin yorgunluk hissinin giderilmesinde etkili olacaktır.

Yoğurt: Sindirim açısından çok iyi bir besin olan yoğurt, içeriğinde iyi bakterilerin yer alması ile protein destekli bir gıdadır. Aynı zamanda bağışıklık sisteminin de güçlenmesi için günlük bir kase tüketilmesi gerekir.

Fasulye: Birçok vitamin ve mineral bakımından zengin olan bu sebze, kişilerde yorgunluk hissinin giderilmesinde etkilidir. Aynı zamanda lif açısından da zengin olması nedeniyle hafta veya on günde bir tüketilmesi sağlık için çok faydalı olacaktır.

Yulaf ezmesi: Beyin sağlığı ve kasların kuvvetlenmesinde son derece etkili olan yulaf ezmesi, yorgunluk için de tercih edilebilir. İçerisinde bulunan protein, fosfor ve magnezyum kişilere enerji hissi verir ve halsizlik gibi yorgunluk belirtilerini kaldırır.

Muz: Potasyum açısından çok zengin olan muz, şekerin enerjiye dönüşmesinde etkili bir meyvedir. Günlük olarak tüketilmesi kişilerin enerjik kalmasını sağlar ve yorgunluğu giderir. Aynı zamanda içerisinde karbonhidrat, omega ve birçok vitamin bulunduğu için günlük beslenme listesine ilave edilebilir.

Yeşil çay: Her gün bir fincan tüketilen yeşil çay güne iyi başlamayı sağlar ve günün başlangıcında kişilere enerji verir. Aynı zamanda stresin azalmasında etkili olduğu gibi odaklama sorunun giderilmesinde de fayda sağlar.

Su: Yorgunluk çoğu zaman vücudun susuz kalmasına bağlı olarak da görülebilir. Gün boyu her hangi bir spor veya fiziksel aktivite yapılması bile kişilerde su kaybı yaşanır. Vücuttan atılan suyu telafi etmek için kişilerin her gün 2 litre su içmesi yeterli gelebilir.

Elma: İçerisinde yüksek oranda folik asit, E vitamini ve pektin bulunan elma yorgunluğa iyi gelen meyveler arasında yer alır. Günlük bir tane elma tüketilmesi sağlık için faydalı olabileceği gibi yorgunluk hissini de giderecektir. 

]]>
Kas Yorgunluğu Tedavisi https://www.halsizlik.gen.tr/kas-yorgunlugu-tedavisi.html Sat, 27 Oct 2018 06:37:24 +0000 Kas Yorgunluğu Tedavisi, tıp dilinde fibromiyalji olarak bilinen kas yorgunluğu rahatsızlığı, günümüzde birçok insanın sıkça şikayet ettiği sorunlar arasında yer almaktadır. Hastalığın Kesin olarak bilinen herhangi bir ned Kas Yorgunluğu Tedavisi, tıp dilinde fibromiyalji olarak bilinen kas yorgunluğu rahatsızlığı, günümüzde birçok insanın sıkça şikayet ettiği sorunlar arasında yer almaktadır. Hastalığın Kesin olarak bilinen herhangi bir nedeni yoktur. Ayrıca bu rahatsızlığa sahip insanların aynı ağrı krizlerini farklı süreçlerde yaşadığı da bilimsel olarak gözlemlenmiştir. Bu problem erkeklere göre kadınlarda daha sık görülmektedir. Ayrıca genellikle Bu sorunları yaşayan kişilerin orta yaşlı olduğu da tespit edilmiştir. Bazı kişilerde duyusal olarak hissedilen Bu problem, bazı kişilerde de herhangi bir travmatik olay sonrası meydana gelmektedir. Uzmanlar hastalığın belirli bir genetik bileşenden meydana geldiği öne sürülmüş ancak kanıtlanamamıştır.
Hastalık vücudun herhangi bir bölgesinde kronik ağrılar ile başlayabilir. Buna yorgunluk, depresyon, uyku bozukluğu ve hafıza problemi gibi belirtiler de eşlik edebilmektedir. Eğer kas yorgunluğu tedavisi erken yapılmazsa daha ciddi sorunlara da yol açabilir. Tedavi edilmeyen kas yorgunluğu, psikolojik ve duygusal rahatsızlıklara hatta intihara meyil etmeye bile yol açabilmektedir.

Kas yorgunluğu tedavisi

Tedavi için öncelikle doktor tarafından hastadan hastalığın özgeçmişi dinlenir. Bundan sonra doktor tanımlama testleri yaparak hastalığın ciddiyetini daha rahat fark edecektir. Yoğun kas ağrılarını dindirmek için hasta doktorun belirlediği inflamasyonları ve ağrı kesici ilaçları kullanabilir. Ayrıca bu dönemde problemin tekrarlamaması için doktorum verdiği tedavi programına da uyulması gerekmektedir.
Kas yorgunluğu tedavisinde hastanın yapabileceği şeyler de önemlidir. Hasta yemek ve uyku bozukluklarını gidererek tedaviye katkıda bulunabilir. Bunun yanında hastalar, verilen egzersiz programını düzenli olarak uygulayarak ve sağlıklı bir kiloya gelerek de ağrıların artmasını engelleyebilir. Özellikle Bu dönemde stresinizi azaltmaya çalışın ve normal olarak hayatsal faaliyetlerinizi sürdürmeye çalışın.

Kas yorgunluğu tedavisinde bitkisel ilaçlar
  • Kükürt ve magnezyum açısından oldukça zengin olan sülfat mineral ile banyo yapmak kas ağrılarını azaltacaktır. Küvetin içerisine sıcak su ve bir fincan tuz koyarak ağrıyan bölgeyi yarım saat kadar içeride tutun.
  • Anti-inflamatuar özelliği ile bilinen biberiye de kas yorgunluğu tedavisinde kullanılır. Yarım litre suya 2 yemek kaşığı biberiye koyun ve kaynatın. Demlendikten sonra bir bez yardımıyla suya batırarak ağrıyan yeri ovalayın.
  • Ayrıca hardal yağı, kiraz ve vişne suyu da ağrıların azalmasına yardımcı olacaktır.
]]>
Sürekli Uyku Hali Ve Yorgunluk https://www.halsizlik.gen.tr/surekli-uyku-hali-ve-yorgunluk.html Sun, 28 Oct 2018 04:36:40 +0000 Sürekli uyku hali ve yorgunluk, hemen hemen herkesin hayatının belli periyotunda yaşadığı bir durumdur. Sürekli uyku hali ve yorgunluk ne kadar dinlenilse ve uyunsa da yine de geçmez. Özellikle okula giden ya da çalış Sürekli uyku hali ve yorgunluk, hemen hemen herkesin hayatının belli periyotunda yaşadığı bir durumdur. Sürekli uyku hali ve yorgunluk ne kadar dinlenilse ve uyunsa da yine de geçmez. Özellikle okula giden ya da çalışma hayatının içerisinde aktif olarak bulunan insanlar için bir an evvel çözülmesi gereken önemli bir sağlık sorunudur. Sürekli uyku uyuma isteği ile yorgunluk hissi insanların hayat kalitesi ve yaşam standardını olumsuz yönde etkilemektedir. Bu dönemsel bir rahatsızlıktan kaynaklanabileceği gibi altında yatan başka sağlık problemlerinin de tetikleyicisi olabilir. Sürekli uyku ve yorgunluk halinden kurtulmak için öncelikle altında yatan faktörlerin neler olduğunun belirlenmesi ve bir an evvel bunların tedavisine başlanılması gerekmektedir. Bu durum farklı sağlık sorunlarının habercisi olabileceğinden bu hastalıkların tedavisi içinde erken teşhis önem taşıyacağından asla ihmal edilmemesi gerekir. 

Sürekli uyku hali ve yorgunluk sebepleri nelerdir

Bu karmaşık görünen ve bir türlü üstesinden gelinemeyen durumun çok farklı nedenleri olabilir. Bunlardan bazıları aşağıda sayılmaktadır.
  • Bu durumun en temel ve bilinen nedenlerinden birisi  özellikle bayanlarda çok sık görülen kansızlıktır. Adet kanaması çeşitli nedenlerle fazla ve düzensiz olan ya da adeti normalden daha fazla süren bayanlarda ise daha fazla görülür. Ayrıca demir eksikliği, anemi ya da B 12 vitamini eksikliği gibi durumlarda da sık sık uyku hali ve yorgunluk hissi yaşanabilir. Eğer bu hayatı zorlaştıran durumdan kurtulmak istiyorsanız hemen bir kan sayımı ile bu değerlerin ölçümünün yaptırılması ve uygun tedaviye başlanılması gerekmektedir. 
  • Tiroid gibi bir takım hormonal hastalıklar da bu belirtinin yaşanmasına neden olabilir. Özellikle hipotiroid gibi hastalıklarda yorgunluk ve uyku hali daha fazla yaşanabilir. 
  • Alışkanlıklar ya da daha uzun süre ayakta kalabilmek için tüketilen kahve ve nescafe miktarında aşırıya kaçılması halinde ayakta kalsanız bile hiç bir verimlilik elde edemeyeceğiniz unutulmamalıdır. 
  • Çeşitli nedenlerle oluşan ve daha çok bayanlarda görülen idrar yolu enfeksiyonu oluşması halinde hastanın yorgunluk ve sürekli uyku uyuma isteğinin oluştuğu gözlemlenmiştir. 
  • Bir kısım psikolojik rahatsızlıklardan kaynaklanabilir.
  • Kullanılan bazı ilaçların yan etkisi olabilir.
  • Mevsimsel nedenlerden kaynaklanabilir. Bu durum özellikle bahar aylarında daha da fazla artış göstermektedir. 
  • Yeterince kaliteli uyuyup dinlenemeden uyanmak zorunda kalmak. Ayrıca gün içerisinde kaç saat uyunursa uyunsun gece uykusunun yerini tutmayacağından özellikle akşam 22 ile gece 3 arasını ayakta geçirmek,
  • Sürekli uyku hali ve yorgunluk halinin bir diğer nedeni de bir kısım yanlış beslenme alışkanlıkları ile midenin sürekli dolu halde tutulmasıdır.
]]>
Halsizlik Yorgunluk Sebepleri https://www.halsizlik.gen.tr/halsizlik-yorgunluk-sebepleri.html Sun, 28 Oct 2018 17:39:07 +0000 Halsizlik yorgunluk sebepleri, bitkinlik, olaylara kayıtsız kalma, uyuşukluk hali halsizlik ya da yorgunluk olarak tanımlanır. Fiziksel ve zihinsel ya da her ikisinin birden görülmesi vücutta zayıflık haline işaret eder Halsizlik yorgunluk sebepleri, bitkinlik, olaylara kayıtsız kalma, uyuşukluk hali halsizlik ya da yorgunluk olarak tanımlanır. Fiziksel ve zihinsel ya da her ikisinin birden görülmesi vücutta zayıflık haline işaret eder. Zihinsel ve fiziksel yorgunluk ya da halsizlik birbirinden tamamen farklıdır. Fakat genelde ikisi aynı anda ortaya çıkar. Kişi uzun süredir fiziksel yorgunluk yaşıyorsa zamanla fiziksel yorgunluğa zihinsel yorgunlukta eklenir. Fiziksel halsizlik yorgunluk yaşandığında günlük aktiviteler için gerekli olan fiziksel performans yetersiz olur. Zihinsel yorgunluk halsizlikte ise kişide devamlı uyku hali, dikkat toplayamama, odaklanma sorunu görülebilir. Halsizlik yorgunluk pek çok nedene bağlı olarak ortaya çıkabilir.

Halsizlik yorgunluk sebepleri nelerdir

Psikolojik sebepler: Yakın birini kaybetmek, aşırı alkol tüketimi, madde bağımlılığı, kaygı, can sıkıntısı, boşanma gibi olayların yaşanması kişiyi psikolojik anlamda yıpratabilir. Bu durum beraberinde halsizlik ve yorgunluğa sebep olabilir. Günlük yaşamda belli ölçülerde stres yaşamak, kişide aslında dayanma gücünü arttırır. Fakat yaşanan stresin yoğun olması ve kişinin kendine rahatlayacak zamanı ayıramaması vücutta kolaylıkla yorgunluğa sebep olabilir. Stres vücutta genel anlamda yorgunluk ve halsizlik hissine yol açabilecek ilk sebepler arasında yer alır.

Depresyon: Depresyonda kişide dolaylı yollardan halsizlik ve yorgunluğa sebep olabilir. Bazen depresyonun kendisi bazen ise depresyon için kullanılan ilaçların yan etkisi halsizlik ve yorgunluğa yol açabilir. Depresyon nedeniyle yaşanan uyku bozuklukları kişide halsizlik yaratan bir etkendir.

İlaç kullanımı: Antidepresan, steroidler, alerji ilaçları, tansiyon ilaçları, kaygı önleyici ilaçlar, kolesterol ilaçları, sakinleştiriciler halsizlik ve yorgunluğa neden olabilir.

Kalp akciğer hastalıkları: Astım, zatürre, kalp kapağı hastalıkları, kronik akciğer hastalığı gibi bazı hastalıkların belirtileri arasında halsizlik ve yorgunluk şikayetleri görülebilir.

Kimyasallar: Vücutta yaşanan mineral ve vitamin eksiklikleri ve zehirlenme gibi durumlarda da halsizlik ve yorgunluk yaşanabilir. Aşırı kafein ve alkol tüketimi yine uykuya geçiş sürecini olumsuz etkileyerek halsizliğe neden olabilir. Uyku problemleri ve dolayısıyla halsizlik yaşamamak için gece geç saatlerde kahve, çay ve alkollü içecek almamaya özen gösterilmelidir. Bunların haricinde bilinçsiz yapılan ve şok diyet olarak nitelendirilen diyetlerde vücutta denge bozukluğuna ve yorgunluğa sebep olabilir.

Enfeksiyon hastalıkları: HIV virüsü, sıtma, tüberküloz, öpücük hastalığı, soğuk algınlığı, grip gibi hastalıklarda kişide halsizlik yorgunluk sebepleri arasında yer alır.

Uyku problemleri: Uzun saatler çalışmak, uyku apnesi, uykusuzluk hastalığı gibi hastalıklar uyku problemlerine yol açabilir. Çoğu kişi bu nedenlerden dolayı halsizlik ve yorgunluk hissine kapılabilir. Bazı meslek grupları diğer mesleklere oranla yorgunluğu daha fazla etkiler. Örneğin, polis, hemşire gibi mesleklerde halsizlik ve yorgunluk şikayeti daha fazla görülür.

Metabolizma hastalıkları: Şeker hastalığı, kansızlık, böbrek ve karaciğer hastalıkları, Cushing sendromu gibi hastalıklar halsizlik yorgunluk sebepleri arasında yer alır.

Tiroid: Tiroid özellikle kadınlarda yaşanan halsizlik ve yorgunluk şikayetlerine neden olabilir. Tiroid bozuklukları yaşanıyorsa ihmal edilmeden tedavisi yapılmalıdır. İlerleyen yaşlarda ve ihmal edildiğinde halsizlik ve yorgunluk haricinde daha ciddi komplikasyonlara sebep olabilir.

Menopoz: Uyku problemleri menopoz döneminde yaşanan en baş şikayetlerden biridir. Bu döneme ulaşan kadınlarda uykuya geçiş sürecinde sıkıntı yaşanır. Gece terlemeleri, sıcak basmaları uykuya geçiş sürecinde etki eden nedenler arasındadır. Ayrıca bu dönemde yaşanan hormonal değişimlerde yine]]> Mental Yorgunluk https://www.halsizlik.gen.tr/mental-yorgunluk.html Sun, 28 Oct 2018 18:11:42 +0000 Mental Yorgunluk, Dikkatini toplayamayan, kendisini tükenmiş gibi hissedenler aslında mental yorgunluk problemi yaşıyor olabilir. Hayatımız modernleşiyor, çevremiz son teknoloji ürünler ile donatılmış vaziyette, Mental Yorgunluk, Dikkatini toplayamayan, kendisini tükenmiş gibi hissedenler aslında mental yorgunluk problemi yaşıyor olabilir.
Hayatımız modernleşiyor, çevremiz son teknoloji ürünler ile donatılmış vaziyette, her şey hayatımızı kolaylaştırsın diye düşünülüp, üretilmiş ama pratikte işler hiçte böyle yürümüyor. Bunalıyor, yoruluyoruz. Dikkat toplamakta ve bir işe adapte olmakta, başladığımız bir işi bitirmekte ciddi sıkıntılar yaşıyoruz. Hiçbir işi yapmak istemiyoruz, hatta sorumlulukları dahi yerine getirmek istemiyoruz.

Mental Yorgunluk Sebepleri 

Mental Yorgunlukta fiziksel bir faktöre gerek kalmadan zihnin kendisinin yorgunluğudur. Yalnızca zihinsel ve duygusal bir tıkanma, güçsüzlük hatta çöküş işaretleri vardır. Mental Yorgunluğun en önemli nedeninden biri, çevreden gelen uyarı fazlalığı ve kişisel olarak zihni işgal eden konularda geleceğine yönelik, azami performans beklentisinin gerçekleşemeyeceği kaygısıdır. Bazen bu Tükenmişlik Sendromu olarak düşünülebilir.

Mental Yorgunluk en başta sporcu ve futbolcular arasında görülür.  Fiziksel koşulların ve ağır antrenmanların bu soruna sebep olduğu düşünülebilir ancak durum aslında bu şekilde değildir. Mental Yorgunluk fiziksel değil, zihinsel bir yorgunluktur ve fiziksel yönden çok iyi durumda olan sporcuların bu duruma rağmen, maç kaybetmelerinin nedeni, zihinsel olarak maçı kazanacağına olan inançlarını kaybetmiş olması veya kazanamayacaklarına inançlarıdır.

Mental Yorgunluk Gidermenin Yolları

Fiziksel yorgunluk bir süre dinlenmekle geçer, ancak mental yorgunluk dinlemeyle geçmez. Bunun aksine zihni başka şeyler ile meşgul etmek, yenilikler için açık olmak, mutlaka farklı uğraşlar edinmek gerekiyor. Kendisini tükenmiş hisseden ve odaklanma sorunu yaşayan, yapacağı işleri yapmaktan kaçınan, yeni sorumluluklar almaya çekinen mutsuz ve bıkkınlık duyan kişilerin, mutlaka bu probleme ciddi olarak yaklaşmaları gerekir. Kazanma duygusu iyi hissettirmelidir. Kazanamama ihtimali her zaman geçerlidir ve bu ihtimali düşündüğünüz zaman endişeye kapılıyor, stres yaşıyorsanız, kendinizi bir kapanda gibi hissediyor ve kazanmaktan başka seçenek olmadığını düşünüyorsanız yaşadığınız şey tam olarak Mental Yorgunluktur. 

Sınırlı bir süreyi kapsayan şınav veya yarışma gibi etkinlikler tüm hayatı kapsayacak biçimde düşünürseniz ve tüm hayatınıza yayarsanız beynin düşünce bütünlüğünü dinamitlersiniz. Beyin başka türlü kendisini korumaya alamaz. Bu nedenle yaşantı içinde olup bitmesi, akıp geçmesi gerekenleri ille de elinizde tutmaya çalışmayın.

Aşmak için zorlandığınız her durumda olduğu gibi kesinlikle bir hekim desteği almak gerekebilir. Uygun bir terapi ve çalışmayla aşılabilen bir problemdir. Bunun için öncelikle kişinin kendi katkısı ile düşünce kalıplarının  tekrar düzenlenmesi ilk adımdır. 

]]>
Stres Yorgunluk Yaparmı https://www.halsizlik.gen.tr/stres-yorgunluk-yaparmi.html Mon, 29 Oct 2018 14:13:50 +0000 Stres Yorgunluk Yaparmı; Stres, bireyin kendini rahatsız bir ortamda hissetmesidir. İnsan vücudunda stres farklı reaksiyonlar gösterebilir. İnsan güzel bir olay ile ya da kötü bir olay ile karşılaşsa da vücut aynı durumu göster Stres Yorgunluk Yaparmı; Stres, bireyin kendini rahatsız bir ortamda hissetmesidir. İnsan vücudunda stres farklı reaksiyonlar gösterebilir. İnsan güzel bir olay ile ya da kötü bir olay ile karşılaşsa da vücut aynı durumu göstermek zorundadır. Stres, beynimizi ve fiziksel olarak vücudumuzu yoran bir ruh halidir. Stresin kötü bir yanı da her olaya olumsuz bakış açısının oluşmasıdır. Eğer ki bir insanda stres varsa çevrede oluşan olaylara tepki verir. Stres yoksa bu demek oluyor ki vücutta enerjinin yok olması anlamına gelmektedir.

Stres, insanda uyku problemine yol açmaktadır. Bu nedenden dolayı insan kendini yorgun, halsiz, bitkin ve hasta gibi hisseder. Neşesiz ve depresif biri olursunuz. Sürekli olarak uyku sorununuz olduğu için baş ağrılarınız şiddetli şekilde olacaktır. Gözlerde yanma hissi oluşacaktır. Bu yüzden kendinizi sürekli hasta gibi hissedebilirsiniz. Gün içinde potansiyeliniz sürekli olarak düşük olacaktır. Çok çabuk sinirlenip kendinizi sürekli olarak yemek yemeye verebilirsiniz. Eğer ki üzerinizde ki stresi atamıyorsanız iştahınızda bir artış olması çok normal olabilir.
 
Stres, vücudunuzda bazı değişikliklere yol açabilir. Bunların arasında kalp atış hızınız yükselebilir. oksijen miktarını yükseltmek için solunum hızınız artar ve kan damarlarınız genişleyebilir. bu durumda sindirim hızınız yavaşlar. Bu durumlar eğer ki uzun sürerse vücudunuza zararlar verir. Stresi az miktarda da olsa hayatımızdan çıkarmamız için daha çok kendimize vakit ayırmamız gereklidir. Kendimizi rahatsız hissettiğimiz ortamlardan kaçınmalıyız mutlaka. Kendimizi iyi hissedeceğimiz yerlerde olmalıyız. Stresten uzak kalmak için kendimize aktiviteler üretebiliriz. Örneğin; spor yapmak, kitap okumak, müzik dinlemek, yemek yapmak, aile ve arkadaşlarla vakit geçirmek gibi. En azından bunları yaptığınızda kafanızı başka şeyler meşgul etmeyecektir. Stresin belirli çeşitleri vardır. Bunlardan bir kaçı şunlar; Duygusal stres, travmatik stres, fiziksel stres, düşünsel stres gibi çeşitleri vardır.

Stres yorgunluk yaparmı; evet yorgunluk yapar. Gün içerisinde eğer ki çalışıyorsanız işyerinde yaşanan olayları kafanıza çok fazla takıp kendinizi ve beyninizi yorarsınız. Bu nedenle iş sonunda baş ağrısı çekebilirsiniz. Bu baş ağrılarınız çok şiddetli geçiyor ise hastalığa bile yol açabilir. Zaten baş ağrısının en büyük tetikleyicisi migren hastalığıdır. Psikolojik olarak strese dayalı sürekli enerji düşüklüğü yaşayabilirsiniz. Bu nedenle kendinizi stresten kurtulmanıza yardımcı olun. Size stresi yaşatan durumlardan uzak kalın. Kendinizi nasıl, ne düşündüğünüzü belirleyin. Psikolojik olarak kendinizi rahatlatmaya çalışın. Gün içinde ki yaşadığınız olayları ya da sıkıntılarınızı eve geçtiğiniz an beyninizden atmaya çalışın. Kendi beyninizi dinlemek yerine ruhunuzu müzik ile dinlendirmeye çalışın. Kendinize program çıkartabilirsiniz. Kendinizi rahatlatacak şeyler uygulayın. Sıkıntılı sorunlardan kaçınmaya çalışın. Az miktarda olsa da kafanızda yaşadıklarınızı büyütmemeye çalışın.
]]>
Zihinsel Yorgunluğa Ne İyi Gelir https://www.halsizlik.gen.tr/zihinsel-yorgunluga-ne-iyi-gelir.html Tue, 30 Oct 2018 12:09:35 +0000 Zihinsel yorgunluğa ne iyi gelir, hemen hemen herkesin cevap aradığı sorulardan bir tanesidir. Zihin yorgunluğu çağımızın en sık karşılaştığı sorunlardan bir tanesidir ve sosyal hayata adaptasyonu, hayat kalitesini başar Zihinsel yorgunluğa ne iyi gelir, hemen hemen herkesin cevap aradığı sorulardan bir tanesidir. Zihin yorgunluğu çağımızın en sık karşılaştığı sorunlardan bir tanesidir ve sosyal hayata adaptasyonu, hayat kalitesini başarıyı oldukça olumsuz yönde etkilemektedir. Günümüzde aşırı düzeyde teknolojik ürünlerin yaydığı radyasyon, yoğun iş ve çalışma programı, stres, büyük şehirde yaşamak zorunda olanları verdiği yaşam mücadelesi zihinsel yorgunluğu daha da arttırmaktadır. Zihinsel yorgunluk ile mücadele edebilmek için zihinsel yorgunluğun altında yatan temel nedenlerin çok iyi ortaya konulması gerekmektedir. 

Zihinsel yorgunluğa ne iyi gelir 

Zihinsel yorgunluk ile en etkili şekilde mücadele edebilmek için her şeyden önce yorgunluk sebeplerinin belirlenmesi ve yaşam şeklinde yapılan yanlışlıkların doğru bir şekilde ortaya konulması gerekmektedir. 
  • Zihinsel yorgunluğun en belirgin nedeni stres olduğu için stres veren ortamlardan ve durumlardan uzak durulması gerekmektedir. Bazı insanlar bazı olayları olduğundan daha fazla abartmaya meyillidir ve her an panik havası yaratmaya müsaittirler. Bu nedenle bu kişilik özelliğinden vazgeçmek gerekir. Eğer stresli ortamdan uzak durmak mümkün değilse stres kontrolünün öğrenilmesi önem arz etmektedir. 
  • Sağlıksız, gürültülü, kavgalı iş ortamlarının daha steril hale getirilmesi çok önemlidir. Böylece bireyler yapılan işe daha kolay konsantre olurlar ve kendilerini çok fazla yormazlar. Ayrıca gereksiz bilgi kirliliği yaşanmaz. Bunun için bireylerin ofis sistemi yerine tek ya da iki kişilik odalarda çalışması sağlanmalıdır.
  • Okul, ev ve iş yerinde çok fazla elektronik cihatların bulunmamasına özen gösterilmeli bu ortamlardan da uzak durulmalıdır. Ancak günümüzde her yerde kablo döşeli akıllı binalar arttıkça bunun sağlanması da zorlaşmaktadır. Cep telefonu ve internet ile gereğinden fazla haşır neşir olunmamalı ve kötü ve üzücü haberler dinlenilmemelidir.
  • Bulunduğunuz ortamın hijyenine önem verilmelidir. Örneğin yeterli oksijen akışının sağlanması için ortam sürekli havalandırılmalıdır. 
  • Zamanı verimli kullanmalı ve yapmamız gereken iş, ödev v.s görevlerimizi dinlenme saatine taşırmamalıyız. Böylece hafta sonu ve belli aralıklarla kendimize dinlenme vakitleri ayırarak sevdiğimiz şeyleri yapmalı ve sevdiğimiz insanlarla vakit geçirmeliyiz.
  • Gün içerinde yapılan işleri belirli periyotlara bölünmeli ve ara verilerek biraz istirahat edilmelidir. Bu küçük molalarda hafif müzik eşliğinde bir fincan çay, bitki çayı içilebilir. Ayrıca gözlerinizi 5 dakika kapatarak dış dünyadan kendinizi soyutlayabilirsiniz. 
  • Zihinsel yorgunluğa ne iyi gelir sorusuna verilecek cevaplardan bir diğeri de fiziksel aktiviteyi arttırmak olarak sayılabilir. Sakin ve bol oksijenli ortamlarda yapılacak yürüyüş en güzel fiziksel aktivitedir. Ayrıca sevilen diğer sporlar da yapılabilir.
]]>
Yorgunluk İçin Dua https://www.halsizlik.gen.tr/yorgunluk-icin-dua.html Wed, 31 Oct 2018 04:49:39 +0000 Yorgunluk İçin Dua; seslenmek, çağırmak, yardım istemek, Allah'a (C.C.) yalvarmak ve O'na dilekte bulunmak anlamına gelen dua, insanda fıtrî bir olgudur ve bütün dinlerde mevcuttur. Dua Yorgunluk İçin Dua; seslenmek, çağırmak, yardım istemek, Allah'a (C.C.) yalvarmak ve O'na dilekte bulunmak anlamına gelen dua, insanda fıtrî bir olgudur ve bütün dinlerde mevcuttur. Dua, sadece Allah Teâlâ'ya yapılır. İnsanlardan ise sadece yardım istenir ve bunu isterken, insanın gücünün yetebileceği şeyler istenir. Ayrıca insanlardan istek ve yardım talebinde bulunurken, asıl sebebin Allah Azze ve Celle Hazretleri olduğu unutulmamalıdır. 

Yorgunluk İçin Dua Nasıl Yapılır

Duada önemli olan samimiyettir. Kişi dua ederken iyi şeyler istemeli ve kendisi de bu doğrultuda davranmalıdır. Mesela, duasında Allah'ın emir ve yasaklarına riayet eden iyi bir Müslüman olmak isteniyorsa, bu konuda hareketleriyle de bu şekilde davranıp, dua da istenilene göre çaba sarfetmelidir. Bu konuda bir Hadis-i Şerif'te: "Biliniz ki, Allah'u Teâlâ, kendisinden gafil bir kalbin duasını kabul etmez." buyrulmuştur.  Dua eden insanın gönlünde bir rahatlama ve ferahlık oluşur. Dua insana şifa verir ve ruhsal bunalımlar için koruyucudur. Dua etmeyen, dua ile isteklerini beyan edip içini ve gönlünü yaratıcıya açmayan bir insan ruhsal olarak sıkıntıya düşer. Bu sebepledir ki, geçmişte dua etmeyen topluluklar ruhen çökmüştür.

Duaya Yönelten Ayet ve Hadis'i Şerifler,

Mü'minûn Suresi 60 ayette mealen: "Rabbiniz şöyle buyurdu: Bana dua edin, size cevap vereyim (duanızı kabul edeyim)" buyurulmuştur. Bir ibadet sayılan dua için Rasûlullah Efendimiz de (S.A.V.), "Allah katında duadan daha şerefli bir şey yoktur." (Tirmizi, Daavat,1; İbn Mace, Dua, 1) buyurarak duanın önemi arzedilmiştir. Bütün bunlara binaen, Yorgunluk İçin yine Allah Tealâ Hazretlerine dua edilmelidir. O'na (C.C.) hamdü senalarda bulunarak, övgüler yaparak dua etmeli ve bu sayede zaten Allah'a (C.C.) sığınmanın mutluluğu ve huzuruyla dolan vücudumuzun yorgunluğu için, Kendisinden (C.C.) yardım talep etmeliyiz. Yorgunluk İçin Dua; yorgunluk için dua konusunda kişi kendi samimi ve içten gelen duygularıyla dua etmeli ve yardım talep etmelidir. 

Yorgunluk İçin Dua Arapçası,

Rivayet edilen tam bir dua olmamakla birlikte kaynaklarda, 33 Subhanallâh, 33 Elhamdûlillah ve 34 Allahûekber tesbihatı tavsiye edilmektedir. Bununla birlikte bol bol "Lâ havle velâ guvvete illâ billlâhil aliyyil azîm" çekmelidir. Günde en az 100 kere denilmekle birlikte, ne kadar çok çekilirse o kadar iyidir.

Not: Türk harfleri Arap harflerini karşılamadığından bu yazılış sadece yakın bir okuyuştur.

]]>
Antibiyotik Yorgunluk Yapar Mı https://www.halsizlik.gen.tr/antibiyotik-yorgunluk-yapar-mi.html Wed, 31 Oct 2018 18:17:33 +0000 Antibiyotik yorgunluk yapar mı: Antibiyotik hasta olunduğunda vücutta oluşan enfeksiyonun iltihaplanması sonucunda kullanılır. Antibiyotik vücutta oluşabilen iltihaplanmalar dışında diş apsesi içinde kullanılmaktadır. Özellikl Antibiyotik yorgunluk yapar mı: Antibiyotik hasta olunduğunda vücutta oluşan enfeksiyonun iltihaplanması sonucunda kullanılır. Antibiyotik vücutta oluşabilen iltihaplanmalar dışında diş apsesi içinde kullanılmaktadır. Özellikle kadın hastalıklarında ve boğaz enfeksiyonlarında antibiyotik kullanılması vücutta yorgunluk oluşmasına neden olmaktadır. Kişinin vücudunda hem hastalık hemde antibiyotik etkisi bulunan kişi her iki unsurunda sonucu olarak kendini halsiz ve yorgun hissetmektedir. Antibiyotik yorgunluk yapar mı sorusuna ise antibiyotiğin özellikle dozajının vücuda ağır gelmesi sonucunda oluşan yan etkiler kişinin halsiz güçsüz ve yorgun hissetmesine neden olmaktadır. Doktorlar antibiyotik ilaçlarının kişi üzerindeki olumsuz etkilerini her fırsatta dile getirmekte ve her hastalıkta antibiyotik kullanmamak gerektiğini dile getirmektedir. Antibiyotiğin bir çok yan etkisi bulunmaktadır. Üstelik vücuda her hastalıkta antibiyotik almak, hastalıklar karşısında antibiyotiğe vücudun alışması ve hastalığı gidermemeye neden olmaktadır. Antibiyotiğe iyice alışan vücut artık küçük dozaj antibiyotiklerle iyileştirilemez ve dozaj gittikçe arttırılır. Bu durum oldukça ciddi bir durumdur. Antibiyotik her hastalıkta en son çare olarak kullanılmalıdır ve doktorlarda antibiyotikleri hemen vermemektedir. Bir çok ciddiyet arz etmeyen durumlarda antibiyotik kullanımı tavsiye edilmez.

Antibiyotik yorgunluk yapar mı bir çok kişinin merak ettiği bir durumdur. Kişiden kişiye değişebilen antibiyotik ilaç koplikasyonları bazı kişilerde yorgunluğa neden olabilmektedir. Bazı kişilerde ise hiçbir yan etkiye neden olmamaktadır. Bunun için antibiyotik yorgunluk yapar mı sorusuna kişiden kişiye değişir cevabı verilebilir. Antibiyotiğin kullanılan dozajı da oldukça önemlidir. Antibiyotik kullanan kişinin kendisini gözlemlemesi de büyük önem taşır. Antibiyotik kullanan kişi ilacın kullanıldığı süre zarfında devamlı olarak yorgunluk hissediyorsa ve ilaç kullanımını bıraktıktan sonra bu yorgunluğu hissetmiyorsa bu yorgunluğu antibiyotiğe bağlayabilirsiniz. Fakat antibiyotik kullansanız da kullanmasanız da kendinizi devamlı yorgun hissediyorsanız mutlaka doktora gitmenizde fayda vardır.

Antibiyotiğin yorgunluk eşliğinde vücutta oluşturduğu komplikasyonları:
  • Kişide oluşabilecek yorgunluğun dışında mide bulantısına neden olmaktadır.
  • Antibiyotiğin vücuda ağır gelmesi baş dönmesine de sebebiyet vermektedir.
  • Baş ağrısı ve devamlı yatma isteğinin kişide oluşması 
  • Bazı durumlarda mide bulantısı eşliğinde kusma gerçekleşmesi
  • Halsizlik, bitkinlik ve güçsüzlük yaşanması
  • Kişinin antibiyotik kullandığı süre boyunca kendini devamlı hasta ve yorgun hissetmesi
]]>
Yorgunluk Hormonu https://www.halsizlik.gen.tr/yorgunluk-hormonu.html Wed, 31 Oct 2018 20:38:37 +0000 Yorgunluk Hormonu, Çağımızın en sık karşılaşılan şikayetlerinden biri kronik yorgunluktur. Genelde yorgunlukla birlikte depresyon hali, uykusuzluk çekme, iştahsızlık ya da sürekli yeme isteği ortaya çıkabilir. Yorgunluk his Yorgunluk Hormonu, Çağımızın en sık karşılaşılan şikayetlerinden biri kronik yorgunluktur. Genelde yorgunlukla birlikte depresyon hali, uykusuzluk çekme, iştahsızlık ya da sürekli yeme isteği ortaya çıkabilir. Yorgunluk hissi stresli bir günün sonunda ortaya çıkabildiği gibi hormonlardaki bazı dengesizlikler yüzünden de ortaya çıkabilir ki kronik yorgunluk şikayetinde hormon tahlili yaptırmak gerekir.

Yorgunluk hormonu olarak bilinen hormonlar nelerdir

Yorgunluk hissi tek bir hormonun etkisi altında değildir. Tiroid hormonundan östrojen hormonuna kadar birçok farklı hormon vücut sistemimizi etkiler. Bazen yorgunluğun sebebi tek bir hormon iken bazı durumlarda birkaç farklı hormon birlikte yorgunluğa sebep olabilmektedir. Bu hormonların en başında da Tiroid bezlerinden salgılanan hormonlar gelir. 

Tiroid Hormonu; Tiroid bezinin az ya da çok çalışması T3 ve T4 hormonlarını etkileyerek kronik yorgunluğa ve halsizliğe neden olur. Tiroid bezlerinden kaynaklanan yorgunlukta sıklıkla B vitaminleri ile demir eksikliği de görülür. Özellikle T3 ve T4 hormonlarının az salgılanmasına bağlı olarak, sürekli uyuma ihtiyacı, dikkat dağınıklığı, eklemlerde ağrı, kaslarda kramp, hiçbir şeyle ilgilenmeme isteği, kalp hızının ve nabzın yavaşlaması, refleks tepkilerinin yavaşlaması yorgunluğa eşlik eder. 

Kortizol Hormonu; Tiroid hormonlarının yanında kortizol hormonunun azlığı da kronik yorgunluğa neden olmaktadır. Hashimoto tiroidinde, T3ve T4 hormonları ile birlikte kortizol hormonu da bozulur. Kortizol, böbreküstü bezlerinden salgılanan ve stres anında devreye giren bir hormondur. Azalması durumunda strese karşı direnç düşer. Kişi özellikle akşam saatlerinde iyice yorgun hisseder. Eğer yorgunluğun kaynağı tiroid bezlerindeki bozulma ise ve kortizol kontrolü yapılmazsa verilen ilaçlar yorgunluğun artmasına neden olur. Bu yüzden Tiroid bozukluklarında önce kortizol kontrolü yapılmalı, kortizol kontrol altına alındıktan sonra tiroid bezleri ile ilgili tedavi başlatılmalıdır. 

Aldosteron eksikliği; böbreküstü bezlerinden salgılanan ve vücudun elektrolit dengesini sağlayan aldosteron hormonu az ya da çok salgılandığında kronik yorgunluğa sebep olur. Kişi çoğu zaman yataktan kalkacak gücü bile kendinde bulamaz. Yorgunlukla birlikte sürekli düşük tansiyon gözlenir. Vücudun su ve tuz dengesi bozulduğundan vücutta dolaşan kan miktarı azalır. Kan şekeri düşer. 

Östrojen ve Testeron hormonlarında bozulma, kronik yorgunluğun bir diğer nedeni de üreme sistemini etkileyen hormonların az ya da çok salgılanmasıdır. Özellikle kadınlarda östrojen dengesinin bozulması ile birlikte ortaya çıkan adet düzensizliği kronik yorgunluğun ve sürekli depresyonun temel sebebidir.
]]>
Hamilelikte Yorgunluk https://www.halsizlik.gen.tr/hamilelikte-yorgunluk.html Thu, 01 Nov 2018 06:55:36 +0000 Hamilelikte yorgunluk: Hamilelik döneminde anne adayının kendini devamlı olarak yorgun hissetmesi normal olan bir durumdur. Hemen hemen tüm hamileliklerde gözlemlenen yorgunluk hissi özellikle hamileliğin ilk 4 ayında belirgin bir şe Hamilelikte yorgunluk: Hamilelik döneminde anne adayının kendini devamlı olarak yorgun hissetmesi normal olan bir durumdur. Hemen hemen tüm hamileliklerde gözlemlenen yorgunluk hissi özellikle hamileliğin ilk 4 ayında belirgin bir şekilde gözlemlenmektedir. Hamilelikte yorgunluk hissedilme nedenleri arasında yer alan en belirgin neden bedenin hamilelik dönemine uyum sağlamaya çalışması olarak bilinmektedir. Hamileliğin getirmiş olduğu bedensel değişiklikler, psikolojik ve duygusal değişiklikler bedenin kendini yorgun hissetmesine neden olmaktadır. Hamilelikte yorgunluk hissedilmesinin diğer nedeni ise plasenta oluşturmak için bünyenin çaba sarf etmesidir. Hamileliğin 4. ayında plesenta tamamlanır. Bunun için hamilelik döneminde olan anne adayları ilk 4 ay kendilerini çok daha yorgun ve bitkin hissederler. Hamilelik döneminde olan anne adaylarının bu dönemde yorgunluk,bitkinlik, ve iş yapmaya olan isteksizlikleri vücudun gebeliğe alışma süreci ve plasentanın oluşması için vücudun harcadığı enerjinin sonucu olarak meydana gelmektedir. Hamilelikte yorgunluk ilk 4 ayın sonunda yavaş yavaş hissedilmemeye başlar ve vücut ilk aylara göre daha enerjik olur. Tabi ki hamilelik döneminde olmayan bir kadınla enerji kıyaslanamaz fakat hamileliğin ilk aylarına oranla vücut kendini toparlamaya başlar. Hamilelik döneminde 4. aydan sonra hissedilecek yorgunluk ise bebeğin ağırlığından kaynaklanmaktadır. Bebeğin son aylarda karında daha çok ağırlık oluşturması anne adayının yine kendisini yorgun hissetmesine neden olmaktadır. Hamilelikte yorgunluk sebepleri arasında yer alan faktörler değişkenlik göstermektedir. Hamileliğin ilk aylarında yaşanan yorgunluk vücudun gebelik dönemine ayak uydurmaya çalışması son aylarında ise bebeğin karın içerisindeki ağırlığının artmasıdır. Hamilelikte yorgunluk eşliğinde kalp çarpıntısı, nefes nefese kalma ve nefes düzensizlikleri yaşanıyorsa mutlaka doktora giderek bilgi vermenizde fayda vardır.

Hamilelikte yorgunluk hissini gidermek için alınacak önlemler:
  • Anne adayı bol bol dinlenmeli ve sessiz ortamları tercih etmelidir.
  • Kendinize zaman ayırın ve mutlu olduğunuz ortamlarda zaman geçirerek stresten uzak kalmaya çalışın.
  • Gece uykularına dikkat edilmeli ve hamilelik öncesi uyku saatinden yaklaşık 2 saat daha fazla uyumalıdır.
  • Sağlıklı yiyecekler tüketmeli ve düzenli beslenmelisiniz.
  • Ağır hareketlerden ve uzun yürüyüşlerden kaçınmalısınız.
  • Temiz havada kısa mesafe yürüyüşler yapmayı tercih etmelisiniz.
  • Vücutta kansızlık oluşma ihtimaline karşı doktor kontrollerini düzenli olarak yaptırmalısınız.
  • Topuklu ve rahat olmayan ayakkabılardan kaçınmalısınız.
  • Rahat ve sıkmayan pamuklu giysiler tercih etmelisiniz.
]]>
Halsizlik Yorgunluk İsteksizlik https://www.halsizlik.gen.tr/halsizlik-yorgunluk-isteksizlik.html Thu, 01 Nov 2018 21:59:24 +0000 Halsizlik Yorgunluk İsteksizlik, bireyin kendisini günlük faaliyetlerini yapmak için yeterli miktarda enerji yada güce sahip olmaması neticesinde oluşan tükenmişlik durumudur. Kişi kendisini tükenmiş bir vaziyette hissetmesi Halsizlik Yorgunluk İsteksizlik, bireyin kendisini günlük faaliyetlerini yapmak için yeterli miktarda enerji yada güce sahip olmaması neticesinde oluşan tükenmişlik durumudur. Kişi kendisini tükenmiş bir vaziyette hissetmesi söz konusudur. Bu duruma genel olarak;

  • Halsizlik
  • İsteksizlik
  • Güçsüzlük
  • Yıpranmışlık ve sıkıntılı gibi şekillerde ifade edilmektedir. Oysaki halsizlik yorgunluk isteksizlik durumla ilgili olarak ne anlatılması gerektiğini netleştirmek problemin çözümü açısından oldukça önemli bir husustur.

Yapılan bir araştırmaya göre Türkiye’de her 100 kişiden 56’sı kendisini yorgun hissetmektedir. Bunun ile birlikte İngiltere’de bu oran 38 kişi iken Amerika Birleşik Devletlerinde ise 33 olarak tespit edilmiştir. Bu durumun oluşturduğu ekonomik kayıp ise yıllık olarak 43 milyar dolar olduğu tespit edilmiştir. Halsizlik yorgunluk isteksizliğin oluşmasında 4 temel unsur etkilidir. Bunları şu şekilde açıklayacağız:

Fizyolojik  yorgunluk halsizlik isteksizlik: Sağlık açısından herhangi bir sıkıntısı bulunmayan bireylerin yetersiz dinlenme, stres, yetersi uyku sorunu yaşaması, aşırı derecede aktivitede bulunması yada diyet listesinde sürekli değişiklik yapması bu soruna neden olur. Bu tür halsizlik yorgunluk isteksizlik durumu genellikle yaşlı kimselerde görülen problem olup bazı özel durumlarda yetişkinlerde de görülmektedir.

Organik yorgunluk halsizlik isteksizlik: Orta yaş dediğimiz yetişkinlik döneminde görülen bu durum hastaya zor anlar yaşatabilir. Bu durumun tespit edilmesi de oldukça uğraştırıcıdır. Kişinin aile hikayesi, yapılan kan tahlilleri, fizik muayene ve görüntüleme tetkikleri neticesinde nasıl meydana geldiği tespit edilmektedir. Ancak hastalığın tedavi edilmesi ile birlikte bu sorunun ortadan kaldırılması söz konusu olabilir.

Psikojenik yorgunluk halsizlik isteksizlik: Yaşanan halsizlik yorgunluk isteksizlik sorununun yarısını bu durum etkilemektedir. Genellikle de depresyona girme süreci ile birlikte kendisini gösterir. Özellikle de ergenlerde çok sık rastlanması mümkündür. Bunun ile birlikte her yaş grubunun bu sorun ile karşılaşması söz konusudur. Bu durumun şiddeti ise yaşanan stresin fazlalığına göre artış gösterebilir. Örneğin duygu ve düşünce yönünden kendisini fazlaca kaptırmış bir birey bu sorunla uzun süre boyunca boğuşabilir. Bu durum beraberinde psikolojik destek almasına yol açmaktadır.

Kronik yorgunluk halsizlik isteksizlik: Bu sorun yaşlılarda çok az görülmektedir. Bu durumun tanısı konulana kadar hastalığın idiyopatik kronik halsizlik yorgunluk isteksizlik olarak anılması söz konusudur. Bu durum kişinin motivasyon eksikliğinden ve konsantrasyon yetersizliği yaşamasından kaynaklanmaktadır. Böylelikle de kişi kendisini güçsüz hissedebilir. Bu durum beraberinde psikomotor davranışlarda bir takım yavaşlamalara neden olmaktadır.

Halsizlik Yorgunluk İsteksizlik Tedavisi

Kişide görülen halsizlik yorgunluk isteksizlik durumuna karşı bir takım önlemler almak tedavi sürecinde oldukça önemlidir. Birazdan sizlere bu önerilerden bahsedeceğiz. Ancak tüm bu sorunlara karşı hastaların mutlaka uzman bir doktora danışması şarttır.

  • Odanızı sürekli olarak havalandırın ve ışık girmesini sağlayın
  • Spor ve egzersizler sayesinde kendinizi rahatlatın
  • Sosyalleşmeye çalışın
  • Yediklerinize dikkat edin. Özellikle de şeker kullanımından uzak durun.
  • Uyku sorununa karşı önlemler alın.
  • Psikolojik destek alın.

]]>
Tiroid Yorgunluk https://www.halsizlik.gen.tr/tiroid-yorgunluk.html Fri, 02 Nov 2018 13:09:07 +0000 Tiroid Yorgunluk: Tiroid bezi yetmezliği olan bireylerde yorgunluk ve halsizlik sık olarak görülür. Buradan anlaşılacağı üzere Tiroid yorgunluk la yakından ilişkilidir. Bununla birlikte tiroid yetmezliği olan hastalar Tiroid Yorgunluk: Tiroid bezi yetmezliği olan bireylerde yorgunluk ve halsizlik sık olarak görülür. Buradan anlaşılacağı üzere Tiroid yorgunluk la yakından ilişkilidir. Bununla birlikte tiroid yetmezliği olan hastalarda çok görülen kansızlık (anemi) de yorgunluğun önemli bir sebebidir. Tiroid yetmezliğinde bilhassa B12 vitamini ve demir noksanlığı çok görülür. Kansızlığın, tiroid bezi yetmezliğiyle beraber tedavi edilmesi yorgunluğun düzelmesine de katkısı olur. Böbrek üstü bezinin az çalışması da yorgunluk veren önemli bir hormon bozukluğudur. Bazı Hashimoto tiroiditi hastalarda tiroid bezi yetmezliği ile böbrek üstü bezi yetmezliği beraber bulunabilir. Şayet bu durum fark edilmez ise tiroid ilaçları ile yorgunluk ve bitkinlik daha çok artar. İlaç kullanınca durumu daha kötüye giden yani yorgunluk ve bitkinliği artan kişiler için kan kortizol hormonuna da bakılarak böbrek üstü bezlerinin az çalışıp, çalışmadığı kontrol edilir. Kortizol noksanlığı varsa doktor öncelikle size kortizon ilacı verir daha sonra tiroid ilaçları alırsınız.

Tıroid Hastalığı: 

Yorgunluk yapan en önemli tiroid hastalığından biri tiroid yetmezliği yani hipotiroididir. Tiroid bezlerinin az çalışması, bundan dolayı tiroid hormonlarını az üretmesi ve sonuç olarak kanda bulunan tiroid hormonlarının (T3 ve T4) yetersiz olması durumuna tiroid yetmezliği ya da tıpta hipotiroidi denir. Tiroid hormonu yetersizliği sonucu olarak vücudun tüm metabolik olaylarında yaygın olarak yavaşlama oluşur ve bu sebeple vücudun dengesi de alt üst olur. Vücutta oluşan bu bozuklukların yanında unutkanlık, ruhsal çöküntü, aktivitelerde yavaşlama ve uykusuzluk hali görülür. Hamilelik dönemlerinde tedavi edilmeyen tiroid yetmezliği bebeklerin zeka geriliğine sebep olabilmektedir.

Hipotiroidizm, halk içinde % 4.6 oranında bulunur. Bunun çoğunu başlangıç durumundaki ya da hafif derecedeki tiroid bezi azlığı (yalnızca Tsh yüksek ancak T3 ve T4 normal olması) oluşturur. Tiroid bezi yetmezliği tiroidin fazla çalışmasından daha fazla görülür ve nodüllerden sonra en fazla görülen tiroid hastalığıdır. Tiroid yetmezliği hastalığı kadınlarda daha sık olur ve yaşın ilerlemesiyle sıklığı çok daha artar. Bebekler ve çocuklarda büyüme ve gelişmede belirgin bir şekilde gecikmeye, erişkinlerde ise vücut metabolizmasının yavaşlamasına sebep olur Tiroid yetmezliği tedavi yapılmadığı durumda ise kalp ve damar hastalıklarına sebep olabilmektedir.

Yorgunluğa Neden Olan Diğer Etkenler: 

Tiroidin yorgunluk ile yakından ilgili olduğunu yukarıda belirtmiştik. Tiroid yetmezliği ya da tiroid fazlalığının daha birçok yakınmalara sebep olduğu bilinmektedir. Yazımızın sonunda tiroid dışında yorgunluğa neden olan  diğer etkenleri yazacağız. Şeker hastalığı ile bazı enfeksiyonlar da önemli bir yorgunluk sebebidir. Böbrek, kalp, bağırsak ve diğer organların hastalıklarında da yorgunluk görülebilir. Aşırı çalışma, stresli bir ortam ve bu ortamda yaşama, uykusuzluk ile depresyon yorgunluğun önemli sebepleridir. Kilo alma ve geceleri kısa süreli nefes kesilmesi (apne) sabahları sersemlemiş bir halde ve yorgun kalkmaya sebep olur. Spor yapmama, hareketsizlik ve beslenme bozukluğu da önemli sayılan yorgunluk nedenleridir. 

]]>
Kalpte Yorgunluk Hissi https://www.halsizlik.gen.tr/kalpte-yorgunluk-hissi.html Sat, 03 Nov 2018 11:13:01 +0000 Kalpte yorgunluk hissi, mevsim değişiklikleri stres yanlış beslenme gibi pek çok nedenlerle ortaya çıkabilecek yorgunluk bazı durumlarda ciddi bir hastalıkların belirtisi olabilir. Yorgunluk belirtisiyle ortaya çıkabilen en te Kalpte yorgunluk hissi, mevsim değişiklikleri stres yanlış beslenme gibi pek çok nedenlerle ortaya çıkabilecek yorgunluk bazı durumlarda ciddi bir hastalıkların belirtisi olabilir. Yorgunluk belirtisiyle ortaya çıkabilen en tehlikeli hastalıkların başında kalp damar hastalıkları gelmektedir. Ciddiye alınmayan yada nedeni araştırılmayan yorgunluk kalp hastalıklarından kaynaklandığı durumda ölümle bile sonuçlanabilmektedir.

Yorgunluk hissiyle kalp hastalıkları arasındaki ilişki nedir, kendisini yorgun hissettiğini veya gittiği doktorların herhangi bir neden bulunmadığını söyleyen hastalarında bir kez kardiyolojik muayeneden geçmeleri gerekmektedir. Yorgunluk bazı kalp hastalıklarının ilk bulgusu olabilmektedir. Kişinin yürümek ve merdiven çıkmak gibi günlük aktivelerini yapmakta zorlanmasıyla ilgili yakınması da akla ilk kalp hastalığını da getirmemektedir. Ancak kansızlıkta, tiroid veya çeşitli kas yada nörolojik hastalıklar bulunmadığına kalp hastalıklarının yorgunluk nedeni de olabileceği unutulmamaktadır. 

Kalpte yorgunluk hangi kalp hastalıklarının belirtisi olabilir, kalbin pompalama gücü azaldığı zaman yani kalp yetmezliği oluştuğu zaman hastanın ilk yakınmaları, yorgunluk ve bitkinlik olabilmektedir. Tüm organlar yada dokular olduğu gibi iskelet kaslarının da kana gereksinimi vardır. Kalbin pompalama gücü azaldığı zaman  vücut kanı öncelikli olarak beyin, böbrek yada kalbe gönderildiğinden iskelet kaslarına gelen kan miktarı azaltmaktadır. Dolayısıyla kişi kendisini yorgun hissedebilmektedir. Kalp yetmezliği tedavisi olan bir hasta yorgunluktan yakınmaya başladığı zaman ve kalp yetmezliğinin kötüye gittiği düşünülür. 

Yorgunluğa hangi belirtiler eşlik ettiğinde kalp hastalıklarından şüphelenmeli veya kardiyoloji uzmanına başvurulmalı, sebebi bulunamayan yorgunluğun kalp krizinin erken bulgulardan da erken olabileceğini söyleyenler vardır. Bir kişide hiçbir neden yokken yorgunluk, uyku bozukluğu, aşırı sinirlilik ve nefes almada zorluk ortaya çıkabilirse bunun bir kalp krizi habercisi olma ihtimali de vardır. Önceleri bu bulguların enfarktüs öncesi sendromu olarak isimlendirilmiş olsa da, bugün klasik bilgi olarak kabul edilmemelidir. Ancak kalp krizi geçiren kişilere sorulduğunda pek çok kişi kriz öncesinde böyle bir dönem geçirdiğini söylemektedirler. 

Özellikle kalpte yorgunluk hissine eşlik eden,
  • Eforla gelen göğüs ağrısı
  • Göğüs yanması 
  • Koroner arter hastalığıyla ilgili olması kuvvetle muhtemeldir.
  • Nefes darlığı
  • Gece uykudan nefes darlığı ile uyanma kalp yetmezliğiyle ilgili olabileceği de düşünülmesi gereklidir. Bu hastalarında vakit geçirmeden kardiyoloji uzmanına başvurmaları gerekmektedir.
]]>
Böbrek Taşı Halsizlik Yapar Mı https://www.halsizlik.gen.tr/bobrek-tasi-halsizlik-yapar-mi.html Sat, 03 Nov 2018 18:10:08 +0000 Böbrek Taşı Halsizlik Yapar Mı Böbrek taşı, böbreklerden kan yolu ile süzülen vücudunuz için gereksiz fazla sıvı alımlarınız dan kaynaklı idrar şeklinde dışa atılır. Bununla beraber atılan bazı maddeler idrar yolları Böbrek Taşı Halsizlik Yapar Mı Böbrek taşı, böbreklerden kan yolu ile süzülen vücudunuz için gereksiz fazla sıvı alımlarınız dan kaynaklı idrar şeklinde dışa atılır. Bununla beraber atılan bazı maddeler idrar yollarında çökerek böbrek taşlarına sebebiyet verir. İdrarınızı oluşturan etmenler de suyun az ve beraberinde atılan maddelerin çok fazla olması sebebiyle idrarınız için de bulundurulan taş oluşumlarını engelleyici bazı maddelerin azlığı ya da parlak kristallerin idrar yolların da çökmesine nedenler olur. Çok fazla değişik yapıda büyüklükte taşlar görülebilir.

Böbrek taşları, kalsiyum içerikli olmasına rağmen idrar içindeki kalsiyum ya da diğer bazı kimyasalların seviyeleri normaldir.  Gün içinde çok fazla egzersiz yapanlar, sıcak iklimlerde yaşayanlar ya da aşırı sıcak ortamlarda çalışmak zorunda olan kişiler çok fazla sıvı kaybettikleri için idrar miktarları da azalmaktadır. Bu hale gelen konsantre idrar içinde böbrek taşlarının oluşma olasılıkları çok daha fazladır. Kalsiyum, sistinüri, doğuştan idrar yollarında anomaliler ve aile içinde bu durumda olan yatkınlıklar böbrek taşlarının bulunması daha da kolaylaşır.

Böbrek taşlarına zemin hazırlayan etmenler ise; antibiyotikler, D, C vitamini, idrar söktürücü maddeler ve kortizon tedavisi alan kişiler de böbrek taşı oluşumuna zemin hazırlar. Özellikle D vitamini oluşumu sentezi arttırıyor. D vitamini sentezi en başta kalsiyum olmak üzere bağırsaklarda ki maddelerin daha fazla emilimine sebebiyet verdiğinden dolayı idrarla daha fazla atılımından kaynaklı olup kalsiyum taşları oluşmaktadır. Taş oluşumu kadınlara oranla erkeklerde çok daha fazla görülmektedir. Böbreklerinde taş olan hastaların yarısında daha sonraki 5 yıl içinde tekrar görülmektedir.

Böbrek taşı halsizlik yapar mı, yapabilir. Bu nedenle hastanın yaşam sürecinde zorluklar oluşmaktadır. Düzenli idrara çıkamaması ve idrara çıktığında ise az az idrarının gelmesi bu hastayı etkiler. Zaman içerisin de bazen belirli sıklıklarda ağrı çekerken hasta bazen ise geçtiğini sanıp bir süre ağrıları hafif derecede geçirebilir. Daha sonra hastada şiddetli ağrılar oluşmaya başlar. Hasta ilk ağrılarda doktora gidip erken tedavi olmasında fayda vardır. Hastada şiddetli ağrılar başladığı zamanlarda bulantı, kusma ve baş ağrıları yaşayabilir. Ateş yükselmesiyle de karşılaşabilir. Hasta böbrek taşlarından kaynaklı sürekli halsiz ve bitkin hissedebilir kendini. Bunun yanı sıra bu halsizlik ve bitkinlikle beraber ağrıları da dayanılmayacak şekilde artar. Bu iş ve yaşam sürecini büyük bir şekilde etkiler. Böbrek taşları yüzünden hastada halsizlikle beraber ödem de oluşabilmektedir. Eğer ki hastada yüksek tansiyon ya da hiper tansiyon varsa idrar yolu ve böbrek taşı hastalığına çok daha fazla dikkat etmeniz gerekmektedir. Bunun nedeni ise; bu sorunlar yüzünden böbrek yetmezliği ile karşılaşma oranınız çok daha fazla olabilir. 
]]>
Göz Altı Yorgunluğu https://www.halsizlik.gen.tr/goz-alti-yorgunlugu.html Sun, 04 Nov 2018 03:15:45 +0000 Göz Altı Yorgunluğu; Göz yorgunluğu görme problemlerine neden olabilir. Göz yorgunluğunun başlıca nedenleri arasında uzun süre kitap okuma, bilgisayar ekran

Göz Altı Yorgunluğu; Göz yorgunluğu görme problemlerine neden olabilir. Göz yorgunluğunun başlıca nedenleri arasında uzun süre kitap okuma, bilgisayar ekranına fazla bakma gösterilebilir.

Göz Altı Yorgunluğuna Bitkisel Çözümler

Salatalık; cildin nem oranının ayarlanmasına destek olurken aynı zamanda canlı ve yumuşak olmasını sağlar.
Salatalık püresi veya suyu göz altlarına her gün bir kaç kez uygulandığında göz altı yorgunluklarına iyi gelir.Buna ek olarak isterseniz aloe vera ile karıştırarak uygulama yapabilirsiniz.

Çay; Bir diğer çözüm yöntemi yeşil ya da siyah çay. Demlediğiniz çay poşetlerini soğuttuktan sonra göz altlarınıza uygulayabilirsiniz.

Patates; Dilimlenmiş patatesleri göz çevresinde 1 saat kadar bekletebilirsiniz. 

Gül Suyu; Oldukça etkili bir yöntemdir. Gül suyunu göz çevresine masaj yaparak emilmesini sağlarsanız iyi gelecektir. Ayrıca kendi hazırlayacağınız gül suyunu göz damlası olarak kullanabilirsiniz. 10-15  adet kurumuş gül goncasını bir bardak soğuk suyun içine atıp su yarıya gelene kadar kaynattıktan ve süzdükten sonra buzdolabında soğumasını bekleyebilirsiniz. Daha sonrasında göz damlalığına koyduğunuz gül suyunu gözlerinize günde bir kaç defa damlatabilirsiniz.

Lavanta Yağı; Damıtılmış yarım litre suyun içerisine 1 damla lavanta yağını damlatın. Daha sonrasında 2 adet pamuğu bu karışımla ıslatıp gözlerinizde yarım saat kadar bekletebilirsiniz.

Süt; Dolapta soğuttuğunuz sütü bir pamuk yardımıyla 5 dakika kadar gözlerinize uygulayabilirsiniz. Daha sonrasında gözlerinizi soğuk suyla yıkayabilirsiniz.Tavsiye olarak günlük su tüketiminize de dikkat etmeniz gerekmekte ve yeterli olan su ihtiyacınızi karşılamalısınız.Ek olarak bitkisel çaylar, sebze-meyve suları tüketebilirsiniz.

Göz Altı Yorgunluğuna Soğuk Kompres; 

Göz yorgunluğu için soğuk uygulamalar da yapabilirsiniz. Soğuk havlu veya soğuk kompresi 10 dakika kadar gözlerinize günde bir kaç kez uyguladığınızda yorgunluğuna iyi gelecektir.

Göz Altı Yorgunluğuna Masaj

Gözlerinizi kapattıktan sonra gözlerinizin dışından içine doğru günde 3-4 defa yapacağınız masajda göz altı yorgunluğuna iyi gelecektir.
]]>
Reflü Yorgunluk Yaparmı https://www.halsizlik.gen.tr/reflu-yorgunluk-yaparmi.html Sun, 04 Nov 2018 22:06:28 +0000 Reflü Yorgunluk Yaparmı; Reflü; bilinmek üzere mide içeriğinin yemek borusuna kaçması sonucu ile yemek borusunun boğazınızda ve solunum sisteminizde oluşmak üzere olan hasarlara denilir. Reflü sadece yemek borusunda hasar ol Reflü Yorgunluk Yaparmı; Reflü; bilinmek üzere mide içeriğinin yemek borusuna kaçması sonucu ile yemek borusunun boğazınızda ve solunum sisteminizde oluşmak üzere olan hasarlara denilir. Reflü sadece yemek borusunda hasar oluşturmaz. Aynı zamanda yukarıya doğru asidin çıkması nede ile akciğerlerinizde de sorunlar oluşturur.  Reflü hastalarına endoskopi yöntemi ya da röntgen ile tanı koyulur. Tanı olarak endoskopi tanısı mutlaka konulmalıdır. Çünkü klinik bulguların şiddeti ile endoskopi hasar belirtileri gitmemektedir. Tüm reflü hastalarına endoskopi ve biyopsi yapılması gerekmektedir. Burnunuzdan yerleştirilen bir katater yardımıyla yemek borunuzun en son kısmındaki asit ve alkali reflü olan 24 saat süreyle hem ölçülüyor hemde izleniliyor. Reflünün tedavi sürecinde en büyük etken ilaç tedavisi ve endoskopidir. Reflüsü olan hastalarda ilaç tedavisi çok önemli bir yer tutmaktadır. Çünkü ilaç tedavisi yemek borusunu koruyarak midedeki asidi bastırıyor. Böylelikle reflü hastalarının çoğunda reflünün yarattığı şikayetler önlenebiliyor. Reflü özellikle mide fıtığı ile görüldüğünde yaşam kalitesini çok daha etkiliyor ve düşürüyor.

Reflü yorgunluk yaparmı, hastaları bunları yaşadıkları için kendilerini yorgun hissedebilirler. Boğazda yanma, acı su gelme, geğirme, midede şişkinlik, bulantı, kusma, yutma güçlüğü çekmeniz  ve sürekli bir midede yanma hislerinin oluşu insanı büyük açıda etkiliyor. Uykusuzluk, bitkinlik, halsizlik, sürekli bir yorgunluk olabiliyor. Uyku esnasında kusma hissi ve yanma hissi ile uyanabiliyorsunuz. Buda reflü hastası olan kişilerin yaşam standartlarını büyük ölçüde etkileyebiliyor. 

Bunun yanı sıra yemek yiyememenizde sıkıntılar arasında yer almaktadır. Yemek yerken korkarak yemeye başlıyorsunuz. Buda sizde  hem zihinsel hemde bedensel yorgunluk yaratabiliyor. Bu nedenlerden dolayı birazda olsa yediğimiz besinlere ve içtiğimiz şeylere dikkat etmeliyiz. Kahve, sigara, acı, ekşi, salçalı yemekler, ağır yemekler, yağlı yemekler, unlu tatlılar, unlu pastalar, fast food yemekler ve abur cubur tarzı şeylerden uzak kalmalısınız. Sindiriminizi kolaylaştıran besinler ve yiyecekler tüketmelisiniz. Doğrudan mideyi tahriş edebilecek asitli ve ağı besinlerden uzak kalmalısınız. Yediğiniz besinleri uzun süre çiğneyerek tüketmeniz gerekmektedir. Besinleri az çiğnemekten kaçınmalısınız. Yemek birden yememeli az az yemelisiniz. Sık sık beslenmelisiniz. Asitli içeceklerden uzak kalmanız sizin yararınız olacaktır. Asit içeren yiyecekler doğrudan midede yanma hissi ve şişkinlik oluşturabiliyor. Et ve protein içerikli yiyeceklerden özellikle kızartma türü ise bunları yemekten kaçınmalısınız. Çünkü kızartıldığında asit salgılanmasını uyarmaktadırlar. Bu besinleri azaltarak midenizi yormayan besinleri yemelisiniz. Mesela haşlanmış yiyecekler tüketebilirsiniz. Patates kızartması gibi şeylerden uzak kalmalısınız. Bunlara uymanız daha çok sizin yararınıza olacaktır. Reflü hastalığı yorgunluk yaparken uykusuzluğu beraberinde getirir. 
]]>
Halsizlik Yorgunluk Dikkat Dağınıklığı https://www.halsizlik.gen.tr/halsizlik-yorgunluk-dikkat-daginikligi.html Mon, 05 Nov 2018 04:22:50 +0000 Halsizlik Yorgunluk Dikkat Dağınıklığı, Günlük iş temposu içinde çalışan birçok kimsenin şikayetçi olduğu sıkıntıların başında halsizlik yorgunluk dikkat dağınıklığı problemi gelmektedir. Bu sorun mode Halsizlik Yorgunluk Dikkat Dağınıklığı, Günlük iş temposu içinde çalışan birçok kimsenin şikayetçi olduğu sıkıntıların başında halsizlik yorgunluk dikkat dağınıklığı problemi gelmektedir. Bu sorun modern yaşamın en popüler hastalıklarının başında gelmektedir. Halsizlik yorgunluk dikkat dağınıklığı dikkat dağınıklığının dikkat çeken en hassas hastalığıdır. Zira bu durum normal bilinen fiziksel sorunlarından olmayıp çoğu kez psikolojik olarak ele alınır. Bu yüzden de kişinin kendisini çoğu kez halsiz, yorgun ya da kırgın hissetmesi psikolojik açıdan bir durum olduğunu unutmamak gerekir. Bunun ile birlikte yaşanan dikkat dağınıklığı ve unutkanlık sorunu ise ayrı bir başlık altında incelenmesi gereken bir husustur. Zira bu durumun halsizlik ve yorgunluktan mı kaynaklı olduğu iyice araştırılması gerekmektedir.

Halsizlik ve yorgunluk durum gün içinde kişinin kendisini sürekli yorgun ve kırgın hissetmesi ile birlikte enerji bulamadığı şikayeti şeklinde karşımıza çıkmaktadır. Metabolizma açısından oldukça zor olan bu durumun ise birçok sebebi bulunmaktadır. Örneğin kansızlık sorunu nedeni ile kişi kendisini halsizlik yorgunluk dikkat dağınıklığı şeklinde hissetmesi mümkündür. Zira demir eksikliğinin gün içerisinde yeterince yerine getirememesi neden ile oluşmaktadır. Halsizlik ve yorgunluk sorunun bir diğer nedeni ise tiroit bezi hastalığı sorunun yaşanmasıdır. Özellikle guatr ile iyot eksikliği sorunları tiroit bezinin az salgılanmasıyla birlikte halsizlik ve yorgunluk gibi sorunların oluşmasına sebep olmaktadır.

Halsizlik Yorgunluk Dikkat Dağınıklığı Belirtileri Ve Nedenleri

Aşırı kilo alma durumu, saç ve kaşlarda dökülme gibi sorunlar bu rahatsızlığın oluşmasında meydana gelen belirtiler arasındadır. Bunun ile birlikte kişinin metabolizmasında bir takım yavaşlamalar ve sorunların görülmesi mümkündür. Kadınlar için adet kanamasının uzaması ya da gecikmesi durumu da halsizlik yorgunluk dikkat dağınıklığı belirtileri arasında yer almaktadır. Aynı zamanda da kalp ve damar hastalıkları bulunan kimselerde sürekli olarak yorgunluk ve halsizlik halinin yaşanması mümkündür. B12 vitaminin eksikliği ile birlikte kişide baş dönmesi sorunu meydana gelebilir.

El ve ayaklarda uyuşma ve baş dönmesi gibi sorunlar halsizlik yorgunluk dikkat dağınıklığı sorununa neden olmaktadır. Özellikle mevsim geçişleri ile birlikte bu sorunun yaşanması söz konusudur. Metabolizması oldukça hassas olan bireylerde bu geçişlerde çok ağır biçimde sorun yaşanmaktadır. 

Halsizlik Yorgunluk Dikkat Eksikliğine Karşı Yapılacaklar

Kendisini sürekli olarak halsiz ve yorgun hisseden kimseler aynı zamanda dikkat eksikliği ve konsantrasyon sorunu gibi durumlarla karşılaşabilir. Tüm bu sorunlara karşı dikkatli olmak ve bir takım önemler almak gerekir. Bu sorun ile karşılaşan bireylerin yapması gereken ilk şey alanında uzman bir hekime danışarak sorunun detayını araştırmak gerekmektedir. Alınacak ilaçların kesinlikle doktor denetiminde kullanılması gerekmektedir. Bununla birlikte bitkisel otlardan faydalanmak da özellikle de dikkat eksikliği sorunu yaşayanları mutlaka kullanması gerekir.

]]>
Aşırı Yorgunluk https://www.halsizlik.gen.tr/asiri-yorgunluk.html Tue, 06 Nov 2018 02:07:05 +0000 Aşırı Yorgunluk, nedeni sadece yoğun iş temposu olmayan ve çoğunlukla göz ardı edilen bir sorundur. Kalp, akciğer  sorunları ve tümör gibi pek çok hastalığın  belirtisi olabilen aşırı yorgunluk ihmal edildiğinde t Aşırı Yorgunluk, nedeni sadece yoğun iş temposu olmayan ve çoğunlukla göz ardı edilen bir sorundur. Kalp, akciğer  sorunları ve tümör gibi pek çok hastalığın  belirtisi olabilen aşırı yorgunluk ihmal edildiğinde tanı gecikmesine yol açmaktadır.

Aşırı Yorgunluk Sebepleri

Kan dolaşımını sağlayan kalp yetersiz çalıştığında kan dolaşımı düzensizleşir. Bu durum halsizlik ve yorgunluğa sebep olacaktır. Ayrıca eğer tansiyon düşükse organların ihtiyacı kadar kan karşılanamaz. Uykusuzluk, yeterince su içmemek ve çeşitli ilaçların kullanımı tansiyonu düşürebilir. Belli aralıklarla tansiyon ölçümü yapılmalıdır.

Özellikle kadınların adet dönemi kanamaları sebebiyle yorgunluk şikayeti yaşanır ve bu durum önemsenmez. Kansızlık tanısı konulmazsa uzun yıllar yorgun bir yaşam sürülebilir. Kan kanserinin önemli belirtilerinden biri yorgunluktur.

Az çalışan troid bezleri tüm vücudun az çalışmasına yol açar ve bu da yorgunluk sebebidir. Böbrek üstü bezlerindeki hastalıklar, hormonlar ve kan tuzları, minerallerindeki değişiklikler yüzünden yorgunluk yapabilir. Enfeksiyon hastalıkları da yorgunluk nedenidir. Bu hastalıklar;

  • Karaciğer iltihapları (Hepatit)
  • Kalbin iç yüzünün iltihabı (endokardit)
  • Kalp Zar İltihapları (perikardit)
  • Verem (tüberküloz) gibi iltihabi hastalıkların önemli belirtilerinden biri de aşırı yorgunluktur.

Bedenimize ait gıda ve kanla beslenen parazitler kansızlık, mineral ve vitamin eksiklikleri gibi pek çok mekanizmayla yorgunluk sebebi olurlar. 

Bağışıklık sistemini direk etkileyen AİDS hastalığında sık tekrarlayan enfeksiyonlar ve yorgunluk ilk bulgu olabilir.

Tüm tümörlerin değişmez belirtilerinden biri yorgunluktur.

Tüm akciğer hastalıklarında yetersiz oksijenlenme ya da karbondioksit birikmesi nedeniyle yorgunluk belirgindir. Geçmişinde akciğer hastalığı olanlar ve sigara içenler yorgunluk şikayetini önemsemelidir.

Potasyum düşüklüğü, kalsiyum yüksekliği, karaciğer yetersizliği, böbrek yetmezliği gibi hastalıklar metabolik hastalıklardır. Kan tuzların da veya minerallerde oluşan değişiklikler yorgunluğa neden olabilir.

Yorgunluğun sık ifade edildiği durumlardan biride bunamadır. 

Reflü meydana getirdiği beslenme düzensizliği nedeniyle yorgunluğa neden olabilir. 

Bunun dışında burun tıkanıklığı solunum sistemini direk etkiler, ağız solunumu başlayabilir. Akciğerin yetersiz oksijenlenme temposu ve yardımcı solunum kaslarının aşırı çalışması yorgunluk şikayetini tüm güne yayar.

Depresyon, kaygı, evham gibi durumlarda aşırı yorgunluğa neden olabilir.

Aşırı Yorgunluk için alınabilecek önlemler

Aşırı yorgunluk sebebi olan yukarıdaki hastalıkların tedavilerine ek olarak alınabilecek bir takım tedbirler vardır;

  • Stresten uzak durmak
  • Uyku düzenine dikkat etmek
  • Düzenli spor ve egzersiz yapmak
  • Kullanılan ilaçlara dikkat etmek 
  • Doktorun önereceği vitaminleri kullanmak
]]>
Metal Yorgunluğu https://www.halsizlik.gen.tr/metal-yorgunlugu.html Tue, 06 Nov 2018 13:06:34 +0000 Metal Yorgunluğu, Sürekli olarak çalışan veya belirli bir yükün sürekli uygulanması sonucu metal malzemelerin istenilen dayanma özelliğini kaybetmesi olarak açıklanır. Örnek olarak; Bir tel sürekli olarak aynı noktadan aşağ Metal Yorgunluğu, Sürekli olarak çalışan veya belirli bir yükün sürekli uygulanması sonucu metal malzemelerin istenilen dayanma özelliğini kaybetmesi olarak açıklanır. Örnek olarak; Bir tel sürekli olarak aynı noktadan aşağı yukarı eğilir ise tel büküldüğü noktandan ısınır ve bir süre sonra kopar. Kopma metal yorgunluğunun son noktasıdır. Nasıl bir uçak ilk yapıldığında hatasız çalışırken, zaman geçtikçe metal kaplamaların gevşeyip kendini bırakması sonucu iş görmez hale gelebiliyor ise insanları da zamanla "ruh yorgunluğu" sarıyor ve hastalanmadıkları halde eski performanslarını kaybediyorlar. İşte bu duruma  metal yorgunluğu deniyor.

Metal Ne Zaman Yorulur
Metalin cinsi ve uygulanan basıncın türüne göre metal yorgunluğunun ortaya çıkış süresi değişebilir. Uçak, helikopter gibi yüksek basınç altında çalışan cihazlarda metal yorgunluğu çok fazla görüldüğünden dolayı bu işlerde kullanılan metaller daha dirençli malzemeden yapılmalıdır. Her parçanın  belli bir kullanım alnı vardır. Kullanılan malzemeler sağlam görünse bile sökülüp yenilenmesi gerekir. Kanatlar, iniş takımları, pervane gibi...
Metal Yorgunluğunun bir başka sebebi de titreşim ve sürekli tekrarlanan hareketlerdir. Ana neden olarak da malzeme üzerine kapasitesi üzerinde yük yüklenmesi diyebiliriz. 

İnsanlarda Metal Yorgunluğu Nasıl Gelişir
İnsanlar sevdikleri bir işe başladıklarında, o işi severek ve olağanüstü çabalarla yaparlar. Büyük taktir toplarlar. İnsanların ilgi ve beğenisini kazanırlar. Her türlü kararı kendi başına yapmaya çalışıyor ve yanlış yapmayacağına inanıyor. Çevresinde ki insanlar onu uyarmak isterse de onu düşman olarak görüyor. En ufak eleştirilere bile tahammül edemez hale geliyor. Çevresindeki insanları çok kolay kırıyor.
Çok çabuk sinirleniyor ve küfredip kalp kırmaktan çekinmiyor. 
Bu dönemde kişinin egosu büyüyor ve zamanla büyüyen ego "ruh patlamasına" dönüşüyor. Bu kişi artık eski performansını gösteremez duruma geliyor. Çevresindekilerle uğraşmaktan iş yapmaya da vakit kalmıyor.
İş yapmamak ve bundan dolayı da eleştirilme insanları daha çok kızdırıyor.Bunun içindir ki büyük şirketler ve bankalar genel müdürlerini 4-5 yılda bir değiştirmeye çalışıyorlar.
]]>
Yorgunluğa İyi Gelen Meyveler https://www.halsizlik.gen.tr/yorgunluga-iyi-gelen-meyveler.html Tue, 06 Nov 2018 15:02:47 +0000 Yorgunluğa İyi Gelen Meyveler, çok yoğun çalışma sebebiyle veya başka bir nedenden dolayı, insanın bedeni ve ruhsal yönünden kendini geçici olarak halsiz hissetmesi halidir. Çalışılan işe ara verme, duş alma, dinlenm Yorgunluğa İyi Gelen Meyveler, çok yoğun çalışma sebebiyle veya başka bir nedenden dolayı, insanın bedeni ve ruhsal yönünden kendini geçici olarak halsiz hissetmesi halidir. Çalışılan işe ara verme, duş alma, dinlenme, uyuma, vs. gibi durumlarla yorgunluk giderilebildiği gibi, vücuda alınabilecek bazı gıdalar yardımı ile vücuda zindelik kazandırılabileceği gibi yorgunluk hali de azalacaktır. Bu makalemizde vücuda zindelik veren, 

Yorgunluğa iyi gelen meyveler nelerdir

Karadut: Yorgunluğa en iyi gelen, zindeliği artıran meyvelerin başında karadut gelmektedir. Uzmanlar karadutun bileşimlerinde antosiyanin (renk maddeleri) ile flavonoid (suda çözünen bileşik) ismi verilen çok kuvvetli antioksidanlar içerdiğine, bundan başka C, B ve K vitaminleri ile kalsiyum ve demir bulunduğuna işaret etmektedir. Besin içeriği açısından, enerji verici, toksin atıcı ve besleyici özelliği ile karadut bahar yorgunluğuna iyi gelmekte, yaşlanmayı geciktiren bir özelliği bulunmaktadır.  Ayrıca yapısındaki lif miktarının yüksek olması sebebiyle sindirim sorunları içinde bire birdir"

Pekmez ile reçeli de yapılan ve bilhassa kış ayları içinde yüksek besin ve enerji vermesi bakımından kırsal kesimlerde çok fazla tüketilen karadut, yorgunluğa iyi gelen meyvelerdendir. Yorgunluğu giderici ve halsizliği önleyici tesiri vardır. Karadut, son senelerde üretiminin artmasıyla yeni sıkılmış suyu da tüketilmeye başlandı. Muhafaza ve işleme tekniklerinin gelişim gösterdiği için her mevsim ulaşabilen bir meyve olsa da vücudumuza daha faydalı olması için mevsiminde tüketilmesini tavsiye edilir.

Yorgunluğa İyi Gelen Diğer Meyveler: 

Muz: İçeriğinde bulunan potasyum ile muz yorgunluk için çok fazla önerilen bir meyvedir. Beyinde serotonin salgılanmasını da yapan muz çok yararlıdır. Serotonin nedeniyle insan kendini mutlu ve huzurlu hisseder. Antidepresan ilaçlarının ana maddesi de bu sebeple serotonindir.

Elma: Yorgunluğa iyi gelen bir meyve de elmadır. Elmanın içeriğinde folik asit, flovonoid C ve E vitamini ve pektin içerir. Bağırsak düzeninin korunmasında faydalı ve posadan yana zengindir. Kolesterol düşürücü tesiri vardır. Kan şekerini kontrol eder ve vücudun direncini artırır. Elma Kas ile eklem ağrılarının azalmasına da yardım eder.

Üzüm: Potasyum ile C vitamini deposudur. Üzümün sindirim düzeni üzerinde yararlı etkisi vardır. Vücudun savunma mekanizmasını kuvvetlendirir.

Ananas: Demir, Potasyum, fosfor, A ve C vitamini içeriği vardır. Ananas vücuttan toksin atıcıdır. Bağırsakların düzenli olarak çalışmasını sağlar. Cilt sağlığına da tesirlidir. Ananas da yorgunluğa iyi gelir ve zindeliği artırmaktadır.

]]>
Aşırı Halsizliğe Ne İyi Gelir https://www.halsizlik.gen.tr/asiri-halsizlige-ne-iyi-gelir.html Wed, 07 Nov 2018 05:02:50 +0000 Aşırı Halsizliğe Ne İyi Gelir, Uzun süreli stres, uyku bozukluğu, grip hastalığı da dahil olmak üzere aşırı halsizliğe sebep olabilecek birçok faktör bulunmaktadır ayrıca yanlış veya yetersiz beslenme veya yanlış diyet Aşırı Halsizliğe Ne İyi Gelir, Uzun süreli stres, uyku bozukluğu, grip hastalığı da dahil olmak üzere aşırı halsizliğe sebep olabilecek birçok faktör bulunmaktadır ayrıca yanlış veya yetersiz beslenme veya yanlış diyet programları da aşırı halsizliğe sebep olan faktörler arasındadır. Vitamin deposu olan birçok sebze ve meyve tüketimi aşırı halsizlik çeken kişi için çare olarak önerilebilir. 

Aşırı Halsizliğe Ne İyi Gelir
  • Muz: Muz enerji deposu olan bir besindir ve sabah kalktıktan sonra bir adet muzun üstüne bal gezdirilerek tüketilmesi güne zinde başlanılması ve halsizliğin atılması için kullanılabilecek öneriler arasındadır. 
  • Elma: Aşırı halsizlik ile mücadelede her gün bir tane elma yemek vücuda enerji verir ve halsizliğin yenilmesinde katkı sağlar. 
  • Üzüm: Enerji oranı en yüksek olan gıdalardan olan üzüm ayrıca vitamin deposudur ve bu özellikleriyle aşırı halsizlik ile mücadelede vücuda önemli katkılar sağlar. 
  • Pirinç: Yatıştırıcı ve sakinleştirici etkilerinin yanı sıra bağırsak sisteminin çalışmasına da katkı sağlar.
  • Maydanoz: İnsan vücuduna en faydalı gıdalardan olan maydanozu her sabah kahvaltısında tüketmek güne zinde başlamanıza katkı sağlayacaktır. Ayrıca öğle ve akşam yemeklerinde de salatanın yanında maydanoz tüketerek tüm gününüzü zinde geçirmenize katkı sağlayarak halsizlik ile mücadelede en önemli yardımcılarınızdan biri olabilir. 
  • Kayısı: Vücuda canlılık ve dirlik verir, özellikle kış aylarında kuru kayısının düzenli olarak tüketilmesi bağırsak faaliyetlerini düzenli olarak çalışması için oldukça önemlidir. Herr sabah 3 - 4 tane kuru kayısı yenildikten sonra üzerine bir bardak su içilirse bağırsaklarınız temizlendiğini ve kendinizi daha iyi hissettiğinizi göreceksiniz. 
  • Havuç: Aşırı halsizliğe karşı bağışıklığı destekleyerek ve organizmanın korunmasına katkı sağlayarak vücuda zindelik ve canlılık verir. 
  • Bal: Aşırı halsiz ve yorgun hissettiğiniz günlerde enerji sarf etmeniz gereken durumlarda 25 - 30 dakika öncesinden bir miktar bal yiyerek üzerinizdeki yorgunluk ve halsizliğe atabilirsiniz.
  • Sarımsak: Aşırı halsizliğe ve zihin yoğunluğuna karşı oldukça iyi gelir, ayrıca bulaşıcı hastalıklara karşı doğal bir antibiyotiktir. 
  • Yeşil salata: Aşırı yorgunluğa ve halsizliğe karşı vücudun toksinlerden ayrılmasını sağlayarak kişiyi zinde tutar. 
  • Tere: Vitamin yönünden oldukça zengin olan terenin vücudu gençleştirici etkisi vardır. Bu sebeple aşırı yorgunluğa ve halsizliğe karşı bol bol tere tüketmek gerekir. 
Aşırı halsizlik sorunu ile karşılaşmamak için; her gece vücudun ihtiyacı olduğu kadar sağlıklı bir uyku uyumak, doğal ve sağlıklı beslenmek, hazır ve sağlıksız gıdalardan uzak durmak, bol su içmek, her gün düzenli olarak spor yapmak, iş saatlerinde aşırıya kaçmamak, sizi strese sokan sebeplerden uzaklaşmak ve bu sebepleri ortadan kaldırmak, alkol, uyuşturucu ve nikotinden uzak durmak önem verilmesi gereken noktalardır. 
]]>
Halsizlik Yorgunluk https://www.halsizlik.gen.tr/halsizlik-yorgunluk.html Wed, 07 Nov 2018 09:30:41 +0000 Halsizlik Yorgunluk, Yorgunluk, uyuşukluk, mod düşüklüğü, negatif enerji ve yaşama kayıtsızlık; halsizlik olarak isimlendirilir. Yorgunluk halini iki şekilde açıklamak gerekir. Beyin yorgunluğu ve fiziksel yorgunluk, fakat Halsizlik Yorgunluk, Yorgunluk, uyuşukluk, mod düşüklüğü, negatif enerji ve yaşama kayıtsızlık; halsizlik olarak isimlendirilir. Yorgunluk halini iki şekilde açıklamak gerekir. Beyin yorgunluğu ve fiziksel yorgunluk, fakat her ikisinde de ihtiyacımız olan en önemli şey uyuyarak dinlenmek olacaktır. Havaların soğuması ile birlikte pencerelerin kapanması zaruri hale geldi. Dinleneceğimiz odanın havasız olması bizlerin yorgun uyanmasına neden olur. Vücudumuzun ihtiyacı olan temiz havanın odamızda olması bizleri bir nebze sabahları yorgun uyanmaktan alıkoyacaktır. 

Fiziksel yorgunluk çeken kişiler bir süre sonra zihinsel olarak ta kendilerini yorgun ve halsiz hisseder. Bu durumun anlaşılmasından itibaren soruna yol açan nedenlerin araştırılması ve ortadan kaldırılması gerekir. İnsanda fiziksel yorgunluk başladığında günlük hayatın akışı içinde fiziki gücünde yetmediği ortaya çıkar. Zihinsel yorgunlukta ise konsantrasyon bozukluğu, dikkat dağınıklığı ve uykulu bir hal ortaya çıkar.

Halsizlik Yorgunluk belirtileri

Baş ağrılarının sık sık tekrar etmesi, halsizlik ile birlikte kasık ağrıları, karın ağrıları, bel ve boyun ağrıları var ise, zaman zaman başkalarına zarar verme düşüncesi, nefes darlığı, gün içinde uyuma ihtiyacı, kalp ritm bozuklukları oluşuyor, araba kullanırken yeşil yandığı halde duruyor iseniz, asabi bir durumda iseniz, halsizliğin ve yorgunluğun kurbanısınız demektir. 

Halsizlik ve yorgunluk oluştuğunda hemen doktora gitmeye gerek yoktur. Ağır vakalarda ağzınızdan yada vücudun diğer bir yerinden kan gelmesi, uyku, beslenme sorunu ve stresiniz olmadığı halde bir kaç hafta devam etmesi, cilt kuruluğu, aşırı kilo alımı, aşırı üşüme gibi durumlarda dahiliye hekimine başvurmak gerekir. 

Halsizlik yorgunluk için neler yapılabilir

İlk önce yapmanız gereken uyku düzeninizi gözden geçirmektir. Günlük sekiz saat uykunun uyunması şarttır. İş ve sosyal yaşamın getirdiği stresin aşılması için istirahat zamanlarınızda yeşili bol olan yerlerde gezmek halsizlik ve yorgunluğa iyi gelecektir. Beslenme alışkanlıklarını gözden geçirmekte uyku kadar önemlidir. 

Akşamları ağır yemekler yemek enerjinizi alacak ve sizin sabah yorgun kalmanıza neden olacaktır. Yağlı yemeklerden ve ham şekerden uzak durmak gerekir. Spor yapmak kendinize olan öz güveni yeniden kazanmanızı sağlayacaktır. 

Sigara alkol kanda ki C vitamini ve diğer enerji depolarını pasifize edeceğinden kendinizi yorgun hissedeceksiniz, bu tür alışkanlıklardan uzak durmanız sizin fiziki gücünüzün yerine gelmesini sağlayacaktır. 

Gün içinde öğle yemeğinden sonra uykunuz gelmesi normaldir. Fakat karnınız tok iken uyumamaya çalışın. Mümkünse saat 15:00 gibi 15 dakika uyuyun. Saat 16:00 gibi şekeriniz iyice dip yapacağından bir tane elma, portakal, muz yada bir kaç tatlı bisküvi atıştırın, eğer şekerinizin iyice düşmesini beklerseniz bazı hastalıkların ortaya çıkışını tetikleyebilirsiniz.

Yaşamların yok olması, çaresiz hastalıklar yorgunluk ve halsizliğin yanında çok daha büyük rahatsızlıklardır. Zihinsel yorgunluğunuzu atmak için yapmayı isteyipte yapamadığınız şeyler vardı, onlar için elinizden geleni yaptınız, bundan sonra hayatı akışına bırakın, öyle ki içinde bulunduğunuz durumda olmayı isteyen birçok insan olduğunu unutmayın.

]]>
Adrenal Yorgunluk Tedavisi https://www.halsizlik.gen.tr/adrenal-yorgunluk-tedavisi.html Wed, 07 Nov 2018 14:29:34 +0000 Adrenal Yorgunluk Tedavisi: Adrenal yorgunluk henüz bir hastalık olarak kabul edilmese de, çoğunlukla alternatif tıpla uğraşanların üzerinde çok uğraştığı bir konudur. Dünya sağlık örgütü de adrenal yorgunluğu biliyor. Ra Adrenal Yorgunluk Tedavisi: Adrenal yorgunluk henüz bir hastalık olarak kabul edilmese de, çoğunlukla alternatif tıpla uğraşanların üzerinde çok uğraştığı bir konudur. Dünya sağlık örgütü de adrenal yorgunluğu biliyor. Rahatsızlığın varlığını kabul ediyor ve bu yüzyılın sendromu olarak görüyor. Adrenal yorgunluğun semptomları tanımlanamayan sağlık sorunları grubunda yer alıyor. Stres, tehlikeye karşı vücudun verdiği tepkidir. Bu tepki vücudu tehlikeden kaçmaya veya mücadele etmeye hazırlamak içindir. Bunun için bilinen iki hormon, adrenalin ve kortizol görev yapar. Adrenalin kaynağı stres hormonudur. Tansiyonu yükseltir, kalp hızını artırır, damarları daraltır, beyin, kan akışını, kalp, böbrek ve çizgili kaslar gibi hayati organlara doğru yönlendirir. Buna karşılık sindirim sistemi ve bölgelerde kan akışını azaltır ve kasları gerginleştirir. Mesela sınava girmeden önce vücudunuz gerilir, midenize taş gibi olur ve tuvalete gitme istersiniz. Ama fazlası kan basıncının yükselmesi,hipertansiyon atağı, çarpıntı ve damarların büzülmesine, kalp krizi ve ani ölüme kadar gidebilen sorunlara sebep olur. Kortizol ise motivasyonu artırır, yağı yükselterek, kandaki şeker ve vücudun artan enerji ihtiyacına kaynak bulur. Çoğu özel bir tür şişmanlığa, kemiklerin incelmesine ve şeker hastalığına sebep olur. 

Doku duyarsızlığı. Gerek adrenalin gerekse kortizol hayati hormonlardır yok olmaları büyük sorunlara sebeptir. İkisinin de salgılanması vücudun ihtiyaçlarına göredir. Bu sebeple normal seviyelerinden söz etmek zor. Ancak yüksek düzeylerini ve kortizol yetersizliğinin öğrenmek mümkün. Adrenalin böbrek üstü bezi dışında düğümlerinden sinir uçlarından da salgılandığı için yetersizliği pratik olarak mümkün değildir. Adrenal yorgunluk hormonların düzeylerini ölçmenin hiçbir faydası yoktur. Ana mekanizmanın hormonların yetersizliği değil, dokuların bu hormona duyarsız olduğu görülüyor. Fakat, alkol ve madde bağımlılığı da bu durumun sebebidir. Adrenal yorgunluk, bir semptomlar gurubu olarak kendini belirtir. Üstelik böbrek üstü bezi eksikliği hastalığı olan Addisondan çok farklı. Bu hastalıkta iddia edilen hormon yetersizliğini gösteren bir test de yoktur.

Adrenal Yorgunluk Tedavisi: İlacı yok.  Rahatsızlık kendini yorgunluk,sabah uyanma güçlüğü, gece uykusuzluğu, tuz ve şeker isteğinin artışı ve gün içerisinde kafein gibi uyarıcılara fazla ihtiyaç duymasıyla belli eder. Kötü beslenme düşük lifli gıda, beyaz un, şeker, az sebze ve meyve yemek, yorgunken tatlı, tuzlu yiyecekler yemek veya tatlandırılmış ve kafeinli şeyler içmek, yorgun olduğu halde geç yatmak, kendini güçsüz hissetmek, iyi olmaya çalışmak, boş işlerle uğraşmak, az eğlenceli veya hareketli işler yapmak. Adrenalin acil ve şok olduğunda salgılanan hayatımızı kurtaran hormondur. Tam tersi yetersizliği hipotansiyon, stresli durumlara neden olur. Çokluğu malign hipertansiyona yol açar.  Bu şikayetlerin görülme çokluğu kadınlarda'dır. En fazla 25 ve 50 yaşındadır. Tedavisi için saplanmış bir ilacı yok. Bazı antidepresan ilaçlardan faydalanan oluyor. Psikolojik terapi ve egzersizle tedavi şansı %70 oranında yükseliyor.Tedavisi 4 ay ile bir sene devam edebiliyor. 

Alarm Bulgular. Sebepsiz yorgunluk, sabahları yataktan kalkmak istememek. Gün içinde güç kazanmak için  atıştırmalıklara ihtiyaç duymak.Yorgun ve stresli olmak  günlük işlerle başa çıkmakta sıkıntılı, stres veya rahatsızlığa çaresiz kalmak. Mücadele yolları adrenal yorgunlukla baş etmek için şunlar yapılmalıdır. Sık ve az yiyin, işlerinizi ihmal etmeyin. Düzenli hareket alışkanlığı edinin. İş yaşamınızı değiştirin, stres yaratan şeyleri azaltın. Düzenli 8 saat uyuyun, sigara ve alkol kullanmayın.Tatil gitmek, müzik dinlemek ve istediğiniz işlerle uğraşmak herkese iyi gelir. 
]]>
Yorgunluğa İyi Gelen Çaylar https://www.halsizlik.gen.tr/yorgunluga-iyi-gelen-caylar.html Thu, 08 Nov 2018 05:41:21 +0000 Yorgunluğa iyi gelen çaylar, yorgunluk, mevsimsel, iş temposu, stres, beslenme bozukluğu, uykusuzluk gibi nedenlerden dolayı oluşabilir. Bunların haricinde kansızlık, troid hastalıkları gibi bazı hastalıkların belirt Yorgunluğa iyi gelen çaylar, yorgunluk, mevsimsel, iş temposu, stres, beslenme bozukluğu, uykusuzluk gibi nedenlerden dolayı oluşabilir. Bunların haricinde kansızlık, troid hastalıkları gibi bazı hastalıkların belirtisi olarak da ortaya çıkabilir. Yorgunluk sürekli devam ediyorsa ya da kronik bir hal almışsa altta yatan nedenin araştırılması ve tespit edilmesi için bir doktora başvurulmalıdır. Nedene yönelik tedavi başlatılarak yorgunluk hissi giderilebilir. Tıbbi tedavi haricinde evde bazı bitkilerden çay hazırlanarak da yorgunluk giderilebilir. Bazı bitki çaylarının vücuda enerji verici etkisi bulunmaktadır ve bu etkisiyle yorgunluk giderilebilir.

Yorgunluğa iyi gelen bitki çayları nelerdir

Siyah çay: İçeriğinde fazlaca kafein bulunduran siyah çay, bu etkisinden dolayı da yorgunluğa karşı iyi gelir. Ancak bu geçici bir çözümdür. Siyah çay yeşil çaya oranla daha fazla kafein içerdiği için özellikle gece yatmadan önce içildiğinde uykuyu kaçırabilir.

Yeşil çay: Yeşil çay üretimi anında yapraklar daha az işleme maruz bırakıldığından siyah çaya göre bir alternatiftir. Siyah çaya göre daha sağlıklı olduğu düşünülen yeşil çay gebelik ve emzirme döneminde içilmemesi önerilen bir çaydır. Yine düzenli ilaç kullananlar yeşil çay tüketimi için doktoruna danışmalıdır.

Biberiye: Akdeniz'e has bitkilerden biri olan biberiye Akdeniz mutfağında yaygın şekilde kullanılmaktadır. Sağlık için birçok alanda faydası olan biberi sakinleşmek, kan dolaşımını hızlandırmak ve depresyon gibi hastalıkların tedavisinde çay şeklinde hazırlanarak tüketilebilir. Biberiye çayı aynı zamanda, uykusuzluk, yorgunluğa sebep olan sindirim sistemi problemleri içinde kullanılabilir. Yağ şeklinde kullanıldığında kas ağrısı için faydalı olur.

Ginseng: Strese bağlı gelişen yorgunluk için ginseng adlı bitkiden yararlanılabilir. Ginseng çayı fiziksel ve ruhsal gücü arttırıcı etkiye sahiptir. Kanamayı arttırıcı etkisinden dolayı aspirin tarzı düzenli ilaç kullananlar için uygun değildir.

Yerba mate: Kafein benzeri uyarıcı etki yaratan yerba mate çayı, daha çok zayıflamak için kullanılmaktadır. Mineraller, amino ait ve vitaminlerce oldukça zengin içeriğe sahiptir. Metabolizmayı hızlandırıcı etkisi yanında gün boyu enerji ihtiyacını karşılayarak yorgunluğa karşı iyi gelir.

Meyan kökü: Adrenalin üreten bezleri direkt olarak etkileyen meyan kökü çayı enerjiyi korumak ve arttırmak için tüketilebilir. Gün içindeki yorgunluğu gidererek canlı ve diri kalmayı sağlar. 3 bardak kadar suyun içine 200 gram meyan kökü eklenerek kaynatılır. 10 dakika kaynatıldıktan sonra 5 dakika demlenir ve aç karnına bir bardak içilir.

Nane çayı: İştahı açıcı ve sinirleri yatıştırıcı etkisi olan nane çayı, vücudu rahatlatmak için tüketilebilir. Ayrıca stres ve baş ağrısına karşı da iyi gelir. 1 fincan suyun içine 1 çay kaşığı nane eklenerek bir süre demlenir ve limonla tatlandırılarak yorgunluğa karşı içilebilir.

]]>
Yorgunluk İçin Vitamin https://www.halsizlik.gen.tr/yorgunluk-icin-vitamin.html Thu, 08 Nov 2018 13:31:05 +0000 Yorgunluk İçin Vitamin, Enerjimizin düştüğü zamanlar da yorgunluk belirtileri baş gösterir. Bu durumda yapılması gereken enerji veren vitaminler olmalıdır. Kullandığımız vitaminlerin doğal besinlerden alınması daha do Yorgunluk İçin Vitamin, Enerjimizin düştüğü zamanlar da yorgunluk belirtileri baş gösterir. Bu durumda yapılması gereken enerji veren vitaminler olmalıdır. Kullandığımız vitaminlerin doğal besinlerden alınması daha doğrudur. Fakat konsantre edilmiş tablet veya içecek şeklinde de vitaminler bulunur. Vücudumuzda vitamin ihtiyacının hat safhaya çıktığı dönemler oluşur. Bu dönemler bayanlar da gebelik ve doğum sonrası dönem erkekler de ise yoğun çalışma temposundan sonra meydana gelen yorgunluklar için vitaminler alınması gerekir.

Yorgunluk için vitamin kullanımı

B12 vitamini; Sağlıklı bir bünyeye sahip olabilmenin yolu bu vitaminin tam olmasından geçer. Şöyle ki B12 eksikliği genel olarak vejeteryan insanlarda görülür. Eksikliğinde yorgunluk, halsizlik, asabiyet, dikkat dağınıklığı, konsantrasyon bozukluğu, zihinsel yorgunluk ve bitkinlik ortaya çıkar. Bu vitamin grubu et, balık, tavuk, tavuk ciğeri, süt, yoğurt, peynir ve deniz ürünlerinde bol miktarda bulunur. 

C vitamini; Vücut bağışıklık sistemini güçlendiren en önemli vitamindir. Ameliyat sonrası hastalar bol C vitamini alarak daha çabuk iyileşmeye çalışır. Bu doğru bir yaklaşımdır. Özellikle kış aylarının yaklaştığı bu dönemde kişinin hastalanmasını önleyen bir etkisi vardır. Gün içinde sürekli C vitamini alan kişiler de yorgunluk belirtileri pek gözlenmez. Vücutta C vitaminini azaltan şeylerden uzak durulmalıdır. Bunların başında sigara gelir. Sigara içen kişi kendini yorgun hisseder. 

Bu vitamin grubu turunçgillerin hepsinde, başta yeşil acı biber olmak üzere yeşil sebzelerin hepsinde bulunur. Örneğin çok acıkan bir kişi yemekle birlikte acı biber yediğinde enerjisini direkt olarak bacaklarında hissedebilir. 

E vitamini; Temel vitaminlerin başında gelir. Başta kırmızı et olmak üzere, balık, tavuk ciğeri, doğal yağlar, ceviz, fındık, tahıl ürünleri, kabak, marul, ıspanak, patates, yumurta sarısı gibi besinlerde oldukça yeterli düzeydedir. Hücre yapısının sıkılaşması, cildin parlaması, cilt yüzeyinde oluşan yaraların bir an önce iyileşmesi, canlılık ve ferahlık veren, kansere karşı vücudu koruyan özellikleri ile tam bir vitamin deposudur. 

Bu vitaminin eksikliğinin ilk göstergesi aşırı yorgunluktur, devamında kansızlık meydana gelir. Kendini aşırı yorgun hisseden kişi karnının aç olup olmadığını gözden geçirmelidir. E vitamini bebeklerde günlük 5 mg., çocuklarda 8 gr, yetişkinlerde 10 gr. emziren anneler ve profesyonel spor yapanlarda 12-15 mg. alınmalıdır.

D vitamini; kemik ve diş yapısının güçlenmesini sağlayan kalsiyum ve fosforu içinde barındırdığından alınmadığında yorgunluk oluşur. Sindirim sistemini güçlendirir, Pankreası etkin çalıştırarak glikojen üretimini artırır ve kaslara güç olarak yansıtır. Çoğunlukla et, süt, yumurta gibi hayvansal besinlerde bulunur.

Demir vitamini, kuzu eti, ton balığı, tavuk karaciğeri, sığır karaciğeri, karides, yulaf, barbunya, patates, kuru üzüm, kabak çekirdeği, ceviz gibi besinlerde bulunur. Eksikliğinde yorgunluk ve zayıflama görülür. Demir eksikliği olan kişilerde mat bir bakış ve dağınıklık gözlenir.
]]>
Sürekli Yorgunluk https://www.halsizlik.gen.tr/surekli-yorgunluk.html Fri, 09 Nov 2018 06:37:25 +0000 Sürekli yorgunluk, Çağımızın en büyük sorunlarından biri olan sürekli yorgunluk hissi günümüzde hemen hemen herkesin başına gelen bir rahatsızlıktır. Yorgunluk, halsizlik, bıkkınlık ve stresten kaynaklanan birçok nedende Sürekli yorgunluk, Çağımızın en büyük sorunlarından biri olan sürekli yorgunluk hissi günümüzde hemen hemen herkesin başına gelen bir rahatsızlıktır. Yorgunluk, halsizlik, bıkkınlık ve stresten kaynaklanan birçok nedenden kaynaklanmaktadır. Hayat şartlarının günden güne zorlaşması, insanlarda yaşanan tükenmişlik hissi, can sıkıntısı da sürekli yorgunluk hissi yaratmaktadır. Sürekli yorgunluğun psikolojik etkilerinin yanı sıra sağlık problemleriyle alakalı birçok sebebi bulunmaktadır.

Sürekli yorgunluk çeşitleri

Fizyolojik yorgunluk: Sağlık durumu normal olan kişilerde yorgunluk türüdür. Beslenme düzeninde ki dengesizlikler, şok diyet ve egzersizler, sinir, stres, uykusuzluk aşırı alkol ve sigara tüketimi olan kişilerde görülür. Özellikle orta yaşlı ve yaşlı kişilerin yakındığı bir rahatsızlık türüdür. 

Organik yorgunluk: Bu yorgunluk türü de orta ve ileri yaşta olan hastalarda görülmektedir. Çeşitli genetik testleri, aile hikayesi, tam olarak yapılan fiziki muayene, çeşitli görüntüleme ve kan tahlilleri sonucunda elde edilen değere göre hastaya tedavi uygulanır.

Psikolojik yorgunluk: Genel olarak bakıldığında yorgunlukların çoğu psikolojik yorgunluk grubuna girmektedir. 7 den 70'e herkesi kapsayan psikolojik yorgunluk çeşitli ruhsal sorunlardan kaynaklanmaktadır. Şiddeti hissedilen sıkıntı ve strese paralel olarak değişmekte gün içinde duygu durumuna göre azalış veya artış göstermektedir.

Kronik yorgunluk: Hastaların yüzde 30 civarında genelde psikolojik ve fizyolojik neden bulunmaktadır. Genelde genç kesimde görülen kronik yorgunluk yaşlılar da nadiren görülmektedir. Kesin teşhis konulana kadar 'idiyopatik kronik yorgunluk' olarak adlandırılır. Motivasyon düşüklüğü, algılarda azalma, dikkat dağınıklığı, güçsüzlük ve fiziki yavaşlamalar görülebilen en büyük bulgulardır. 

Sürekli yorgunluk; bazı durumlarda bir hastalık bulgusu olmamakla birlikte direk kronik yorgunluk sendromu olarak adlandırır.

Sürekli yorgunluk nedenleri
  • Vücutta oluşan çeşitli bakteriyel, viral enfelsiyonlar
  • Kansızlık ve çeşitli kan hastalıkları
  • Karaciğer ve böbrekler de oluşan çeşitli rahatsızlıklar
  • Kandaki vitamin ve mineral değerlerindeki aşırı düşüş
  • Tiroid ile ilgili sorunlar
  • Dengesiz beslenme ve uyku düzenindeki bozukluklar
  • Çay, kahve, sigara ve alkol gibi ürünlerin aşırı dozlar da tüketilmesi
  • Hormonlar ve özellikle büyüme hormonunda görülen düzensizlikler
  • Kişilerin kendilerine güvensizlikleri ile ilgili oluşan sorunlar
  • Özellikle D vitamini eksikliği 
Gibi bir çok nedenden kaynaklanabilir. Kronik yorgunluğun temel nedeni psikolojik sorunlar olduğu için ilaçla hemen tedavi edilmesi mümkün değildir. Hastanın kendi kendini tedavi etmesi onu mutsuz eden ne varsa hayatından uzaklaştırması gerekir. 6 aydan fazla görülen sürekli yorgunluk belirtileri hastalarda depresyona neden olmaktadır. 

Sürekli yorgunluk hisseden kişiler ne yapmalı
  • Spor yapılması zihnin daha düzenli çalışmasına neden olur. Bol yürüyüş ve spor egzersizleri yapılması
  • İlgilendiği bir sanat dalı yada hastanın hoşuna giden ne varsa kendine bir hobi edinmeli
  • Her sabah uyandığında kas gevşetici hareketler yapmayı alışkanlık haline getirmeli
  • Düzenli uyku alışkanlıklarını geri kazanmaya çalışmalı, yetişkin insanlar günde en az 7-8 saat uyumalı çocuklarda ise 9-10 saat olarak uyku düzeninin ayarlanması gerekir. Eğer kişiler uyku apnesi sorunları yaşıyorlarsa en kısa zamanda bir sağlık kuruluşuna başvurup muayene olmalı
  • Elinden geldiği zaman her fırsatta hastanın kendine tatil yaratması
  • Eğer iş yerinde çalışma yükü çok ağır ise bu yükü azaltıcı çeşitli fikirler üretmeli ve çalışma arkadaşları ile paylaşmalı
  • Ç]]> Zihinsel Yorgunluk https://www.halsizlik.gen.tr/zihinsel-yorgunluk.html Fri, 09 Nov 2018 16:31:48 +0000 Zihinsel Yorgunluk, İnsanlar, günlük yaşamlarında çeşitli aktiviteler yaparlar. Aktivitelerin büyük çoğunluğu fiziksel yorgunluk verenlerdir. Fiziksel yorgunluklar istirahatle geçer. Fiziksel olmayan aktiviteler, çalışıl Zihinsel Yorgunluk, İnsanlar, günlük yaşamlarında çeşitli aktiviteler yaparlar. Aktivitelerin büyük çoğunluğu fiziksel yorgunluk verenlerdir. Fiziksel yorgunluklar istirahatle geçer. Fiziksel olmayan aktiviteler, çalışılan iş ortamı, çevrede gelişen olaylar, gelecek kaygısı, öğrenci ise dersler gibi daha sayamayacağımız bir çok neden insanın zihnini meşgul eder. Günlük hayatta, önce anlamamız sonra yorumlamamamız ve en sonunda da karar verip uygulamamız gereken durumlar zihnimizi epeyce zorlar.

Zihinsel yorgunluk, özellikle teknolojiyle hızla artmaktadır. İnsanlar, günümüzde daha çok durumu düşünmek zorunda kalmaktadır. 40-50 sene önce daha az düşünmek, yorumlamak ve karar vermekteyken teknolojiyle birlikte yaşam daha hızlı olmuştur. Hızlı yaşam temposu da beyinde gerçekleşen anlama, algıyı düşünme, yorumlama ve karar verme işlemler nedeniyle aşırı çalışmaktadır. Beyinde gerçekleşen tüm bu olaylar zihnimizi aşırı derece yormaktadır.

Zihinsel yorgunluk, kişilerde kendini bir konu üzerinde yoğunlaşamama, unutkanlık, dikkatini toplayamama gibi belirtilerle gösteriyor. Etrafımızda sık sık tanık olduğumuz, sizi anlamayan, sizi dinlerken başka şeyler düşünen, sözlerimizi tekrar ettiren, kafasını bir türlü toparlayamayan, unutkan bir sürü insan. Bunun da en büyük nedenleri stres, aşırı iş yoğunluğu ve teknoloji sayesinde uğradığımız bilgi bombardımanıdır. Zihinsel yorgunluk yaşayan kişilerde performans düşeceği için öğrenciyse derslerde, iş hayatındaysa üretimde kendini gösterir. Özellikle iş hayatında bu durum işveren tarafından istenmeyen bir olaydır. Nörologlar, aşırı yoğunluk temposunun getirdiği stresi, zihinsel yorgunluğun en büyük sebebi olarak görmekteler. Stresin dışında, alkol kullanımı, teknolojik araçların bulunduğu ortamlar gibi sebeplerde zihinsel yorgunluğu artırmaktadır.

Zihinsel yorgunluk nasıl giderilir, sorusuna verilecek cevapları sıralarsak, spor yapmak, enstrüman çalmak, dinlenerek çalışmak, tatil, beslenmeye dikkattir. Spor, kişinin hantallaşan vücudunu çalıştırarak bol oksijen tüketmesini ve zinde kalmasını sağlar. Müzik aleti çalmak ruhsal yapının dinginliğini destekler ve kişiyi rahatlatır. İnsan dikkati, algılamasına göre değişse de iki saatte bir on dakikalık molalar insanı rahatlatır zihnin toparlanmasına fırsat verir. Tatilleri bölerek yapmak en verimlisidir. Örneğin, tek seferde 3-4 hafta tatil yapmak yerine iki ya da üç ayda bir 5-6 gün tatil yapmak zihni dinlendirir, kişinin performansını artırır. Düzenli ve dengeli beslenme, organların işlevlerini yerine getirmesi için gereklidir. Beslenmeye dikkat etmeyenler halsizlik, kan şekerinin düşmesi ya da aşırı yükselmesi ile beyin fonksiyonlarının etkilenmesi gibi durumlarla karşılaşırlar.
]]>
Hamilelikte Yorgunluğa Ne İyi Gelir https://www.halsizlik.gen.tr/hamilelikte-yorgunluga-ne-iyi-gelir.html Sat, 10 Nov 2018 02:22:19 +0000 Hamilelikte yorgunluğa ne iyi gelir, sorusuna verilecek cevap hem anne hem de bebek sağlığı açısından çok önemlidir. Öncelikle şunu söylemek gerekir ki: Hamilelikte mümkün oldukça yorulmamak lazımdır. Bunu sa
Hamilelikte yorgunluğa ne iyi gelir, sorusuna verilecek cevap hem anne hem de bebek sağlığı açısından çok önemlidir. Öncelikle şunu söylemek gerekir ki: Hamilelikte mümkün oldukça yorulmamak lazımdır. Bunu sadece fiziksel yorgunluk olarak algılamak da hata olur. Günümüz insanlarının en büyük dertlerinden biri de mental yorgunluktur. Üstelik bu tür yorgunlukların yarası fiziksel yorgunluklara göre daha derin bile olabilir. 

Hamilelikte yorgunluğa ne iyi gelir, sorusunun cevabını vermeden önce, yorgunlukların nedenini sorgulayıp, anlamak ve bunları yok etmesek de minimuma düşürmeye çalışmalıyız. Bu nedenleri sıralamak gerekirse; yoğun tempoda çalışmak, ev işlerine yüklenmek, ve can taşımanın verdiği ekstra yorgunluk da cabası. En azından çalışan anne adayları hamilelik iznini kullanarak iş hayatının vereceği yorgunluklara mola vermiş olurlar. 

Hamilelikte yorgunluğa ne iyi gelir sorusuna gelirsek kişiden kişiye değişmekle birlikte bazı genel geçer yanıtlar bulmaya çalışacağız. Bu genel geçer cevaplardan en popüler ve işe yarar olanları şunlardır:

Şehirden uzaklaşmak: Yoğun tempoda çalışıp, kalabalıkta gününü geçirenler çok yorulurlar. Bu yorgunluk hem mental hem fiziksel olarak hamile kadınları çok yıpratır. Toplu taşıma bile başlı başına yorgunluk nedenidir. Biraz yeşil, biraz mavi, temiz hava, çimler, hatta küçük bir piknik bile yorgunluğu hemen yok eder. Hamilelikte yorgunluğa ne iyi gelir diye düşünen hamileler haftada en az bir kere şehirden uzaklaşıp kendilerini deşarj edebilirler. 

Beslenmeye dikkat etmek: Sebze ve meyve ağırlıklı beslenerek enerjinizi yükseltebilirsiniz. Ayrıca bu dönemde fındık, fıstık, ceviz ve badem gibi bol vitaminli yemişler tüketerek kendinizi toplayabilirsiniz. Hamilelik döneminde kalorisi yüksek yiyecekleri kesinlikle menüye koymamalısınız.

Yürüyüş yapmak: Evde tıkılıp kalmak strese ve depresyona neden olur. Dışarıda güneşi gördüğünüz anda dışarı çıkıp yürüyüş yapmak hamilelikte yorgunluğa ne iyi gelir sorusunun en popüler yanıtlarından birisidir. 

Hobi edinmek: Hamilelikte yorgunluğa ne iyi gelir diyenler için en eğlenceli yollardan birisi hobi edinmektir. El sanatlarından, balık tutmaya sevdiğiniz işler yapmak yorgunluğunuzu unutmanıza neden olacaktır.

Tatile çıkmak: Eğer vaktiniz ve paranız varsa uzun bir tatile çıkıp keşfederek ve yaşayarak yorgunluklarınızı geride bırakabilirsiniz. 
]]>
Beyin Yorgunluğu Tedavisi https://www.halsizlik.gen.tr/beyin-yorgunlugu-tedavisi.html Sat, 10 Nov 2018 17:53:24 +0000 Beyin Yorgunluğu Tedavisi, İş hayatında ve gün içinde bir türlü kafanızı toparlayamıyor, konsantre olamıyor, doğru kararlar veremiyor, bildiklerinizden emin olamıyorsanız. Ayrıca sık sık unutuyorsanız bu sizin beynini Beyin Yorgunluğu Tedavisi, İş hayatında ve gün içinde bir türlü kafanızı toparlayamıyor, konsantre olamıyor, doğru kararlar veremiyor, bildiklerinizden emin olamıyorsanız. Ayrıca sık sık unutuyorsanız bu sizin beyninizin yorgun olduğunu gösterir. Beyin yorgunluğu aşırı iş yükü, teknolojinin olumsuzlukları, şehir hayatının olumsuz yönleri, geçim sıkıntısı, aşırı stres, gün içindeki yaşamın olumsuz etkileri nedeniyle oluşabilmektedir.

Beyin yorgunluğu tedavi edilmezse kişinin verimliliğini en az %40 oranında azalttığı görülmüştür. Beyin yorgunluğu  yaratıcılığı olumsuz yönde etkiler, sorunlara pratik çözüm bulmayı ve sağlıklı karar vermesini engeller hatta kaygıyı artırır ve kişinin depresyona girmesine bile yol açabilir.

Beyin yorgunluğu tedavi edilmezse tahammülsüzlüğe ve olaylara çabuk tepki göstermenize neden olabilir. Unutkanlık, sinir, stres, konsantre olamama gibi belirtileri bulunmaktadır. Aynı zamanda uzmanlara göre beyin yorgunluğu kadınlarda erkeklere oranla çok daha fazla görülmektedir. 

Beyin yorgunluğunun tedavisi:  
  • Beyin yorgunluğundan kurtulabilmek için beynin çalıştığı ölçüde kaliteli olarak da dinlenmesi lazımdır. Ve tatil yapmalıdır. Bir yıl çalışıp 1-2 hafta kadar tatil yapmak veya dinlenmek kaliteli bir tatil yapmak anlamına gelmez. 
  • Dinlenmekten kastımız yorgunluğun atılması için düzenli olarak yapılması gerekendir. Mesele bir senede 1 ay tatil yapmak yerine üç ayda bir, 1 hafta tatile çıkmak çok daha sağlıklı olur.
  • Strese neden olan durumları tespit etmeliyiz sağlıksız ortamlardan uzak durmaya çalışmalıyız. Çalışma şartları gözden geçirmeliyiz. Çalışma ortamının iyileşmeside beyin yorgunluğuna iyi gelecektir. Düzenli olarak spor  ve yürüyüş yapmak  beyin yorgunluğu tedavisinde önemli oranda fayda sağlayacaktır. Kişi rahatlar, hücreler oksijen alır ve toksinler terle dışarı atılır.
  • İş sırasında veya sonrasında herhangi bir beyin aktivitesi ile uğraşmak ta beyni dinlendirir. Örneğin bir enstrümanları çalmak. Sürekli ve hiç ara vermeden çalışmak yerine dinlene dinlene çalışmak beyin yorgunluğu tedavisine iyi gelir.
  • Alınan besinlere dikkat etmesi gerekir. Örneğin ceviz, fındık, badem, kuru üzüm, somon, böğürtlen ve yaban mersini, sardalya, üzüm suyu, kepekli pirinç, zeytinyağı sıcak kakao, beyin yorgunluğu tedavisine iyi gelen gıdalardandır. Ayrıca çay ve kahve de beyin yorgunluğu tedavisine iyi gelmektedir. Ancak tüketirken aşırıya kaçmamalıyız.
  • Sık sık toprakla temas etmeliyiz. Böylece insan vücudunda bulunan yoğun enerjiyi boşaltılmış olur. Çıplak ayakla toprak üzerinde yürümek enerjimizi atmamız için çok iyi bir fırsattır.
  • Teknoloji hayatı kolaylaştırırken birçok açıdan da bir çok sorunu da beraberinde getirir. Kablosuz araçların neden olduğu dalgasız hava sahasından insan beynini olumsuz etkilediği için olabildiğince uzak durmalıyız.
  • Evlerde ise kablolu araçlar kullanılması gerekir.
  • Bulmaca çözmek, pazıl yapmakta beyin yorgunluğu için iyi gelir.
  • Hafızayı güçlendirmek ve beyin yorgunluğunu engellemek için B12 ve demir takviyesi yapılışı yapılması da tavsiye edilebilir.
  • Rutin olan yaşantınızın dışına çıkarak, her gün aynı yolu kullanmadan gideceğiniz yere farklı yoldan gidin. Otobüsten ineceğiniz zaman bir durak önce veya bir durak sonra inip yürüyerek beyin yorgunluğumuzu atabilirsiniz.
]]>
Göz Yorgunluğu Bulanık Görme https://www.halsizlik.gen.tr/goz-yorgunlugu-bulanik-gorme.html Sat, 10 Nov 2018 21:47:52 +0000 Göz yorgunluğu bulanık görme, Gözlerin uzun bir süre yoğun bir şekilde kullanımı sonucu yorgun düşmesidir. Göz yorgunluğu rahatsız edici olabilir fakat dinlenmeyle geçecek bir şeydir. Ancak çoğu zaman ciddi bir durum o Göz yorgunluğu bulanık görme, Gözlerin uzun bir süre yoğun bir şekilde kullanımı sonucu yorgun düşmesidir. Göz yorgunluğu rahatsız edici olabilir fakat dinlenmeyle geçecek bir şeydir. Ancak çoğu zaman ciddi bir durum olmasa da bazı durumlarda başka bir problemin başlangıç belirtisi de olabilir. Göz yorgunluğu, yorgunluk, konsantrasyon eksikliği ve baş ağrısına yol açabilir. 

Göz yorgunluğu belirtileri:
  • Yorgunluk,
  • Göz ağrısı,
  • Göz çevresinde ağrıma ve morarma,
  • Bulanık görme,
  • Çift görme,
  • Baş ağrısı,
  • Yanma hissi,
  • Göz sulanması,
  • Göz kuruması,
  • Boyun ağrısı,
  • Işığa karşı hassasiyet artışı,
  • Göz batması,
Bunların yanında bilgisayar kullanımı da konsantrasyon bozukluğu, görüntüler arası ardışık görüntülerin belirlenmesi, göz kuruması, kaşınması, batma, yanma veya sulanması gibi etkileriyle kendini belli eder. O yüzden göz sağlığı için çalışma koşulları çok önemlidir, ancak bu insandan insana değişir.

Göz yorgunluğu nedenleri:

Göz kaslarının uzun süre odaklanmış halde olması: Bilgisayar ekranında veya kitap okurken ya da her hangi bir objeye odaklanmış bir şekilde uzun süre sabit bakarsanız, göz kaslarınız gerginleşir. Eğer bu durum uzun süre devam ederse göz kaslarınız yorgun düşer ve hassaslaşır.

Zayıf ışığa maruz kalması: Zayıf bir ışık altında çalışıyor ya da kitap okuyorsanız gözler odaklanmaya zorlanır ve göz kasları zaman içinde yorulur. Bu yüzden çalışma ortamlarının yeteri kadar ışıklandırılması gerekir.

Bulanık görme: Işığa karşı duyarlılığın bozulması, gözlerdeki görme keskinliğinde azalma ve görme alanı kusuru olarak ortaya çıkar. Kırılma kusurları ya da başka göz hastalıklarına bağlı olmayan görme bulanıklığına ambliyopi denir. Uzman göz doktoru olmayanlar, kendi teşhislerini belirlerken yanılmaları mümkündür.

Bulanık görme başlıca nedenleri:
  • Ani, tek taraflı, ağrısız görme kaybı: Genellikle gözün arka segmentindeki bir sorundan kaynaklanır.
  • Ani, tek taraflı ağrılı görme kaybı: Korneaya ait nedenler, enfeksiyon, ödem gibi sorunlardan kaynaklanır.
  • Fonksiyonel görme kaybı: Görme keskinliğinde algısal ya da psikolojik bir bozukluktan kaynaklanır.
  • Refraksiyon kusurları: Bu nedenle olan bulanık görme genellikle iki taraflı olup, giderek artar,ağrısız olup, daha çok mesafeye bağlıdır. Myopi, hipermetropi, astigmatizma ve presbiopi gibi rahatsızlıklar olarak adlandırılır.
Bulanık görme nedeni gizli şekerde olabilir. Kan şekerinin yükselmesi, uzak mesafelerin bulanık görülmesine neden olabilir. Göz yorgunluğu bulanık görme belirtilerinden, görmede bulanıklık tamamen göz yorgunluğundan bağımsız da ortaya çıkabilmektedir. Dinlenme veya çalışma ortamını değiştirerek gözlerinizi basit teşhislerle kontrol edebilirsiniz. Ancak durum değişmiyorsa mutlaka uzman bir doktora başvurup, geç kalmadan göz tedavi sürecine girmelisiniz. Birçok rahatsızlıklarda olduğu gibi göz ile ilgili problemlerde de erken teşhisin faydası mutlaka olacaktır. 
]]>
Psikolojik Yorgunluk https://www.halsizlik.gen.tr/psikolojik-yorgunluk.html Sun, 11 Nov 2018 01:38:54 +0000 Psikolojik yorgunluk, vitaminsizlik ya da kansızlık gibi fiziksel semptomların neden olduğu bir rahatsızlık değildir. Psikolojik yorgunluk, kişide depresyon durumunun baş göstermesiyle oluşan bir rahatsızlık durumudur. Depre Psikolojik yorgunluk, vitaminsizlik ya da kansızlık gibi fiziksel semptomların neden olduğu bir rahatsızlık değildir. Psikolojik yorgunluk, kişide depresyon durumunun baş göstermesiyle oluşan bir rahatsızlık durumudur. Depresyon kelimesi "depressus" kökünden gelir ve dilimizde çöküntü anlamına gelir. Kelime anlamından da anlaşılacağı üzere kişinin ruhen çökme durumu yaşamasıdır. Güne normal ötesi bir yorgunlukla başlamak hatta güne başlamaya bile gücün yetmemesi, normalde iki saniye alacak uğraşların bile gözümüzde dağ gibi görünmesi ve rutin olarak gerçekleştirdiğimiz her türlü aktiviteden uzaklaşma, bunalma görülen belirtilerden birkaçıdır. Bilimsel araştırma sonuçlarına göre psikolojik yorgunluğun yetişkinlerde görülme oranı %5 civarındadır ve bu oran dünya nüfusunda yaklaşık 350 milyon kişiye denk gösterilmektedir.

Psikolojik yorgunluk belirtileri
  •  Bunalma durumu
  • Yapılan hiçbir şeyden keyif alamama
  • Uyku bozukluğu 
  • Odaklanmada güçlük ve verilecek kararlarda belirsizlik
  • İştah problemi
  • Hayata son verme düşüncesi, intihara yaklaşan ruh durumu
  • Kendini herkesin gözünde değersiz görme ve mutsuzluk gibi belirtiler çok sık rastlanan ve tanı koymada kolaylık sağlayan belirtilerdir.
Diğerleri kadar belirgin olmayan ama tanı koymada fayda sağlayan belirtiler 
  • Gürültüden rahatsızlık duymak
  • Kolay sinirlenme
  • Cinsel işlevlerde bozukluklar
  • Tahammül sınırının düşmesi
  • Sanrılar 
Psikolojik yorgunluğun yüksek oranda görüldüğü gruplar vardır. Bu gruplar orta yaşlı insanlardan, kadınlardan, aile öyküsü iç açıcı olmayanlardan, sosyoekonomik durumu ihtiyaçlarını karşılamaya yetmeyenlerden, çocukluk döneminde şiddet, taciz vb. korkunç durumlarla karşılaşmış olanlardan ve kişilik bozuklukları yaşayanlardan oluşur. 

Psikolojik yorgunluk yaşayan bu gruplar çok kez son model bir otomobile benzetilirler. Otomobilimiz ne kadar yeni ve muhteşem olursa olsun benzin deposu dolu olmadıkça hiçbir işe yaramazlar. Bu benzetmede benzin deposunu dolduracak benzin bizim ruhumuzdaki boşluk oluyor. Otomobilimizin teknik özelliklerinin son model oluşu herkes tarafından bilinir ki benzin olmazsa işe yaramaz. İşte bizlerde ruhumuzdaki o enerji olmadan pek bir faaliyette varlık gösteremeyiz çünkü enerjimiz buna elverişli değildir yani o anki ruh halimiz.   

Psikolojik yorgunluğun tedavi metodları

Psikolojik yorgunluğun, her gün B12 vitaminleri almakla, kan ve demir seviyemizin normal değerlerini göstermesiyle, kolesterolumuzun gayet sağlıklı durumda olmasıyla bir alakası yoktur. Ne kadar sağlıklı olursak olalım benzin depomuz dolu olmadıkça, görmekten ve konuşmaktan keyif aldığımız arkadaşlarımızla görüşmemeye, yapmaktan zevk aldığımız aktivitelerimizi gerçekleştirmemeye, yataktan çıkmamaya, intihar düşüncelerinden uzaklaşmamaya, kendimizi etrafımızdakiler için değersiz görmeye devam edeceğiz. Bu ruh halinden kurtulmak için medikal, psikolojik ve sosyal yönden destek almak. Sevdiklerimizin desteği yanında ayrıca egzersiz yapmakta en etkili yollardan biridir. Kademeli egzersiz doktorların en büyük tedavi önerisidir. Sık sık yapılan egzersiz ve sevdiklerimizin varlığı bizi bu ruh çökme durumundan kurtarmaya yardımcı olacaklardan. Benzin depomuzu doldurmak bizim elimizde!
]]>
Yorgunluk Hissi https://www.halsizlik.gen.tr/yorgunluk-hissi.html Sun, 11 Nov 2018 08:19:37 +0000 Yorgunluk hissi, Vücutta yorgunluk hissi oluşmasının asıl sebebi kaslarda laktik asit birikmesidir. Bu birikme sonucu kas aktivitesi azaltılabilir veya tamamen durdurulur. Bu da kas, kemik, bağ ve krişlerin yıpranıp hasar görm Yorgunluk hissi, Vücutta yorgunluk hissi oluşmasının asıl sebebi kaslarda laktik asit birikmesidir. Bu birikme sonucu kas aktivitesi azaltılabilir veya tamamen durdurulur. Bu da kas, kemik, bağ ve krişlerin yıpranıp hasar görmesini engellemeye yarar. Kas hücrelerinde glikojen yetersizliği de hücreler arasındaki dengenin bozulmasına ve yorgunluk hissine sebep olacaktır.

Yorgunluk hissi oluşmasının sebepleri nelerdir

Yorgunluk hissedilmesinin akla gelen ilk sebebi yetersiz veya düzensiz uykudur. Normal bir insanın günde ortalama 6-7 saat uykuya ihtiyacı olduğu bilinmektedir. Bu saatlerden az uyku uyumanın vücutta halsizlik hissettirmesi gibi bazen çok uyumak bile vücudun kendini yorgun hissetmesine engel değildir. Bunun sebebi uykunun kalitesizliği veya düzensizliği olabilir. Bu sebeple insanın kendine bir uyku programı ayarlaması gerekir.
Çok çalışmak: Yorgunluk hissine sebep olabilecek bir diğer unsur ise elbette ağır ve molasız çalışmaktır. Vücut her ne kadar çalışma esnasında bu hissi saklasa da gün bitiminde eklemlerde oluşan ağrılar ile kendini belli edecektir. Fakat eğer yorgunluk hissi istirahat halindeyken değil de iş yapılırken kendini hissettiriyorsa bunun sebebi bir tür kalp rahatsızlığı olabilir. Bunun hastaneye gidip çeşitli muayenelerden geçmek gerekmektedir.

Yanlış beslenme şekli: Fakat yorgunluğun birde az bilinen sebepleri vardır; bunlardan biri de yanlış beslenme şeklidir. Eğer vücut bütün besin çeşitlerinden yeterli miktarda almıyorsa bu vücutta yorgunluk hissine sebep olacaktır. Mesela sadece karbonhidratlı besinleri yani ekmek, makarna, pilav gibi ürünleri yiyor ya da her öğün birbirine benzer başka yemekler yiyorsanız bu da vücudun enerjisini yeterince toplayamamasına sebep olacaktır.

Kansızlık: Ülkemizde çok görülen bir diğer yorgunluk hissi sebebi ise kansızlıkdır. Bayanlarda ve çocuklarda görülme oranı fazladır. Hastalar genelde soluk ten rengine sahip olur, yorgunluk ve çarpıntı şikayetleriyle hastaneye gelebilirler. 

Kafein tüketimi: İçerisinde bol miktarda kafein barındıran çay kahve gibi ürünlerin tüketiminin de yorgunluk hissine yol açtığı bilinmektedir. Az miktarda tüketildiğinde uykuyu erteleyip enerji veriyor olsalar da bu ürünlerin çok fazla tüketimi tansiyonu artırıp kasların sürekli gergin olmasına neden olacağından daha büyük bir yorgunluk hissine sebep olur. 

Şeker hastalığı: Hastaneye yorgunluk şikayetiyle gelen bazı insanların karşısına ise şeker hastalığı çıkabilir.Vücudumuzdaki hücreler enerjilerini kandaki şekerden sağlamaktadır. Fakat şeker hastalığı olan insanlarda hücrelere şeker geçişi ve kullanımı konusunda bir sıkıntı olduğundan bu vücudun yorgunluk hissetmesine neden olacaktır.
]]>
Geçmeyen Yorgunluk https://www.halsizlik.gen.tr/gecmeyen-yorgunluk.html Sun, 11 Nov 2018 17:57:36 +0000 Geçmeyen Yorgunluk, kişinin günlük aktivitelere başlamak için yeterli enerjiyi bulamaması, tükenmişlik hissetmesidir. Bu sorun sıklıkla; halsizlik, güçsüzlük, isteksizlik, yıpranmışlık, sıkıntı gibi ifadelerle tanımlan Geçmeyen Yorgunluk, kişinin günlük aktivitelere başlamak için yeterli enerjiyi bulamaması, tükenmişlik hissetmesidir. Bu sorun sıklıkla; halsizlik, güçsüzlük, isteksizlik, yıpranmışlık, sıkıntı gibi ifadelerle tanımlanır. 

Geçmeyen Yorgunluk temelinde 4 unsur bulunur:
  • Organik yorgunluk: Çeşitli hastalıklara bağlı olarak orta ve ileri yaştaki kişilerde rastlanır. Hastalık tedavi edilince yorgunluk ortadan kalkar. 
  • Fizyolojik yorgunluk: Sağlığı normal olan kişilerde stres, yetersiz uyku, yetersiz dinlenme, diyet değişiklikleri ya da aşırı aktivite etkisiyle görülüyor. Özellikle yaşlı hastalarda karşılaşılır. 
  • Psikojenik yorgunluk: Yorgunlukların yüzde 50’sini oluşturur. Daha çok depresyonla birlikte ve her yaş grubunda rastlanır. Genellikle gün içinde azalır. 
  • Kronik yorgunluk sendromu: Daha çok genç yaşta görülür. Yüzde 30’unda organik ya da psikolojik neden yoktur. Motivasyon azlığı, güçsüzlük, konsantrasyon yetersizliği gibi belirtilerle birlikte sıklıkla psikomotor yavaşlama görülür. 
Geçmeyen yorgunluk Nedenleri

Geçmeyen Yorgunluk çoğunlukla bir hastalık bulgusu olmakla birlikte, kronik yorgunluk sendromunun kendisi de olabilir. Viral, bakteriyal ya da parazitik enfeksiyonun, karaciğer ya da böbrek hastalığının, kansızlık ve benzeri kan hastalığının, hormonal hastalıkların, kandaki vitamin ve mineral eksikliklerinin, beslenme ve uyku bozukluklarının neticesinde oluşabilir. Tiroit hormon yetmezliği, büyüme hormonu yetmezliği, böbreküstü bezi yetmezliği ve hipoglisemi gibi hormonal etkenler erken dönemde gözden kaçabilir. 

Kronik yorgunluk sendromu, sürekli ve tekrar eden ve birçok sistemi etkileyen nedensiz bir hastalıktır. Geçmeyen Yorgunluk, yatak istirahatiyle geçmediğinde sürecin sonu bitkinliğe yol açar. 

Geçmeyen Yorgunluk Belirtileri

Fiziksel Tükenmişlik Bulguları: 

  • Başka bir nedeni olmayan, dinlenmeyle geçmeyen, 6 aydan uzun süreli, günlük aktiviteyi yüzde 50 azaltacak derecede, sürekli ve tekrarlayıcı fiziksel ve mental bitkinlik hissi. 
  • Enerji kaybı 
  • Güçsüzlük. Egzersizden sonra oluşan ve 24 saat veya daha uzun süre devam eden bir durum. 
  • Hastalıklara karşı hassaslaşma
  • Yıpranma 
  • Bulantı
  • Baş ağrıları 
  • Kas krampları ve miyalji 
  • Sindirim sorunları 
  • Bel ağrıları 
  • Denge kaybı 
  • Çabuk yorulma 
  • Uyku bozuklukları 
  • Boğaz ağrısı 
  • Hafif ateş ve üşüme 
  • Açıklanamayan genelleşmiş kas zayıflığı
  • Boyunda ağrılı lenf bezleri 
  • Geçici eklem ağrıları 
  • Kaslarda katılaşma 
  • Farenjit 
  • Gribal enfeksiyon benzeri belirtiler
Duygusal Tükenmişlik Bulguları: 
  • Düşünmede zorluk 
  • Işıktan rahatsızlık 
  • Unutkanlık 
  • Depresyon ve umutsuzluk 
  • Evde ve işte gerginlik-tartışma artışı 
  • Göz önünde beneklerin uçuştuğu hissi 
  • Net görememe 
  • Kızgınlık 
  • Nezaket ve saygı gibi pozitif bulgularda azalma
  • Huzursuzluk ve sabırsızlık 
Zihinsel Tükenmişlik Bulguları: 
  • İşi bırakma 
  • Doyumsuzluk 
  • Hafıza problemleri 
  • İşi savsaklama
  • Kendine ve işine karşı negatif yaklaşım 
Geçmeyen yorgunluk için Yapılması Gerekenler
  • Yaşamı tekdüzelikten çıkaracak uğraşlar edinmek
  • Dengeli beslenmek, fazla kilolardan kurtulmak 
  • Uyku ritmine dikkat etme ve günlük temponun düşürülmesi
  • Her sabah 10-15 dakika kas gevşetici egzersizler 
  • İş yerinde iş yükünü paylaşmaya yönelik çalışmalar 
  • Tatil fırsatlarını iyi değerlendirmek
  • Günlük istirahat süresini uzatmak
  • Organik nedenler olasılığına yönelik hekim desteği
  • İlaç ve vitaminlerden yararlanmak
Geçmeyen Yorgunluk sendromu, titiz, hırslı, mükemmelliyetçi, tezcanlı, çabuk sinirlenen kişilik yapılarında daha sık görülür. Şehir hayatın]]> Yorgunluğa İyi Gelen Vitaminler https://www.halsizlik.gen.tr/yorgunluga-iyi-gelen-vitaminler.html Mon, 12 Nov 2018 17:28:33 +0000 Yorgunluğa iyi gelen vitaminler, stresli yaşam, şehir hayatında yaşanan gürültüler ve çalışma hayatı insanları oldukça yorgun ve bitkin düşürücü,  yıpratıcı bir yaşam olmasını sağlar. Mevsimler ve her mevsim geçiş Yorgunluğa iyi gelen vitaminler, stresli yaşam, şehir hayatında yaşanan gürültüler ve çalışma hayatı insanları oldukça yorgun ve bitkin düşürücü,  yıpratıcı bir yaşam olmasını sağlar. Mevsimler ve her mevsim geçişlerinde yaşanan hava değişimleri yorgun bir gün geçirmeye sebeptir. Çevre kirlilikleri, radyasyon ve düşündürücü durumlar yorgunluk ve beyin yorgunluğu yaşamanın büyük sebeplerindendir. Vücudu güçsüz ve bitkin düşüren bu yorgunlukta mutlaka vitamin desteği olabildiğince vitamini besinler tüketerek yorgunluk giderilmesi vücut direncini arttırmayı sağlar.
Yorgunluğa iyi gelen vitaminlerin başında C vitamini gelir. C vitamini vücudun direncini arttırarak, bağışıklık sistemini güçlendirir ve vücudun yorgun düşmesine karşı vücudu korur. Portakal, mandalina, biber ve tüm turunçgiller içeren C vitamini yorgunluk için son derece önemli bir vitamindir. C vitaminini bol miktarda içeren kivi, özellikle kış mevsiminde yorgun ve bitkin düşen vücuda iyi gelerek, yorgunluğun atılmasını sağlar.

Yorgunluğa iyi gelen başlıca vitaminler, B vitamini ve tüm B grubu vitamini vücudun yorgunluğuna iyi gelerek dinlenmeyi sağlar, güçlülük verir. Kırmızı et, tavuk, balık ve yumurta da bol miktarda bulunan B vitamini vücudun direncini arttırarak yorgun düşen insan vücudunun toparlanmasına yardımcı olur. Bunun yanı sıra bu gıdaları tüketemeyenler için B12 vitaminini kapsül olarak tüketmek, vücut direncini arttırarak yorgunluğa iyi gelir. Balık tüketemeyenler için, balık yağı yada meyveli balık kapsülleri tüketmek B12 vitaminin vücuda alınmasını sağlayarak vücudu rahatlayıp, enerji sağlamakla birlikte yorgunluğa iyi gelen vitaminler arasında yer almayı başarmıştır. 

D vitamini vücudun yorgunluğunu alarak rahatlama sağlar. D vitamininden yararlanmanın en büyük avantajı yaz aylarında başlar. Güneşten alınan D vitamini, yaz günlerinde vücutta biriktirerek kış aylarının yorgun günlerinde dirençsiz bir vücut olmamasını sağlar. Sınırlı sebze ve meyvelerde bulunan D vitamini en fazla güneşte bulunur. 

E vitamini vücut için oldukça etkili ve güçlü bir oksidan özelliğine sahip olduğu için yorgun düşen vücuda alınmasını sağlayarak vücudu rahatlatıp, yorgunluğa karşı korunmasını sağlamış oluruz. Yorgunluğa iyi gelen vitaminler arasında magnezyum, demir ve protein vücuda iyi gelen ve en etkili mineraller arasında yer alır. Tüketilen tüm sebze ve meyveler, vitamin ve mineral açısından zengin olduğu için vücuda enerji ve canlılık verir. Yorgun düşen bünyeye iyi gelen bu vitaminlerden bol bol tüketerek vücudu rahatlatmak en doğal ve en faydalı çözümler arasında yer alır. Tüketilemeyen sebze ve meyveler için eczanelerde satılan vitamin destekli hap ve kapsüller yorgunluğa iyi gelerek, rahatlık sağlar.
]]>
Spor Sonrası Aşırı Yorgunluk https://www.halsizlik.gen.tr/spor-sonrasi-asiri-yorgunluk.html Tue, 13 Nov 2018 16:14:30 +0000 Spor sonrası aşırı yorgunluk, çoğu zaman spor yapmayı bıraktıran bir durumdur. Sağlıklı bir yaşam için düzenli spor yapmak gerekir. Bu yüzden aşırı yorgunluğa neden olan noktaları bulup sorunları gidermek lazımdır. Spor sonrası aşırı yorgunluk, çoğu zaman spor yapmayı bıraktıran bir durumdur. Sağlıklı bir yaşam için düzenli spor yapmak gerekir. Bu yüzden aşırı yorgunluğa neden olan noktaları bulup sorunları gidermek lazımdır.

Spor sonrası aşırı yorgunluk nedenleri
  • Düzensiz spor yapmak
  • Yetersiz beslenme
  • Ağır spor yapmak
  • Metabolizma-Kondisyon eksikliği
Spor sonrası aşırı yorgunluk nasıl geçer

Spor yapma alışkanlığı olmayanlar ve yeni başlayanlar için uzman antrenörler tarafından hazırlanan planlar çerçevesinde spor yapılmalıdır. Daha basit sporlar için, düz koşu, ağırlık kaldırmak, mekik, barfiks kendiniz bir plan hazırlayabilir ve hazırladığınız plana sadık kalarak aşırı yorgunluğu önlemiş olursunuz. Bu planda önemli nokta gün geçtikçe zorluğun artması ve gün içinde yapılan setlerde zordan kolaya doğru yol almaktır. 
Örneğin; İlk sette 50 mekik çekiyorsanız, yeteri kadar dinlendikten sonra 40, 30, 20, 10'a kadar azaltabilirsiniz. Fakat bu düzende devam eden haftalarda 50 mekik programını 60-70 gibi düzenli aralıklarla arttırmalısınız. Böylece ilk haftalarda spor sonrası aşırı yorgunluk olsa bile zamanla vücudunuz bu tempoya ayak uydurmayı öğrenecektir.
   
Beslenme konusuna çok dikkat etmelisiniz. Gün içinde en az 3 öğün beslenmeli ve ara öğünleri de kesinlikle atlamamanız gerekir. Protein, potasyum, demir, kalsiyum, C ve D vitamini spor sonrası aşırı yorgunluk evresini hızlı atlatmanızı sağlar. Sebze ve meyve tüketimini önemsemelisiniz. Yeşil sebzelerin çoğu sporcuların ihtiyacı olan vitaminleri sağlayan lif kaynaklarıdır. Ara öğünlerde ise fındık ve badem sporcular için önerilen düşük gramajlı ama çok enerjili besinlerdir. Kas kütlesini arttırmaya çalışanlar için Sağlık Bakanlığı onaylı protein tozları tüketilebilir. Bu tür gıda takviyeleri ihtiyaç duyulduğu sürece hatırlanmalıdır. 

Ağır spor yapmak çeşitli sakatlıklara neden olduğu gibi spor sonrası aşırı yorgunluk problemlerine de davetiye çıkarabilir. Ağır spor yapmak yerine spor süresini uzatıp tekrar sayısını arttırarak güç kazanabilirsiniz. Örneğin; 20 kg ağırlıkla 10 tekrar yapacağınıza 10 kg ağırlıkla 20 tekrar yapmak spor sonrası yorgunluk probleminizi çözebilir.

Kondisyonunuzu arttırmak ve metabolizmayı geliştirmek için bilinen en iyi yöntem futbol, basketbol, tenis gibi sporlar yapmaktır. Düzenli halı saha maçı yapmak, haftada bir basketbol oynamak hem sosyal açıdan sizi tatmin edecek hem de spor sonrası aşırı yorgunluk gibi sorunları ortadan kaldıracaktır. 
]]>
Yorgunluk Halsizlik İçin Şifalı Bitkiler https://www.halsizlik.gen.tr/yorgunluk-halsizlik-icin-sifali-bitkiler.html Tue, 13 Nov 2018 23:27:54 +0000 Yorgunluk ve halsizlik için şifalı bitkiler, Günümüz insanlarının ve çağımızın sorunu olan yorgunluk bütün insanların hayatını olumsuz yönde etkilemektedir. Bu kişiler de sürekli halsizlik, uyku hali, konuşmaya bile derm Yorgunluk ve halsizlik için şifalı bitkiler, Günümüz insanlarının ve çağımızın sorunu olan yorgunluk bütün insanların hayatını olumsuz yönde etkilemektedir. Bu kişiler de sürekli halsizlik, uyku hali, konuşmaya bile dermanının olmaması hep yatıp uzanma, hayatta hiçbir şey den mutlu olamama gibi şikayetler bolca görülmektedir. Sürekli yorgunluk, bitkinlik hali hayatı olumsuz yönde etkiler ve bir süre sonra kişilerin depresyona girmesine neden olur. Bu durum karşında çoğu kişi kendine hastalık adına bir tanı koyamamakta fakat bu konu ile ilgili de doktora gitmekten çekinmektedirler. Yorgunluk ve halsizliği gidermek için çeşitli şifalı bitkiler bulunmaktadır. Piyasa da aktarlar da kolayca bulabileceğimiz bu şifalı bitkileri kullanmadan önce kesinlikle doktorumuza başvurmalı ve kullanımları konusunda yardım alınmalıdır. Dozajından fazla tüketilen, yanlış kullanılan bu bitkilerin bizlere yararından çok zararı olacağı unutulmamalıdır.

Yorgunluk ve halsizlik için şifalı bitkiler

Adam otu: İsmi ginseng olan bu bitki türünün diğer bir adı da adam otudur. Kökleri adeta insanı andıran bir görüntü oluşturduğu için bu ad verilmiştir. Yorgunluk ve halsizliği giderici en etkili bitkidir. Endişe, huzursuzluk, sinirlilik gibi psikolojik sorunları ortadan kalmasını sağlar. Enerji verir. Böbreklerin daha hızlı ve düzenli çalışmasını sağlar. Bağışıklık sistemini güçlendirir. Kişilerin nezle grip gibi rahatsızlıklara yakalanmasını engeller. Adam otunun faydaları saymakla bitmez. Kanser rahatsızlıklarından tutunda vücuttaki tümörlerin çoğalmasının engellemeye kadar olan bir çok faydası bulunmaktadır. Fakat 2 ay dan daha uzun süre kullanılmamasını öneren uzmanlar ara vermeden uzun süre kullanılan bitkinin riskli bazı durumlar ortaya koyduğunu belirtmiştir.Stresi azaltarak insanların adeta hayata bağlanmasını sağlayan bu mucizevi bitkinin kullanım alanı konusun da muhakkak bilen kişilerden tavsiye alınmalıdır.

Çiçek poleni: Eczaneler de satılan çiçek poleni tabletleri vücuttaki bağışıklığı yükselterek yorgunluk ve hissinin ortadan kalmasına neden olur. Vücuda enerji verir. Fiyat olarak da çok ekonomik olan polen tabletlerini kullanırken muhakkak bir hekime danışmakta fayda vardır. Çünkü polen alerjik bir yapıya sahip olduğu için her insana iyi gelmez ve ölümcül sonuçlarla sonuçlanabilen alerjik durumların oluşmasına neden olabilmektedir. Gerekli alerji kontrolleri yapıldıktan sonra uzun süre kullanılabilen çiçek poleni uyku düzensizlikleri ve yorgunluk gibi bütün sorunların bir zaman sonra ortadan kalkmasını sağlayacaktır. Ayrıca kansızlık, kanser tedavileri, kalp üzerinde olumlu etkileri vardır. Hücre yenileyicidir. Fakat Adam otu kadar keskin değildir.

Kuru üzüm: Sabahları kahvaltı ile tüketilecek bir avuç kuru üzüm vücudun gün boyu enerjik ve zinde kalınmasını sağlayacaktır. Bıkkınlık, halsizlik, uyku hali, sürekli yorgunluk hissinin ortadan kalkmasını sağlar. Vücuda enerji verir. Adeta bütün işlerini tamamlayacak bir enerjiye sahip olunmasını sağlar. Gece uykuları içinde düzenleyicidir. Sabah erken kalkmayı kolaylaştırır. Yalnız kuru üzümün sabah alınmasın da fayda vardır, gece alınan kuru üzüm uykunun kaçmasına neden olmaktadır. Kuru üzüm iltihap önleyicidir. Öksürüğün kesilmesine yardımcı olur, selülitler için etkilidir. Kansızlığa çok iyi gelir. Karaciğer için de onarıcı etkiye sahiptir. Kilo aldırır. Hafızaya karşı çok etkilidir. Unutkanlık rahatsızlıklarına karşı çok etkili olduğu gibi ağrı kesici özelliği vardır.

Akik Taşı: Dini hikayelere bile söz konusu olan akik taşının çok gizli güçleri olduğuna inanılır. Tarihte de çok değer görmüş bir taştır. Akik taşı kullanan insanların daha hareketli, enerji dolu ve pozitif oldukları gözlemlenmiştir. Kan dolaşımının düzenlenmesine yardımcı olarak, kandaki oksijen oranının artmasına yardımcı olur.  Akik taşını kalp rahatsızlığı olan kişilerin taşımaması gerekir. Üzerinde taşıyanlar ise tesbih olarak]]> Ayak Yorgunluğuna Ne İyi Gelir https://www.halsizlik.gen.tr/ayak-yorgunluguna-ne-iyi-gelir.html Wed, 14 Nov 2018 08:37:59 +0000 Ayak Yorgunluğuna Ne İyi Gelir, Ayaklar gün boyu yoğun iş temposunda bütün vücudumuzu taşıyan ve hareket etmemizi sağlar ve gün sonunda oldukça yorgun olurlar. Hele ki hızlı tempolu koşuşturmaların yanında yüksek top Ayak Yorgunluğuna Ne İyi Gelir, Ayaklar gün boyu yoğun iş temposunda bütün vücudumuzu taşıyan ve hareket etmemizi sağlar ve gün sonunda oldukça yorgun olurlar. Hele ki hızlı tempolu koşuşturmaların yanında yüksek topuklu ayakkabılar, dar rahatsız edici ayakkabılar eklenince ayakların dayanacak hali kalmaz. Vücudun bütün yükünü taşıyan ayaklara yeterinde önem verilmediğinden dolayı çoğu zaman pek çok ayak problemleri ortaya çıkar kolayca tahriş olur ve çabuk yorulurlar. Bu yoğun iş temposunda yorulan ayaklar için rahatlatıcı spreyler, kremler veya bitkisel yağlarla masaj yapmak ayakları iyi dinlendirmek gerekir.

Ayak Yorgunluğuna Ne İyi Gelir

Ayak yorgunluğunu gidermek için mutlaka bir güzellik salonuna gitmeye gerek yoktur. Evde kendinizin birkaç pratik yöntemlerle rahatça yorgun ayaklarınıza bakım yapabilir ve dinlendirebilirsiniz. Yorgun ayaklara iyi gelecek birçok pratik yöntemler den bir kaçını sayalım.

  • Yorgun ayakları dinlendirmek için bir leğen içerisine bir yemek kaşığı kaya tuzu ve bir çorba kaşığı ada çayı koyarak üzerine ılık su ilave ediniz bu suyun içerisinde ayaklarınızı 10-15 dakika bekletin. Bu uygulama ayak yorgunluğunu aldığı gibi ayak kokularını ve ayak terlemesini önlemektedir.
  • Banyo esnasında ayaklara sıcak su ile 10 dakika kadar masaj yapmak çok iyi gelmektedir. Yapılan masajın ardında ayak törpüsü ile hem ayakların ölü derisini temizlersiniz hem ayakların kan dolaşımını hızlandırmış olursunuz. Bu işlemlerden sonra ayaklarınıza mutlaka bir nemlendirici krem ile masaj yapmalısınız.
  • Zambak yağı ile ayaklara masaj yapınız bu uygulama ayakları dinlendirir ve ayak ağrılarının geçmesini sağlar.
  • Yorgun ayaklara sıcak soğuk su şoku yapmak çok faydalı olacaktır. Bunun için 3 leğen sıcak, ılık ve soğuk suya ihtiyacımız vardır. Yüksek bir sandalyeye oturarak ilk önce ayaklarınızı sıcak suya sokarak 10-15 dakika kadar iyice dinlendirilmesi gerekir. Ayakların dinlenme işlemi bittiğinde hemen soğuk su dolu leğene ayaklarınızı sokun ve tekrar çıkarıp ılık su dolu leğene sokun bu işlemi birkaç defa yaparak şok etkisi ile ayakların yorgunluğunun gittiğini ve dinlendiğini göreceksiniz.
  • Sıcak su doldurulan bir kovanın içerisine 5 damla lavanta yağı, 2 damla organik biberiye yağı, 1-2 yemek kaşığı deniz tuzu ekleyip karıştırın ve bu su içerisinde ayaklarınızı 10-15 dakika bekletin ve ayaklarınızı suda çıkarıp temiz bir ayak havlusu ile hafif masaj yaparak kurulayın. Bu yöntemle ayaklarınız çok yumuşak ve dinlenmiş olduğunu göreceksiniz.
  • Nanenin dinlendirici etkisi ile hazırlayacağımız naneli su ayakların yorgunluğunu alacaktır. Bir kovaya 2 litre kadar soğuk suyu koyun içerisine ve içerisine 2 yemek kaşığı kuru naneyi ilave edin bir kase kadarda buz ekleyin. Bu naneli su içerisinde ayaklarınızı 15 dakika kadar bekletin ve çıkarıp ayak havlusu ile kurulayın ardında bir nemlendirici kremle masaj yapın ayaklarınızın çok güzel yorgunluğunun gittiğini göreceksiniz.

Bu gibi pratik yöntemlerle ayaklarınızın yorgunluğunu aldığınız gibi yüksek topuklu ayakkabılardan, dar ve rahatsız edici, yorucu ayakkabıları giymemeye özen gösterin.

Saygılar.

]]>
Beyin Yorgunluğuna Ne İyi Gelir https://www.halsizlik.gen.tr/beyin-yorgunluguna-ne-iyi-gelir.html Wed, 14 Nov 2018 15:43:54 +0000 Beyin Yorgunluğuna Ne İyi Gelir, İş, okul ve gündelik hayatta bir türlü konsantre olamıyor, unutkanlığınız revaçtaysa, söylediklerinizden emin olamıyor ve bir türlü kafanızı toparlayamıyorsanız beyin yorgunlu Beyin Yorgunluğuna Ne İyi Gelir, İş, okul ve gündelik hayatta bir türlü konsantre olamıyor, unutkanlığınız revaçtaysa, söylediklerinizden emin olamıyor ve bir türlü kafanızı toparlayamıyorsanız beyin yorgunluğunuz var demektir. Beyin yorgunluğu, kişilerin verimliliğini azaltır. İnsanın bir çok şeyi yapmasına engeldir. Beyin yoğunluğuna iyi bir istirahat iyi gelir. Düzenli uyku beyin için çok önemlidir. Kişi gün içerisinde kendini dinlendirmelidir. Örneğin; tüm gün ofise bilgisayar karşısında çalışan bir kişi hiç dinlenmeden ne kadar verimi olabilir ki İnsanın beyni uyuşur değil mi Beynin dışında gözler, sırt, omuz, kol, bacak hemen hemen  tüm vücutta şikayetler belirir. Stres çoğu hastalığın sebebidir. Beyin yorgunluğuna da sebep olan stresten mümkün mertebe uzak kalınmalıdır. Stresin kaynağı neyse belirlenip ona göre iyileştirilmelidir. Her gün aynı şeyleri yapıyorsanız değiştirin inanın bu da beyin yorgunluğunuza iyi gelecektir. Örneğin, her gün aynı güzergahtan işe ya da okula gitmeyin farklı bir yoldan gidin.

Beyin yorgunluğuna ne iyi gelir

Aldığımız besinlere dikkat edilmelidir. Beyin yorgunluğuna iyi gelen yiyecek ve içecekler tercih edilmelidir. Çay ve kahvenin zihin açıcı özelliğini pekala hepimiz biliriz. İş yerinde sık sık tüketilen içeceklerdir. Uykumuz kaçsın da kendimize gelelim diye, fakat aşırıya gidilmemek şartıyla faydasından yararlanabiliriz.

İmkan varsa şehir merkezinden uzakta oksijenin bol olduğu yerleri tercih edin. Beyin yorgunluğuna temiz bir hava ve bol oksijenin çok iyi geleceği garantidir.

Çoğu insanın yaptığı hata aman hemencecik işimi yapayım da bitsindir. Hayır, kesinlikle doğru değil sürekli aralıksız çalışmak yerine kendimizi dinlendirerek sindire sindire çalışmak beyin yorgunluğuna iyi gelir. Bulunulan ortam çok sıcak olmamalıdır, aşırı sıcak beyin fonksiyonlarını olumsuz etkiler. Soğuk ortam beyin yorgunluğuna iyi gelmektedir.

Çalışma hayatında ortamda bilgisayar ve elektrikli aletler oldukça fazladır. Bu aletlerden yayılan radyasyon beyni yorar, bulunduğumuz ortamı sık sık havalandırmak beyin yorgunluğuna iyi gelir.

Düzenli spor yapmak beyin yorgunluğuna bire birdir. Spor yaparken terleme yoluyla toksinlerden de kurtulmuş oluruz. Birde sporu bol oksijenli yerlerde yapabiliyorsanız ne mutlu size.

Beyin yorgunluğu kadınlarda erkeklere oranla daha fazla görülmüştür. Bunun sebebi ise, kadınların çok ince düşünmeleri kafaya her şeyi takmalarıdır. Kendinizi seviyorsanız öyle her şeyi kafaya takıp üzülmeyi bırakmalısınız şöyle bir silkelenip kendinize gelin böyle devam ederseniz beyin yorgunluğundan kurtulamazsınız. Beyin yorgunluğuna iyi gelen, her şeyi kafanıza takmadan rahat bir hayat yaşamaktır.

Günümüz vebası olan telefonlar var birde ,sadece ihtiyaç halinde kullanılması gerektiğinden fazla kullanılmaması da beyin yorgunluğuna iyi gelir.

]]>
Yorgunluk Belirtileri https://www.halsizlik.gen.tr/yorgunluk-belirtileri.html Wed, 14 Nov 2018 16:49:38 +0000 Yorgunluk Belirtileri, Yorgunluk hali birçoğumuzun aşırı çalışmasından kaynaklanan ve bunun yanı sıra herhangi bir tehlikeli hastalık neticesinde kişide görülen bir sorun olup dikkat edilmesi gerekmektedir. Özellikle de y Yorgunluk Belirtileri, Yorgunluk hali birçoğumuzun aşırı çalışmasından kaynaklanan ve bunun yanı sıra herhangi bir tehlikeli hastalık neticesinde kişide görülen bir sorun olup dikkat edilmesi gerekmektedir. Özellikle de yorgunluk belirtileri hakkında dikkat edilmesi gereken bir takım hususlar bulunmaktadır. Yorgunluk belirtileri içerisinden sayacağımız durumlara karşı en kısa süre içinde önlem alınmaması halinde ilerleyen süreçlerde büyük rahatsızlıkların oluşmasına neden olabiliriz. Bu duruma örnek verecek olursak eğer sürekli masa başı bir işte çalışan kimsenin yorgunluktan şikayetçi olmasının sayabiliriz. Ancak bu durum ilerleyen zamanlarda kişide büyük ve tehlikeli bel sorunlarına neden olmaktadır. Bu sebepten ötürü yorgunluk belirtilerini iyi bilmek ve bu soruna karşı bir an önce önlem almak oldukça önemlidir. Yorgunluk belirtileri hakkında detaylı bilgi alınması sağlığınız açısından oldukça önemlidir. Bu husus hakkında doktorunuzda gerekli bilgiyi almanız şarttır.

Yorgunluk belirtileri çoğu zaman önemsenmeyen sebepler olarak görülmektedir. Bu durumun yaşanması ile birlikte kişi basit ve geçici önlemler alarak bu sorundan kurtulduğunu zannedebilir. Ancak durum bu kadar basit olmayabilir. Zira ilerleyen zamanlarda yorgunluk, halsizlik ve hareketsizlik gibi durumlar ile karşılaşmak sağlığınızı olumsuz bir şekilde etkiyebilir. Bu sebepten ötürü yorgunluk belirtileri hakkında bilgi sahibi olmak ve bu sorun ile karşılaşılması halinde neler yapılması gerektiğini iyi bilmemiz gerekir. Bu hususa dikkat etmeniz halinde ancak sağlığınızı tehlikeye atmamış olursunuz. Basit ve önemsiz gibi görünen bu soruna karşı dikkatli olunması ve hiç vakit kaybetmeden önlem alınması yapılabilecek en uygun davranış olacaktır. Bunun ile birlikte hasta yorgunluk konusunda çevresinden duymuş olduğu önerilere itibar etmemesinin  önermekteyiz. Zira hastanın dışarıdan edindiği gelişigüzel bilgiler hastalığına sorun olmayacağı gibi başına iş açmasına da neden olmaktadır.

Yorgunluk belirtileri konusu hakkında sizleri bilgilendireceğimiz bu makalemizde bazı hususlara önem gösterilmesi halinde bu sorun çözülmüş olacaktır. Aksi takdirde sürekli olarak yorgunluk belirtileri ile karşılaşılması söz konusu olabilir.

Yorgunluk Belirtileri

Yorgunluk belirtileri hakkında bilgi vereceğimiz bu makalede sizlere yorgunluğa neden olan en temel hususları anlatacağız. Yorgunluk belirtilerini şu şekilde saymak mümkündür:

  • Aşırı yorucu ve stresli bir ortamda çalışmış olmak
  • Düzenli bir hayat tarzının olmaması
  • Hafif düzeyde de olsa egzersiz uygulamalarını yapmamak
  • Sağlıklı bir beslenme şeklinin olmaması
  • Aşırı kilolu olma halinde
  • Uyku ritmine dikkat edilmemesi halinde
  • Alkol ve sigara gibi zararlı maddelerin kullanılması halinde
  • İş hayatında kısa süreli de olsa molalar vermemek, bu durumu ihmal etmek

Vitamin ve mineral eksikliğinin olması gibi hususlar yorgunluğun bilinen en temel belirtileri arasında sayılmaktadır. Sizlerde bu sorunlar bulunması halinde yorgunluk belirtileri hakkında neler yapılması gerektiğini iyi araştırmanız gerekmektedir. Aksi takdirde her seferinden bu sorun ile karşı karşıya kalmanız söz konusu olabilir.

Yorgunluk Belirtileri İçinYapılacaklar

Yorgunluk belirtileri hakkında detaylı bilgi edindikten sonra bu sorun hakkında neler yapılması gerektiğini bilmeniz gerekmektedir. Bu sorun ile başa çıkmak için yorgunluk belirtileri ile ilgili olarak saymış olduğumuz hususları ortadan kaldırmanız gerekmektedir. Örneğin alkol ve sigara tüketimi gibi zararlı alışkanlıkları bırakmanız, terk etmeniz halinde daha az yorulacağınızı belirtebiliriz. Bunun yanı sıra uyku sorunundan kaynaklı olarak meydana gelen yorgunluğa karşı düzenli bir uyku programı yapılması halinde bu sorundan kurtulmanız mümkün olacaktır.

]]>
Kronik Yorgunluğa Ne İyi Gelir https://www.halsizlik.gen.tr/kronik-yorgunluga-ne-iyi-gelir.html Wed, 14 Nov 2018 23:39:17 +0000 Kronik yorgunluğa ne iyi gelir, Kronik yorgunluk, uyumak, dinlenmek gibi eylemlerle geçmeyen, 6 aydan daha uzun süren bir durumdur. sabahları yataktan yorgun kalkma, uyandıktan sonra kendine gelememe, vücut ağrısı, baş ağrısı Kronik yorgunluğa ne iyi gelir, Kronik yorgunluk, uyumak, dinlenmek gibi eylemlerle geçmeyen, 6 aydan daha uzun süren bir durumdur. sabahları yataktan yorgun kalkma, uyandıktan sonra kendine gelememe, vücut ağrısı, baş ağrısı, boğaz ağrısı, dikkat dağınıklığı, hafıza zayıflığı gibi şikayetlere yol açan kronik yorgunluk, erkeklere nazaran kadınları daha fazla etkileyen bir durumdur. Kronik yorgunluk tıbbi destek ve beraberinde tamamlayıcı doğal yöntemlerle giderilebilir.

Kronik yorgunluğa ne iyi gelir

Meyan kökü: Meyan kökü, Çin tıbbında önemli bir yere sahip olan bitkilerin başında gelir. Bitkinin toksinlerden arındırıcı özelliği bulunmaktadır. Çay şeklinde hazırlanarak enerji içeceği olarak tüketilebilir.

Ginseng: Canlandırıcı etkisi olan bitki yine Çin'de yaygın şekilde kullanılmaktadır. Çin'de uzun yaşam iksiri olarak adlandırılan bitki, kan dolaşımını arttırıcı etkiye sahiptir. Bu özelliği sayesinde zihinsel ve bedensel yorgunluğa karşı iyi gelir.

Arı poleni: Birçok alanda alternatif olarak kullanılabilen arı poleni, romatizma, kansızlık, cinsel isteksizlik gibi rahatsızlıklarda kullanılabilir. İçeriğinde bulunan B grubu vitaminler sayesinde sinir hücrelerini kuvvetlendirir. Kan yapımına destek olur. Yine içeriğinde yer alan farklı vitamin, mineral ve amino asitler sayesinde kronik yorgunluğa karşı iyi gelir.

Üzüm çekirdeği: İçeriğinde güçlü antioksidan maddeler bulunduran üzüm çekirdeği, vücutta hücreleri oksijenin zararlarından korur. Bu etkisi sayesinde kronik yorgunluğu da giderir.

Ceviz: İçeriğinde ala adı verilen mükemmel bir antioksidan madde barındıran ceviz, omega-3 yağ asitleri bakımından zengin içeriğe sahiptir. Stresle mücadele etmek için kullanılabilir. Strese bağlı gelişen kronik yorgunluk tedavisinde cevizden yararlanılabilir.

Keten tohumu: Kronik yorgunluk üzerinde olumlu etkileri olan keten tohumu, B12 vitamini bakımından zengin içeriğe sahiptir. Yorgunluk, sinir, stres, kaygı, depresyon gibi şikayetler genelde B12 vitamini eksikliğinde açığa çıkar. Keten tohumu, vücut yaşlanmasını geciktirir. Kolesterole karşı iyi gelir.

Balık: B12, demir, omega-3 yağ asitleri, B2 vitamini, iyot, selenyum gibi bileşenler bakımından zengin içeriğe sahip olan balık, kronik yorgunluğa karşı faydalı besin maddeleri arasında yer alır.

Yağlı tohumlar: E vitamini, demir, niasin gibi mineraller bakımından zengin içeriğe sahip olan fındık, fıstık, badem yağlı tohumlara örnek olarak verilebilir. Yağlı tohumlar enerji bakımından zengin besinler arasındadır. Gün içinde bir avuç kadar tüketerek kronik yorgunluk hafifletilebilir.

Yeşil yapraklı sebzeler: Özellikle koyu yeşil yapraklara sahip olan sebzeler, C, E ve B2 vitaminleri bakımından zengindir. Beraberinde potasyum, demir bakımından da iyi bir kaynak olan yeşil yapraklı sebzeler, kronik yorgunluğa karşı iyi gelir.

Yumurta: Protein bakımından en iyi kaynaklardan biri olan yumurta, niasin, krom, demir, iyot, E vitamini ve B2 vitamini bakımından da zengin içeriğe sahiptir. Tüm bu maddeler kronik yorgunluk için faydalı olur.

Kuru baklagiller: Potasyum, niasin, B grubu vitamin içeriği sayesinde kuru baklagiller kronik yorgunluk için idealdir. İçeriğinde bulunan diyet lifi sayesinde kan şekerini düzenler, vücut direncini arttırır.

Kepekli tahıllar: Potasyum, iyot, az miktarda demir, niasin, B1 ve B2 vitamini, E vitamini açısından mükemmel bir kaynak olan kepekli tahıllar, kronik yorgunluğa alternatif olarak kullanılabilir.

Süt ve süt ürünleri: Peynir, süt, yoğurt gibi besinler vücut direncini arttırarak kronik yorgunluğa iyi gelir. Tüketilecek ürünlerin yağsız ya da yarım yağlı olarak tüketilmesi]]> Göz Yorgunluğu Nasıl Geçer https://www.halsizlik.gen.tr/goz-yorgunlugu-nasil-gecer.html Thu, 15 Nov 2018 18:49:41 +0000 Göz Yorgunluğu Nasıl Geçer, Bedenimizin dışarıya açılan kapısı olan gözlerimiz, diğer organlarımızdan daha yoğun çalışır. Bunun nedeni ise gün boyu sürekli açık ve aktif durumda olmasından kaynaklanır, öyle ki Göz Yorgunluğu Nasıl Geçer, Bedenimizin dışarıya açılan kapısı olan gözlerimiz, diğer organlarımızdan daha yoğun çalışır. Bunun nedeni ise gün boyu sürekli açık ve aktif durumda olmasından kaynaklanır, öyle ki gözler; uzak ve yakın karanlık ve aydınlık gibi durumları görmek için farklı kasılma ve odaklanma hareketleri yapar. Bu durumda gözler de yorgunluk ve kanlanma meydana gelir. Göz yorgunluğunu günümüz modern insanının ortak sorunudur. Gözlerimizi tam olarak uyurken dinlenir. Bazı gözler daha hassas olabilir. Bu durumda daha erken yada geç yorulabilir. Göz çevresinde ve beyazında kızarıklık, göz kapaklarında düşüklük göz yorgunluğunun göstergesidir. 

Göz yorgunluğu nasıl geçer, neler yapılabilir

Bitkisel tedaviler göz yorgunluğuna iyi gelmektedir. Ayrıca göz pınarlarında yağlanma ve daralmalar sonucu ortaya çıkan kurulukta gözde yorgunluğu ortaya çıkarır. Bu durumda doğala yakın göz yaşı damlaları kullanmak gerekir. Bu şekilde gözlerde meydana gelen yorgunluk kısmen azalır.

İçtiğimiz suyun kalitesi göz sağlığı için oldukça önemlidir. Temiz ve kaliteli su içildiğinde vücudun sterilizasyon ile ilgili bölümleri daha detaylı su temizliği yapacak ve gözlerde ki su da daha temiz olacaktır. Bu durumda göz yaşı yoğunluğunun uygun düzeyde olması ile göz yorgunluğu azalacaktır. Ayrıca yüzümüz ve gözümüz gün içinde 5-6 defa yıkanmalıdır. Soğuk su şiş ve yorgun gözlerin şişliklerinin inmesine ve rahatlamasına neden olur. Soğuk etkisi hassas göz çevresi kılcal damarlarının büzüşmesine ve rahatlamasına neden olur. Bununla birlikte soğuk su cildin nemli kalmasını sağlar ve kırışıklıkların azalmasına neden olur.

Göz yorgunluğunu sorun olmaktan çıkarmak için; salatalık önemli bir kaynaktır. Ayrıca salatalığın cilt üzerinde olan olumlu etkisi oldukça fazladır. Salatalık kürünü hazırlamak için bir adet orta boy salatalık buzdolabında soğutulur. Soğuk olduğu anlaşılan salatalık madeni para şeklinde dilimlere ayrılır. Devamında kapalı gözler salatalık ile ovulur. 10 dakika boyunca ovduktan sonra gözlerde meydana gelen şişliklerin azaldığı görülecek, kanlanmaları azaldığı gözlenecektir. Salatalığın soğuk etkisi kan damarlarının büzüşmesine neden olduğundan gözlerde kanlanmanın azalması doğru orantıdır. Ovulan gözlerde ferahlık ve canlılık ortaya çıkar. Ayrıca göz etrafında bulunan koyu halkalarında aydınlandığı gözlemlenir.

Göz yorgunluğunu azaltmak için bir başka yöntem ise yeşil çay poşetidir. Yeşil çay diğer bitkilerden farklı olarak tanen ağırlıklı bir bitkidir. Tanen göz şişliklerinin inmesinde önemli bir etki yapar. Ilık suda ıslatılan yeşil çay poşetinin suyu sıkılır. Daha sonra buzdolabında soğutulur. Yeşil çay poşetinin kuru olmaması gerekir. Soğuyan çay poşeti gözler üzerine hafif bastırılarak uygulanır. Yeşil çay içeriğinde bulunan antioksidanlar ve diğer içerik gözlerde yatıştırıcı etkiye sahiptir. Aynı zamanda yeşil çay antialerjik etki göstererek alerji nedeniyle oluşan göz kaşınmalarına da engel olur.

Geleneksel tedavi yöntemlerinde oldukça fazla kullanılan bir başka bitki aloe vera bitkisinin barbenides çeşitidir. Yaprakları içinde bulunan şeffaf jel insanlar tarafından şifa kaynağı olarak görülmüş asırlardır kullanılmıştır. Bitki içinde bulunan aminoasitler ve antioksidanlar sayesinde göz çevresinde rahatlama olduğu gözlemlenmiştir. Bu bitkinin bir çok çeşiti vardır. Hassas bünyelerde alerji etkisi yapabileceğinden önce el ve kol içinde denenmelidir. Göz içine sürülmemelidir. Ayrıca yukarıda adı geçen en az alerjen etkiye sahip olan çeşidini kullanmak gerekir. Bu bitkiye ulaşma imkanı bulamayan kişiler aleo vera kremi kullanabilirler.

Göz yorgunluğunu atlatmak için çiğ patates oldukça etkilidir. Bunun için buzdolabında soğuttuğumuz patates soyularak tekerlek şeklinde dilimlenir. Daha sonra göz üzerine hafifçe bastırılarak dairesel hareketler ile ovulur. Böylece göz yorgunluğu azaltılır.

Göz yorgunluğun]]> Zihin Yorgunluğuna Ne İyi Gelir https://www.halsizlik.gen.tr/zihin-yorgunluguna-ne-iyi-gelir.html Thu, 15 Nov 2018 21:18:02 +0000 Zihin yorgunluğuna ne iyi gelir: Zihin yorgunluğuna neyin iyi geldiğine bakmadan önce zihin yorgunluğunun sebeplerini bilmemiz gerekmektedir. Bu sebepleri azalttıktan sonra çeşitli bitki çayları ile yada çeşitli aktiviteler le bu s Zihin yorgunluğuna ne iyi gelir: Zihin yorgunluğuna neyin iyi geldiğine bakmadan önce zihin yorgunluğunun sebeplerini bilmemiz gerekmektedir. Bu sebepleri azalttıktan sonra çeşitli bitki çayları ile yada çeşitli aktiviteler le bu sorunun oluşmasına engel olabiliriz.

Zihin yorgunluğundan kurtulmak için neler yapmalıyız:  
Zihin yorgunluğunun zamanımızdaki en önemli sebebi aşırı iş yükü, yoğun çalışma ve boş zamanlarda dinlenmek yerine akıllı telefonlarla çok fazla zaman geçirmek diyebiliriz. Maalesef zihnimize dinlenme fırsatı tanımıyoruz. Farkında olsakta olmasakta bigisayar ve akıllı telofon  teknolojisi zihnimizin aşırı yorulmasına sebep olmaktadır. Aşırı zihin yorgunluğu beraberinde fiziksel rahatsızlıkların oluşmasına sebep verir. Uzmanların yaptıkları araştırmalarda zihin yorgunluğunun iş verimliliğini % 40 azalttığını saptamışlardır, yani neredeyse yarı yarıya çalışma gücümüz azalıyor. Bunun önüne geçmek için zihin yorgunluğumuzu çoğaltan teknoloji bağımlılığından kurtulmalıyız. Uyku düzenimiz çok önemlidir ve Mutlaka uykumuz düzenli olmalıdır. Sağlıklı bir uyku zihnimizin ve beynimizin dinlenmesi için en önemli şarttır. Strese sebep olacak unsurları olabildiğince ortadan kaldırmalıyız. Düzenli spor yapılmalıdır, spor yapmak zihnimizi dinlendirir. Sık sık doğaya çıkmalıyız doğa yürüyüşleri zihnimizi boşaltmamızı ve huzur bulmamıza sebep olur. Düzenli tatil yapmalıyız, tatil derken pahallı tatillere gidemesek te huzur bulup zihnimizi dinlendire bileceğimiz herhangi bir yer olabilir. Sağlıklı beslenmeye dikkat etmeliyiz, zihin yorgunluğuna iyi gelen besinleri tüketmeliyiz. 

Zihin yorgunluğuna ne iyi gelir
  • Zeytinyağının bolca tüketilmesi.
  • B 12 vitamin takviyesi.
  • Aşırı olmamak şartıyla çay ve kahve içmek.
  • Bol bol ceviz yemek.
  • Bitki çayları tüketmek.(örneğin ada çayı, kekik)gibi.
  • Mevsiminde bolca balık tüketmek.
  • Yoğurt yemek (yoğurt sinirleri yatıştırır.)
  • Yemekleri gazlı içecekler yerine ayranla içmek.
  • Kuru yemiş yemek özellikle badem yer fıstığı. 
Ayrıca şunlara da dikkat etmeliyiz; Alkol beyin fonksiyonlarını ve zihnimizi bozan, gerek vücut sağlığı gerek aile hayatı ve sosyal hayatta çok büyük tehlikelere sebebiyet verir. Alkolden mutlaka kendimizi ailemizi ve çevremizi korumalıyız. Uyuşturucuda zihnimize tedavisi olmayan hastalıkların oluşmasına sebebiyet verir. Zihin yorgunluğundan bir türlü kurtulamıyorsak, uzman doktorlara görünmeliyiz. Çünkü zihin yorgunluğunun depresyon gibi psikolojik hastalıkların belirtisi olabilir.
]]> Göz Yorgunluğu Belirtileri https://www.halsizlik.gen.tr/goz-yorgunlugu-belirtileri.html Thu, 15 Nov 2018 23:42:06 +0000 Göz yorgunluğu belirtileri: Göz yorgunluğu günümüzde sıkça karşılaşılan bir durumdur. Teknolojinin gelişmesi ve gözlerin devamlı olarak bilgisayarlara bakması göz yorgunluğunu arttırmıştır. Günümüzde kullanılan telef Göz yorgunluğu belirtileri: Göz yorgunluğu günümüzde sıkça karşılaşılan bir durumdur. Teknolojinin gelişmesi ve gözlerin devamlı olarak bilgisayarlara bakması göz yorgunluğunu arttırmıştır. Günümüzde kullanılan telefonlar, televizyonlar ve bilgisayarlar kişide göz yorgunluğuna neden olan en büyük etkenler arasında yer almaktadır. Tüm bunların yanı sıra loş ışıkta fazla kalmakta kişide göz yorgunluğuna neden olmaktadır. Gözler her zaman ışığa karşı duyarlıdır. Fazla ışıktan veya net ışığı olmayan ortamlarda kalmaktan kaçınmak gerekmektedir. Günümüz şartları gözlerde fazlasıyla yorgunluk oluşturmaktadır. Kişide fazla kitap okuma alışkanlığının olması ve özellikle geceleri kitap okunması gözlerde zamanla yorgunluk oluşmasına neden olmaktadır. Tüm bu sebeplerden dolayı gözlerinizi mümkün olduğunca dinlendirmeye çalışmalısınız. İşten geldikten sonra veya boş zamanlarınızda gözlerinizi kapatarak bir süre dinlendirmeyi tercih etmelisiniz. Ayrıca geceleri çok geç yatmamak gözleri dinlendirmek için yapılabilecek en faydalı unsurlar arasındadır. Mesleğinizle ilgili bir mecburiyet yok ise bilgisayar ışıklarından olabildiğince uzak kalmak gerekmektedir. Çok fazla araba kullanmakta gözlerde fazlası ile yorgunluğa neden olmaktadır. 

Tüm bu sebeplerle gözlerde oluşan yorgunluğu en aza indirmek için gözlerinizi bol bol dinlendirmeli ve özellikle gözlere faydası ile bilinen vitaminlerle beslenmelisiniz. Göz yorgunluğunuz gözlerinizi dinlendirdiğiniz halde geçmiyorsa mutlaka doktora gitmelisiniz. Göz yorgunluğu belirtileri altında başka göz rahatsızlıkları olabilmektedir. Göz yorgunluğu gözlerde ciddi bir rahatsızlığa yada uzun süreli rahatsızlık sonuçlarına neden olmamaktadır. Fakat kişinin bir kaç günde olsa problem yaşamasına neden olur ve günlük faaliyetlerinin kısıtlanmasına neden olmaktadır. Kişide yorgun gözler konsantre yetersizliğine neden olur. Gözlerde yorgunluk şikayetlerinin ortadan kalkması bazen ortam şartlarını iyileştirmeniz ve altta yatan etkeni tedavi etmeniz halinde birkaç gün içerisinde geçecektir.

Göz yorgunluğu belirtileri arasında yer alan unsurlar:
  • Sabah uyanırken veya gün içerisinde gözlerde kızarıklık gözlemlenmesi
  • Zaman zaman gözlerde yanma ve kaşıntı hissedilmesi
  • Gözlerde özellikle dışarı çıkıldığında devamlı olarak sulanma veya kuruma oluşması
  • Televizyon, bilgisayar ve telefona bakıldığında gözlerde oluşan kızarıklık ve sulanma
  • Işığa karşı gözlerde aşırı hassasiyet hissedilmesi
  • Bir yere bakarken odaklanarak bakmada zorluk çekmek
  • Gözde oluşan zaman zaman batma veya içinde bir şey varmış gibi acı hissi yaşamak
]]>
Beyin Yorgunluğu Belirtileri https://www.halsizlik.gen.tr/beyin-yorgunlugu-belirtileri.html Fri, 16 Nov 2018 13:30:22 +0000 Beyin Yorgunluğu Belirtileri, Gün içinde ve iş hayatında bir türlü konsantre olamıyor iseniz, bildiğiniz şeylerden emin olamıyor iseniz, kafanızı bir türlü toplayamıyor iseniz, doğru kararlar veremiyor iseniz ve sık, sık Beyin Yorgunluğu Belirtileri, Gün içinde ve iş hayatında bir türlü konsantre olamıyor iseniz, bildiğiniz şeylerden emin olamıyor iseniz, kafanızı bir türlü toplayamıyor iseniz, doğru kararlar veremiyor iseniz ve sık, sık bir şeyleri unutuyor iseniz beyin yorgunusunuz demektir. Beyin yorgunluğuna; şehir hayatı, geçim sıkıntısı, çok fazla iş yükü, gün içerisinde yaşamış olduğunuz olumsuzluklar, aşırı stres ve teknolojik olumsuzluklar gibi birtakım sebepler oluşturur. Beyin yorgunluğu kişinin verimliliğini yüzde kırk civarında azaltan bir durumdur. Kişinin sağlıklı kararlar ve problemlere pratik çözümler almasının önüne geçer, yaratıcılığını düşürür, kişinin kaygılarını artırır hatta kişinin depresyona girmesine dahi sebep olur. Beyin yorgunluğu yaşa bağlı olmayarak bellek bozukluğu ile Alzheimer hastalığından çok daha farklı olarak yalnızca yaşlılık sorunu olmayıp her yaş grubunda görülmektedir. Beyin yorgunluğunda beynin kayıtlama merkezi Alzheimer rahatsızlığında olduğu gibi tamamen bozulmamıştır. Ancak yenin bellek kaydı sırasında gecikmeler ve zorlanmalar olur. Mesela kişi okumuş olduğu şeyleri anlayabilmek için tekrar, tekrar okuma ihtiyacı duyar. Okumuş olduğu kitabın bir sayfasını kur iken okumuş olduğu bir önceki sayfaya sık, sık bakar. Ezber yapmak zorunda olanlar içinde daha farklı bir sıkıntı vardır. Bunu yapabilmek için her zamankinden daha çok zaman harcanır. Ayrıca uzman doktorlara göre beyin yorgunluğu bayanlarda erkeklere göre daha çok görülür. 

Beyin Yorgunluğu Belirtileri

  • Algılama ile konsantrasyon eksikliği
  • Çabuk sinirlenmek
  • Hiç bir şeye odaklanamamak
  • Beyinde ağırlık hissi
  • Ezberleme ile öğrenme zorlukları
  • Dikkatsizlik
  • Tahammülsüzlük

Beyin Yorgunluğu Nedenleri

  • Baz istasyonları, radyo ile televizyon dalgaları, yüksek gerilim hatları, cep telefonu istasyonları beyin yorgunluğunun en önemli sebeplerinden biridir.
  • Çalışan kişilerin sağlıklıksız yerlerde çalışmaları da beyin yorgunluğuna yol açmaktadır. Oda kapasitesine uygun olarak işçi çalıştırmalı, havalandırmaya ve sıcaklığa dikkat edilmesi gerekir. Oda ısısı maksimum yirmi üç derece olmalıdır çünkü çok fazla ısı beyin fonksiyonlarını olumsuz yönde etkiler. Yapılan araştırmalar sonucunda insan beyninin soğuk ortamda sıcak ortama göre daha iyi performans gösterdiği kanıtlanmıştır.
  • Uyuşturucu ile alkol gibi kullanılan zararlı maddeler bellek sorunlarının yaşanmasına, algılama ve öğrenmede fonksiyon kaybına yol açar.
  • Stres beyin yorgunluğunun en önemli sebepleri arasında yer alır. Mesela oldukça sert bir disiplin uygulanmakta olan iş yerlerinde yoğu stres altında çalışmakta çalışan kişiler üstünde baskı oluşturarak çalışanların performansını olumsuz yönde etkiler. Bu sebepten dolayıda çalışanlar hoşgörülü bir ortamda, stresten uzak bir şekilde çalışmalıdırlar. 
  • Elektronik cihazlardan ve bilgisayardan yayılmakta olan elektromanyetik dalgalar beyin yorgunluğuna yol açar. Bu sebepten dolayı da çalışma ortamı sık, sık havalandırmalıdır ve ortam sade olmalıdır.
  • Demir eksikliği, B12 vitamini ve uykusuzluk beyin yorgunluğuna yol açar. 
  • Beyin sağlınız için stresten uzak durmalı, beslenmenize özen göstermeli, düzenli uyku uyumalı, iş hayatında kendinizi fazla yormamak beyin sağlığınız bakımından oldukça önemlidir.
]]>
Kas Yorgunluğu https://www.halsizlik.gen.tr/kas-yorgunlugu.html Fri, 16 Nov 2018 13:52:59 +0000 Kas Yorgunluğu, vücudun belli noktalarında kronik kas ağrısı, uyku bozuklukları, yorgunluk,  hafıza sorunları ve hassasiyetle karakterize bir durumdur. Kas yorgunluğunun sebebi tam olarak anlaşılmış değildir, ama Kas Yorgunluğu, vücudun belli noktalarında kronik kas ağrısı, uyku bozuklukları, yorgunluk,  hafıza sorunları ve hassasiyetle karakterize bir durumdur. Kas yorgunluğunun sebebi tam olarak anlaşılmış değildir, ama kas yorgunluğuna sahip olan kişilerin farklı bir ağrı süreci yaşadıkları bilinmektedir. Tüm kas yorgunluğu vakaların tahmini % 80-90 arası kadınlarda ortaya çıktığı bildirilmiştir. Genellikle orta yaş kimselerde sırasında teşhis edilmektedir.

Kas yorgunluğu belirtileri doğrudan duygusal veya fiziksel travmatik olay sonrasında görülebilir ya da belirgin bir sebep olmadan yavaş yavaş şiddeti artabilir. Kas yorgunluğu olan herkes bozukluğunun tüm özelliklerine sahip olması beklenmediği gibi bazı belirtiler bir süreliğine hafifleyebilir. Günümüzdeki analjezikler ve antidepresanlar dahil olmak üzere birkaç ilaç kas yorgunluğu belirtilerini engellemek için kullanılabilir.

Sebebi olarak anlaşılamamakla birlikte, bazı durumlarda yaralanma, hastalıklar, bazı kronik hastalıklar ve travmatik sorunlara bağlı olarak meydana gelmektedir. Yanı sıra kas yorgunluğu için genetik bir bileşeninin de olduğu öne sürülmüş. Bazı vakalarda, tedavi edilmezse, kas yorgunluğu ağrısı hemen acil bir ortamda değerlendirilmesi gereken önemli bir duygusal duruma yol açabilir. Eğer ki sizde veya çevrenizdeki birinde kendine zarar verme düşünceleriyle intihar düşünceleri ya da şiddetli depresyon gibi ciddi belirtiler var ise (112) arayıp derhal tıbbi yardım almanız önerilir. Kas yorgunluğu için tedavi görüyor ama hafif belirtiler tekrarlayabilir ya da inatçıysa bu durumda da acil yardım isteyiniz.

Kas Yorulması Belirtileri

Kas yorgunluğu, sıklıkla kalıcı kas ağrısı ile alakalıdır. Özellikle ağrılı lokalize bölgelerde ve ya hareketli noktalarda görülür. Kronik ağrı, stres ve uyku eksikliği ve benzeri duygusal belirtiler de kas yorgunluğu sebebiyle olabilir. Fibromiyalji hastalığı bunlardan başka sağlık sorunları da doğurmaktadır. Bunlar;

  • Endometriozis,
  • İrritabl barsak sendromu
  • Uyku bozuklukları ve benzeri sorunlara da yol açabilir.

Kas Yorgunluğu Fiziksel Belirtileri

  • Egzersiz yapamama,
  • İshal ya da kabızlık ve benzeri sindirim sorunları,
  • Yorgunluk,
  • Düzensiz kalp atışları,
  • Migren ya da gerilim tipi baş ağrısı,
  • Şiddetli kas ağrısı,
  • Ayak ve ellerde uyuşma,
  • Uyku bozuklukları,
  • Uyandığınızda sertlik,
  • Hassas noktalardaki belirli bölgelerde yoğun hassasiyet,

Kas Yorgunluğunun Duygusal Belirtileri 

  • Kaygı
  • Depresyon
  • Açık bir şekilde düşünmede zorlanma
  • Hafızada tutma zorluğu

Ciddi Durum Gösteren Belirtiler

Bazı durumlarda, tedavi edilmez ise, kas yorgunluğu ağrısı acil bir ortamda değerlendirilmesi gereken önemli bir duygusal duruma yol açabilir. Eğer siz veya sizinle olan biri bu ciddi belirtilerden herhangi birine sahipse kesinlikle tıbbi yardım almalıdır:

  • Tehditkar, irrasyonel ya da intihar davranışı gibi, kendisine ya da başkalarına bir tehlike oluşturmak
  • İntihar düşüncesi
  • Şiddetli depresyon

Kas Yorgunluğu Nedenleri

kas yorgunluğu nedeni henüz anlaşılamamıştır. Bazen travmatik yaralanmalar, bazen hastalıklar, bazen stres, bazen psikolojik travma veya cerrahi ile birlikte gelişebilir fakat bunların kas yorgunluğuna neden olduğu kanıtlanamamıştır. Genetik meyili olmak da sebepler arasında yer alır.

Kimler Risk Altında

Bir dizi faktör kas yorgunluğu ile ilişkilidir. Risk faktörleri şunlardır:

  • Ankilozan spondilit (omurganın omurları arasında olan eklem iltihabı)
  • Kas yorgunluğu aile öyküsü
  • Romatoid artrit (eklem iltihabıyla karakterize kronik otoim]]> Göz Yorgunluğuna Ne İyi Gelir https://www.halsizlik.gen.tr/goz-yorgunluguna-ne-iyi-gelir.html Sat, 17 Nov 2018 06:06:41 +0000 Göz yorgunluğuna ne iyi gelir; birçok nedene bağlı olarak göz yorgunluğu yaşanabilir. En çok görülen göz yorgunluğu sebepleri; uyku eksikliği, yanlış görme, alerji, stres, parlak poz ışıkları, dijital cihazlara uzun süre Göz yorgunluğuna ne iyi gelir; birçok nedene bağlı olarak göz yorgunluğu yaşanabilir. En çok görülen göz yorgunluğu sebepleri; uyku eksikliği, yanlış görme, alerji, stres, parlak poz ışıkları, dijital cihazlara uzun süre bakmak ve uzun süre düşük ışıkta kitap okumaktır. Gözler sadece uyku zamanında dinlenir. Bu sürenin dışında gözler sürekli çalışır. Gözler hassas bir yapıya sahiptir ve zamanla yorulabilir. Gözlerde yorulmaya bağlı olarak gözlerde ağrı, görmede buğulanma, tahriş, kızarıklık, çift görme, sulanma veya kaşıntı olmaktadır. Ayrıca bunların yanında gözaltı torbaları ve göz çevresi mor halkalar, göz yorgunluğunda görülebilmektedir. Göz yorgunluğu dikkate alınmalıdır. Çünkü göz yorgunluğu ilerlerse bazı durumlarda görme kaybına sebep olabilir. Göz yorgunluğu için göz damlası ve ilaçların yanı sıra bir çok doğal yöntemi bulunmaktadır.

    Göz yorgunluğuna ne iyi gelir:

    Su: Cilt için çok önemli olan su, göz sağlığı açısından da önemlidir. Gün içerisinde bir kaç defa soğuk su ile yüz yıkanabilir. Soğuk su şişmiş ve yorgun gözlerin rahatlamasını sağlar. Ayrıca soğuk su, kan damarlarını daraltır ve şişliğin azalmasına yardımcı olur.

    Soğuk salatalık: Salatalık, cilt bakımı ve cilt sağlığı için kullanılan bir besindir. Göz yorgunluğunda kullanılan bitkisel yöntemlerden en etkili olanı, salatalık ile yapılan göz çevresi doğal tedavisidir. Bir tane salatalığı buzdolabında bekletin ve sonra dilimler halinde kesin. Bu salatalık dilimlerini dairesel hareketler ile yaklaşık 10 dakika boyunca gözler ovulur. Ayrıca yüksek su içeriği ile yorgun gözlerin etrafında oluşan renk değişiklikleri ve şişlikleri azaltmaya yardımcı olur. Göz altlarına yumuşaklık ve ferahlık verir.

    Papatya çayı: Göz yorgunluğuna fayda sağlayan bir başka yöntem de papatya çayı torbalarıdır. Papatya, rahatlatıcı ve yatıştırıcı etkisi vardır. Bu sayede gözlerdeki stresi azaltacaktır. Bir bardak sıcak su içerisine iki papatya çayı torbası koyarak 5 dakika bekletin. Sonrasında bu torbaların birini buzdolabına diğerini ise mutfak tezgahına koyun. 5 dakika kadar kapalı tuttuğunuz gözlerin üzerine sıcak olan papatya çayı torbasını koyun. Soğuk tedavi için ise, buzdolabından çıkardığınız çay poşetini göz kapaklarınızın üzerine uygulayın. Bu uygulamayı istediğiniz sıklıkla yapabilirsiniz. Ayrıca göz yorgunluğu belirtilerini hafifletmek için, günde 2-3 bardak papatya çayı içebilirsiniz.

    Gül suyu: Yorgun ve gergin gözler için gül suyu da etkin bir çözüm yoludur. Gül suyu göz şişliklerini ve göz çevresindeki halkaları azaltmada etkilidir. İlk olarak soğuk su ile gözlerinizi yıkayın ve kurulayın. 2 tane pamuk toplarını gül suyuna batırarak, gözlerinizin üzerine yerleştirin. Bu uygulamayı günde 2 defa tekrarlayabilirsiniz.

    Tam yağlı süt: Tam yağlı sütün yorgun gözlere rahatlatıcı ve yatıştırıcı etkisi vardır. Ayrıca göz tahrişini ve şişliğini azaltmada fayda sağlar. Bir pamuk topunu süte batırın ve yavaşça göz çevresinden başlayarak göz kapaklarına doğru birkaç dakika boyunca sürün.

    Aloe vera: İçeriğinde bulunan antioksidan ve vitaminler sayesinde göz yorgunluğu için de kullanılmaktadır. Taze aloe vera jeli gözlerin etrafına doğrudan uygulayabilirsiniz. Bir kaç dakika bekletildiğinde şişkinliği azaltabilir. Ancak uygularken göz içerisine kaçmamasına dikkat edilmelidir.

    Patates: Dilimlenmiş patatesleri göz çevresinde bir saat kadar bekletirseniz, göz çevresi yorgunluğuna sebep olan toksinleri emer.

    Sıcak kompres: Bu uygulama göz çevresindeki kasları gevşeterek kuru gözleri yatıştırmada ve göz yorgunluğunu azaltmada etkili olmaktadır. Sıcak su içerisine yumuşak bir bezi batırın ve sıkın. Sonrasında rahatça uzanarak gözlerinizi uzatın ve göz kapaklarının üzerine bu bezi koyun. Bir dakika boyunca yavaş yavaş nefes alarak rahatlayın. Bezi]]> Gün İçinde Yorgunluk https://www.halsizlik.gen.tr/gun-icinde-yorgunluk.html Sun, 18 Nov 2018 06:05:50 +0000 Gün İçinde Yorgunluk, kişinin günlük aktivitelerini yerine getirebilmesi adına kendisinde yeterli gücü bulamaması ve tükenmiş hissetmesidir.Bu bir rahatsızlık değildir, fakat sürekli bir hal aldığında mutlaka önlemlerin Gün İçinde Yorgunluk, kişinin günlük aktivitelerini yerine getirebilmesi adına kendisinde yeterli gücü bulamaması ve tükenmiş hissetmesidir.Bu bir rahatsızlık değildir, fakat sürekli bir hal aldığında mutlaka önlemlerinin alınması ve bu durumun giderilmesi gerekmektedir. Yaşam tarzındaki düzensizlikler sebebi ile oluşabilecek yorgunluklar eğer 15 günden fazla sürdüyse bir doktora başvurmak gerekebilir.

    Ne kadar dinlenseniz de her sabah güne çok yorgun başlamak, gün içerisinde çok erken saatlerde enerjinizin bitmesi ve her gün ardı ardına aynı his ile yaşamanız kronik yorgunluk vakasıdır. Ve tabanında bazı rahatsızlıkların habercisi olabilir ya da sürekli yorgunluk hali sonunda bazı rahatsızlıkların ortaya çıkması kaçınılmaz olabilir. Kendinizi gün içinde yorgun hissetmenizin nedenleri ve çözümleri konusunda kesinlikle bilgi sahibi olmalısınız. İşte bunlardan bazıları;

    Gün İçinde Yorgunluk Nedenleri

    • Uyku, yaşanan yorgunlukların en büyük ilacıdır. Fakat uyuduğunuz uykunun kalitesi çok önemlidir. Vücut birçok işlevini gece uykusu sırasında yapar. Kas ve kemiklerin güçlenmesi, kolesterol ve şekerin düzenlenmesi, vücudun yağ depolaması gibi daha birçok denge gece uykusu sırasında olur. Bu sebep ile düzenli ve kaliteli bir uyku dinlenmek ve yenilenmek bakımından şarttır. Uyku düzensizliği olan insanlarda sürekli yorgunluk kaçınılmaz olacaktır.
    • Fast food alışkanlığınız var ise, bu uzun süreçte size sürekli bir yorgunluk hissi verebilir. Bu tür beslenmeler hızlı enerji depolaması yöntemi gibi görünse de sağlık bakımından zararlıdır ve vücudunuzun ihtiyacı olan çoğu besinden mahrum edilmesine neden olur. Gerekli besinleri alamayan ve tek yönlü beslenen insan vücudu bir süre sonra halsiz düşecek ve enerjisini yitirecektir.
    • Yanlış beslenmeyle birlikte yetersiz beslenmek sürekli yorgunluğu tetikler. Az yeme sonucu oluşan enerji eksikliği, insanları erken saatlerde direncinin bitmesine neden olmaktadır.
    • Kansızlık, sürekli yorgunluğun en bilinen nedenlerindedir. Kansızlıkla birlikte oluşan demir eksikliği vücudun direncinin düşmesine ve yoğun halsizlik hissi ile birlikte sürekli yorgunluğa sebep olmaktadır.
    • Su tüketiminin vücuda sağladığı fayda bir hayli fazladır. Fakat pek çok insan bunun farkında değildir. Suyun gereğinden az ya da fazla tüketilmesi, insanlarda sürekli bir yorgunluk haline sebep olur.
    •  B vitamini, vücuttaki glikozun enerjiye dönüşmesini sağlar. Bu durumda vücutta olan B vitamini eksikliği, az enerji demektir. B vitaminini doğal besinler yolu ile almak ilk şarttır. Fakat bunlarında eksik kaldığı durumlarda farklı biçimde vücuda B vitamini takviyesi yapılabilmektedir. Böylelikle enerji bakımından yeterli olan vücutlarda yorgunluk hissiyatı oluşmayacaktır.
    • Gün içerisindeki hareket ritminiz çok önemlidir. Hareketsiz vücutlar buna alışacak ve bir zaman sonra sürekli yorgunluk hissi ile hiç hareket etmek istemeyebilir.
    • Diyabet hastalarının kurtarıcısı olan ensülin, bunun yanında normal kişilerde de eksikliği durumunda yorgunluğa sebep olabilmektedir ve bu yorgunluk gerekli takviye sağlanmadığı zaman sürekli yorgunluğa dönüşebilmektedir.
    •  İnsanların hissettiği gün içinde yorgunluk durumu, bazen vücutta bulunan enfeksiyonlar nedeniyle de olabilmektedir. Bu enfeksiyonların belirtilerinden biri olan halsizlik, enfeksiyon o vücutta olduğu sürece sürekli olmaktadır.

    Gün İçinde Yorgunluk Çözüm Yolları

    • Sürekli yorgun hissetmekten kaçmanın ilk şartı düzenli beslenmedir.
    • İnsan vücudunun ihtiyacı olan her besini yeterince tüketmek ve doğal beslenmek çok önemlidir.
    • Her sabah yapılan egzersizler ve haftanın belirli günlerinde yapılan düzenli bir spor sürekli yorgunluk adına alınan önlemlerdir.
    • Alkol ve sigaradan uzak ve düzenli bir hayat he açıdan yarar sağlamaktadır
    ]]>
    Yorgunluğa İyi Gelen Bitkiler https://www.halsizlik.gen.tr/yorgunluga-iyi-gelen-bitkiler.html Sun, 18 Nov 2018 08:39:01 +0000 Yorgunluğa İyi Gelen Bitkiler, Yorgunluk; Mevsimsel olarak ya da yoğun iş temposu, stres, uykusuzluk ya da yetersiz beslenme nedeniyle herkesi zaman zaman etkileyebilmektedir. Ayrıca troid hastalığı, anemi ve depresyon gibi bazı Yorgunluğa İyi Gelen Bitkiler, Yorgunluk; Mevsimsel olarak ya da yoğun iş temposu, stres, uykusuzluk ya da yetersiz beslenme nedeniyle herkesi zaman zaman etkileyebilmektedir. Ayrıca troid hastalığı, anemi ve depresyon gibi bazı hastalıkların başlangıç belirtisi olarak da ortaya çıkabilmektedir.
    Kronik yorgunluklarda mutlaka konusunda uzman bir doktora başvurarak altında yatan nedenlerin yanı sıra, tedavi yöntemleri hakkında bilgi alabilirsiniz.
    Dönemsel yorgunluklar içinse, yine uzman yardımı alarak enerji verdiği bilinen bazı bitki çaylarından faydalanılabilir. Örnek yeşil çay, ginseng, zencefil ve mate çayı gibi bazı çaylar zinde ve canlılık vererek yoğunlaşmayı arttırmaya yardımcı olabilir. Ancak yorgunluğa iyi gelen bitkiler’in (bunlar genelde demleme usulü tüketilen)  bir kısmı kafein içerdiğinden dikkatli tüketilmelidir çünkü uzun süreli kullanımı normal insanlarda bile tansiyona ve uykusuzluğa yol açabilmektedir.

    Yorgunluğa İyi Gelen Bitkiler;

    Biberiye; Akdeniz’e özgü bir bitki olan Rosemarinus officinalis (biberiye) yine Akdeniz mutfağında oldukça sık kullanılmaktadır. Sağlık alanındaki kullanım şekli ise kan dolaşımını arttırmak, sinirleri sakinleştirmek ve hafif depresyonların tedavisinde kullanılmasıdır. Biberiye bitkisi çay olarak, uykusuzluk ve yorgunluğa neden olabilen sindirim sistemi sorunlarını rahatlatmak için kullanılmaktadır. Bitkiden elde edilen yağ, harici olarak gerginliği ve kas ağrılarını almak için masajlarda kullanılır. Biberiye bitkisinin saf yağı, direk ağız yoluyla alınması özellikle emziren ya da hamile kadınlara önerilmemektedir. Ayrıca kan pıhtılaşması, şeker hastalığı, hipertansiyon ilacı alanların ve mide rahatsızlığı bulunanların biberiye bitkisini ve çayını tüketmesi tavsiye edilmemektedir.

    Yerba Mate; Güney Amerika kıtasında bulunan bir kaç ülkede geleneksel olarak içilen yerba mate çayı kafeine benzer uyarıcı bir madde içermektedir. Ülkemizde zayıflamaya yardımcı bitkiler içerisinde sıkça kullanılan yerba mate aynı zamanda amino grup asitler, mineraller ve vitaminler bakımından oldukça zengindir. Metabolizmayı hızlandıran bu bitki aynı zamanda gün içinde ihtiyaç duyduğunuz enerjiyi sağlayabilmektedir. Fakat uyku kaçırabileceği ve çarpıntı yapabileceği için, uzman kontrolü altında tüketilmelidir. 
    Ginseng: Doğu Sibirya’ya özgü bir çalı olan Eleutherococcus senticosus (Sibirya ginsengi) strese bağlı yorgunluğa iyi gelen bitkiler arasında yer almaktadır. Bir diğer ginseng türü olan panax ginseng’in ise enerjiyi yükselterek fiziksel ve ruhsal güç sağladığı belirtilmektedir. Fakat ginseng bitkisi kanı sulandırdığından kanamalara yol açtığından düzenli olarak aspirin türü ilaç kullananların ya da kan cıvılaştırıcı ilaç alanların tüketmemesi gerekmektedir.

    Siyah Çay; Camellia sinensis (Siyah çay) bitkisinden üretilen siyah çay, en fazla kafein içeren çayı yapılan bitkiler arasında bulunmaktadır ve bu özelliği ile yorgunluğa iyi gelen bitkiler içerisinde yorgunluğa geçici bir çözüm sağlayabilir. 250 ml demlenmiş siyah çayda (1 büyük kupa kadar) yaklaşık 50-85 mg arası kafein bulunmaktadır. Siyah çay, üretilirken bitkinin yaprakları tam işleme tabi tutulduğu için, aynı bitkiden üretilen yeşil çaya kıyasla çok fazla kafein içermektedir. Kafeinden dolayı, hamilelik ve emzirme dönemindeki bayanlara önerilmeyen siyah çay akşam saatlerinde içildiğinde uyku kaçırabileceği akıldan çıkarılmamalıdır.

    Yeşil Çay; Yorgunluğa iyi gelen bitkiler arasında yer alan ve Camellia sinensis (siyah çay) bitkisinin, yeşil yapraklarından üretilen yeşil çay kafeinli çaylar arasındadır. 250ml yeşil çay 25-40 mg arası kafein içermektedir. Yeşil çayın üretimi sırasında yapraklar daha az işlendiğinden siyah çaya göre daha sağlıklı bir alternatifdir. Kafein tüketmenin sakıncalı olduğu gebelik ve emzirme sürecinde yeşil çay içilmesi önerilmez. Ayrıca düzenli ilaç kullananlar yeşil çay tüketmeye başlamadan önce olas]]> Beyin Yorgunluğu https://www.halsizlik.gen.tr/beyin-yorgunlugu.html Sun, 18 Nov 2018 21:27:47 +0000 Beyin Yorgunluğu, iş yaşamında ve gün içerisinde konsantre olamıyor, kafanızı toplayamıyor, doğru karar veremiyor, bildiklerinizden emin olamıyor, çok sık unutuyorsanız beyin yorgunusunuz demektir. Beyin yorgu Beyin Yorgunluğu, iş yaşamında ve gün içerisinde konsantre olamıyor, kafanızı toplayamıyor, doğru karar veremiyor, bildiklerinizden emin olamıyor, çok sık unutuyorsanız beyin yorgunusunuz demektir.

    Beyin yorgunluğu; fazla iş yükü, teknolojik olumsuzluklar, gün içerisindeki yaşanan olumsuzluklar, şehir hayatı, geçim sıkıntısı, aşırı stres ve benzeri sebepler ile oluşmaktadır. Beyin yorgunluğu insanın verimliliğini %40 oranında azaltmakta, yaratıcılığını düşürmekte, problemlere pratik çözümler bulmasını ve sağlıklı kararlar almasını önlemekte, kaygıyı arttırıp hatta kişinin depresyona girmesine bile sebep olabilmektedir.

    Beyin yorgunluğunda; çok çabuk tepki gösterme, sinirlenme, tahammülsüzlük, konsantre olamama, unutkanlık ve benzeri belirtileri bulunmaktadır. Ayrıca uzmanlara göre beyin yorgunluğu kadınlarda, erkeklere göre oranla daha fazla görülmektedir.

    Beyin Yorgunluğu Nedenleri

    • Stres beyin yorgunluğunun çok önemli nedenlerinden biridir. Örneğin katı disiplin uygulanan işyerlerinde yoğun stres altında çalışmak bu da çalışanlar üzerinde baskı oluşturur performansı olumsuz yönde etkiler. Bu sebep ile çalışanlar stresten uzak, hoşgörülü ortamda motive edilmesi gereklidir.
    • Çalışanların sağlıksız şartlar altında ve ortamlarda çalışması da beyin yorgunluğuna sebep olmaktadır. Oda kapasitesine uygun olarak personel çalıştırılmalı, havalandırma ve sıcaklığa önem edilmelidir. Oda sıcaklığı en fazla 23 derece olmalıdır. Aşırı sıcaklık beyin fonksiyonlarını negatif etkiler. Yapılan araştırmalar sonucunda insan beyninin soğukta daha iyi performans gösterdiği görülmüştür.
    • Bilgisayar ve elektronik cihazlardan yayılmakta olan elektromanyetik dalgalar beyin yorgunluğuna neden olmaktadır. Bu sebeple çalışma yeri sade olmalı ve sık sık havalandırılmalıdır.
    • TV-Radyo dalgaları, baz istasyonları, cep telefonu sinyalleri, yüksek gerilim hatları beyin yorgunluğunun en önemli etkenlerindendir.
    • Alkol ve uyuşturucu benzeri maddeler bellek sorunlarının yaşanmasına, öğrenme ve algılamada gecikmeye neden olmaktadır.
    • Uykusuzluk, B12 ve demir eksikliği de beyin yorgunluğuna sebep olmaktadır. 

    Beyin Yorgunluğu Çözüm Yolları

    • Beyin yorgunluğundan kurtulmak için insan çalıştığı ölçüde kaliteli bir şekilde dinlenmelidir ve tatil yapmalıdır. Bir sene çalışıp bir hafta tatil yapmak kaliteli dinlenmek değildir. Yani yorgunluğun atılması düzenli olarak dinlenmektir. Örneğin bir seferde bir ay tatil yapmak yerine 3 ayda bir, 1 hafta tatil yapılmalıdır.
    • Strese sebep olan durumlar tespit edilmeli, sağlıksız ortamlardan kaçınılmalı, çalışma şartları iyileştirilmeli.
    • Spor yapmak beyin yorgunluğunu önemli ölçüde engeller. İnsan rahatlar, hücreler oksijen alır ve toksinler terle birlikte atılır.
    • İş sırasında veya sonrasında herhangi bir beyin aktivitesi ile uğraşmak beyni dinlendirir. Örneğin bir enstrüman çalmak.
    • Sürekli ve hiç dinlenmeden çalışmak değilde, dinlene dinlene çalışmak beyin yorgunluğuna iyi gelmektedir.
    • Besinlere dikkat edilmeli. Fındık, ceviz, kuru üzüm, yaban mersini, böğürtlen, somon, badem, sardalye, kepekli pirinç, zeytinyağı, üzüm suyu ve sıcak kakao beyin yorgunluğuna iyi gelen besinlerdir. Ayrıca kahve ve çay da beyin yorgunluğuna iyi gelir, fakat tüketirken aşırıya kaçılmaması gerekir.
    • Çok sık toprakla temas edilmeli. Böylece kişinin vücudunda bulunan yoğun enerji boşaltılır. Çıplak ayakla toprak üstünde yürümek enerji atmak için iyi gelecektir.
    • Teknoloji hayatı kolaylaştırırken çoğu soruna da sebep oluyor. Kablosuz araçların sebep olduğu dalgasız hava sahasından kurtulmak adına evlerde kablolu araçlar kullanılması lazım. Elektronik eşyaların bulundurulmaması veya az kullanılması gerekir.
    • Yerleşim yerleri şehir dışında olmalıdır. Böylece elektromanyetik ortamdan uzaklaşan kişi, beyin yorgunluğundan da uzakl]]> Aşırı Yorgunluk Ve Uyku Hali https://www.halsizlik.gen.tr/asiri-yorgunluk-ve-uyku-hali.html Mon, 19 Nov 2018 03:19:03 +0000 Aşırı yorgunluk ve uyku hali, sorunu olanlarda huzursuzluk olması normal bir tepkidir. Böyle aşırı yorgunluk, huzursuzluk zamanla yerini kronik yorgunluk sendromu denilen soruna bırakır. Bunun devamında kişilerde aşırı yorgunluk Aşırı yorgunluk ve uyku hali, sorunu olanlarda huzursuzluk olması normal bir tepkidir. Böyle aşırı yorgunluk, huzursuzluk zamanla yerini kronik yorgunluk sendromu denilen soruna bırakır. Bunun devamında kişilerde aşırı yorgunluktan dolayı uyku hali meydana gelir. Eğer uzun süren aşırı yorgunluk, halsizlik ve uyku hali oluyorsa, hiç ihmal etmeden doktora gidilmelidir. Sürekli halsizlik, aşırı yorgunluk hissi olması halinde, az enerji harcanacak işlerin bile yapılmasında güçlük çekilmesi, sürekli uyku halinin olması halinde mutlaka yorgunluk sendromu açısından değerlendirme yapılmalıdır. Aşırı yorgunluk ve uyku hali tek başına bir hastalık olarak görülmese de, altta yatan başka bir hastalığın belirtisi şeklinde ortaya çıkmış olabilir.

      Aşırı yorgunluk ve uyku hali hangi hastalıkların belirtisi olabilir

      Dinlenmeye rağmen rahatlık hissedilememesi, bu sorunların 6 aydan daha uzun etkili olması durumunda kronik yorgunluk şeklinde değerlendirme yapılır. Böyle bir sorunun varlığında kişi devamlı uykuya meyilli olur, evden bile çıkmak istemez, eklem ve kas ağrıları olur, kemikleri ağrır, hareketsiz bir yaşam sürmeye başlar. Aşırı yorgunluk herkeste yoğun işlerin sonrasında, çeşitli enfeksiyonlarda gelişebilir. Bunun dışında bazı ilaçların yan etkisi olarak, düzensiz bir beslenmenin sonucunda, yaşam tarzının uygun olmaması halinde, aşırı kilo alınması, sistemik hastalıklarda, alkol bağımlılığında, kanser türlerinde, hormonal hastalıklarda da aşırı yorgunluk ve uyku hali ortaya çıkabilir.

      Aşırı yorgunluk ve uyku hali kimleri etkileyebilir

      Aşırı yorgunluğun uzun sürmesiyle kronik yorgunluk sendromuna dönüşmesi halinde, bu problemlerin zamanında dikkate alınmadığı, gözden kaçtığı ortaya çıkar. Bundan genellikle çalışan, eğitimli ve gelir düzeyi yüksek olan kişiler, toplumlar etkilenir. Özellikle 30-50 yaş arası kadınlar bu problemden % 70 oranında etkilenir.

      Aşırı yorgunluk ve uyku hali belirtileri nelerdir
      • Kişide devamlı ya da tekrarlayıcı şekilde aşırı yorgunluk hissinin olması ya da belirli bir dönemde bunların ortaya çıkması
      • Ortaya çıkan aşırı yorgunluk fiziksel bir aktivite sonrasında çıkmıyorsa, aynı zamanda dinlenme sonrasında bile geçmiyorsa
      • Kişinin yaptığı iş, yaşam tarzı, sosyal ve eğitim alanındaki aktivitelerini engelliyorsa
      • Kişi konsantrasyon zorluğu çekiyor, hafızası bozuluyor, boğaz ağrısı, kas ve eklem ağrısı, ciddi derecede baş ağrısı çekiyorsa
      • Özellikle sabah kalktığında uyku hali bir türlü geçmek bilmiyorsa, bunlar aşırı yorgunluk ve uyku hali sorunlarının olduğunu gösterir.
      Aşırı yorgunluk ve uyku hali nasıl önlenebilir

      Bu sorundan kurtulmak için her gün kahvaltıyı aksatmadan yapmak gerekir. Ayrıca günde 2,5 litreden az olmamak koşuluyla su içilmelidir. Dik oturmaya çalışılmalı, cep telefonlarını daha az kullanmaya özen gösterilmelidir. Haftada 2 gün balık tüketilmeli, yeterince vitamin alınmalı, zinde olabilmek için sağlıklı besinler tüketilmelidir. Karanfil çiğnemekte aşırı yorgunluk ve uyku hali için olumlu etkiler yapacaktır. Kafeinden, alkolden ve sigaradan uzak durulmalıdır. Stresten mümkün olduğu kadar kaçınılmalıdır. Herkesin stres eşiğini aşmamaya çalışması önemlidir. Beslenmeye dikkat ederek, ideal kiloda olunmalı ve düzenli bir yaşam sürülmelidir.
      ]]>
      Gebelikte Yorgunluk https://www.halsizlik.gen.tr/gebelikte-yorgunluk.html Tue, 20 Nov 2018 02:50:15 +0000 Gebelikte yorgunluk, Gebeliğin özellikle ilk haftaları ortaya çıkan yorgunluk, halsizlik ve bitkinlik kendinize daha çok zaman ayırmanız yönünde size bir uyarıdır. Gebelik döneminde anne adayında oluşan fizyolojik değişimler Gebelikte yorgunluk, Gebeliğin özellikle ilk haftaları ortaya çıkan yorgunluk, halsizlik ve bitkinlik kendinize daha çok zaman ayırmanız yönünde size bir uyarıdır. Gebelik döneminde anne adayında oluşan fizyolojik değişimler bedende yorgunluğa neden olmaktadır. Vücutta oluşan yorgunluk hissi anne adayının devamlı uyuma ve uzanma isteği hissetmesine neden olmaktadır. Vücut gebelik döneminde bol bol dinlenmek ister. Gün boyu uyuma isteği anne adayını gebeliğin ileri ki aylarında dinamik olamaya hazırlamaktadır. Anne adayında gebelik sırasında solunum kapasitesi artmaktadır. Soluklar derinleşir. Amaç bebeğin daha çok oksijen alması ve gebeliğin ileri ki dönemleri de rahimin akciğeri yukarı doğru itmesi de yeterli oksijenin alımını sağlamaktır. Anne adayında kan damar sistemi de dolaşan kan hacmi ve vücut sıvısı artmaktadır. Kalp daha güçlü ve hızlı çalışmaktadır. Tüm bu değişimler ve rahimin giderek büyümesi, bebeğin ağırlaşması ve daha bir çok gebelikten kaynaklanan nedenlerle anne adayında yorgunluk gözlemlenir. Gebelikte yorgunluk doğuma kadar sürmektedir. Gebeliğin ilk haftalarından başlayıp orta dönemlerinde biraz normalleşen ve gebeliğin son aylarında tekrar kendini belli eden yorgunluk doğumun gerçekleşmesi ile yavaş yavaş anne vücudunu terk eder. Anne adayının gebelikte yorgunluk yaşamaması veya yaşadığı yorgunluğu en aza indirmek için sağlıklı beslenmesi ve kendine zaman ayırması gerekmektedir. Bol vitamin içerikli ve özellikle antioksidan içeren besinlerle beslenmesi gerekmektedir. Vücuda enerji verecek besinler takviye edilmesi ve bol istirahat anne adayının yorgunluk şikayetlerini en aza düşürecek ve fayda sağlayacaktır. Anne adayının yorgunluk, halsizlik ve bitkinliği ayağa kalkmasını engelleyecek derecede ise mutlaka doktora başvurmalı ve gerekli tahlillerle vücutta gerekli olan kalsiyum, mineraller ve vitaminlerin takviyesi yapılmalıdır.

      Gebelikte yorgunluk başa çıkma yolları:
      • Gebe olan anne adayı bol bol istirahat etmeli.
      • Vücut kapasitenizin üstünde olan ve güç gerektiren işlerden kaçınmalısınız
      • İşkolik olarak adlandırılan ve bazı anne adaylarında görülen fazla çalışmak gebelik döneminin kalitesiz ve devamlı yorgun olarak geçmesine neden olmaktadır.
      • Düzenli olarak küçük egzersizler yapın ve günlük kısa mesafe yürüyüşler yapın.
      • Beslenmenize dikkat edin ve düzenli öğünler tercih edin. Öğünlerinizde karbonhidrat ve bol yağlı yiyeceklerden kaçının. Ağır yemek öğünleri sindirim sisteminin daha fazla çalışmasına neden olarak sizde ayrıca yorgunluk oluşmasına neden olur.
      • Daha çok protein ağırlıklı beslenmeye çalışmalısınız.
      • Anne adayının bol miktarda c vitamini alması gerekmektedir.
      • Ruhsal stresten anne adayının uzak durması gerekmektedir. Ruhsal stres vücudun kendisini fazlasıyla yorgun hissetmesine sebep olmaktadır.
      • Uyku saatlerine dikkat etmelisiniz. Çok geç uyumamalı ve sabah çok geç saatlere kadar uyumayı tercih etmemelisiniz.
      • Topuklu ayakkabılardan kesinlikle uzak durmalısınız.
      • Devamlı oturur pozisyonda kalmamalısınız. Ara ara oturup ara ara uzanmayı tercih etmelisiniz.
      ]]>
      Aşırı Halsizlik Nedenleri https://www.halsizlik.gen.tr/asiri-halsizlik-nedenleri.html Tue, 20 Nov 2018 19:31:13 +0000 Aşırı halsizlik nedenleri, bitkinlik, yorgunluk, bezginlik gibi terimlerle ifade edilen aşırı yorgunluk, bedensel, zihinsel ya da her ikisinin aynı anda görüldüğü zayıflık halidir. Bedensel ve zihinsel yorgunluk tamamen birb Aşırı halsizlik nedenleri, bitkinlik, yorgunluk, bezginlik gibi terimlerle ifade edilen aşırı yorgunluk, bedensel, zihinsel ya da her ikisinin aynı anda görüldüğü zayıflık halidir. Bedensel ve zihinsel yorgunluk tamamen birbirinden ayrı olsa da her ikisinin aynı anda görüldüğü durumlarda vardır. Kişi uzun süre bedensel olarak halsizlik yaşadığında bu durum zamanla zihinsel olarak da etkisini gösterebilir ve dolayısıyla bedensel ve zihinsel yorgunluk aynı anda baş gösterir. Fiziksel halsizlik devam ettiği sürece kişi fiziksel aktivitelerini yerine getirmekte zorlanmaya başlar. Zihinsel yorgunlukta ise kişi devamlı bitkin, uykulu olur ve dikkatini toplamakta güçlük çeker.

    Halsizlik tek başına bir hastalık olarak değerlendirilmez. Birçok hastalığın belirtisi olarak ortaya çıkabilir. Fiziksel olarak gelişen aşırı yorgunlukta hastanın kasları normal zamanda yapılan aktiviteleri yerine getiremez. Kişi merdiven çıkarken, inerken, yürürken normalden çok daha fazla yorulur.

    Zihinsel halsizlikte ise, odaklanma, dikkat eksikliği gibi şikayetler yaşanır. Halsizlik ilerledikçe hasta sabahları yataktan kalkmaz istemez. Yataktan kalksa bile gün boyu uykulu ve dalgın olur. Aşırı halsizliğin pek çok nedeni vardır. Yazımızın devamında aşırı halsizliğin en bilindik nedenleri hakkında bilgiye ulaşabilirsiniz.

    Aşırı halsizlik nedenleri

    Psikolojik nedenler: Yakın birini kaybetmek, aşırı alkol tüketimi, uyuşturucu madde kullanımı, kaygı, stres, boşanma gibi pek çok neden psikolojik anlamda halsizliğe neden olabilir. Stres günümüzde pek çok hastalığı tetiklediği gibi halsizliğe de yol açabilir. Aşırı yaşanan stres için çare bulunamadığında sonuç olarak direkt halsizlik yaşanabilir. Depresyon yine halsizlik için bir nedendir. Depresyonun kendisi, depresyon için kullanılan ilaçlar kişinin kendini aşırı halsiz hissetmesine neden olabilir.

    Metabolizma hastalıkları: Diyabet, kansızlık, karaciğer hastalıkları, böbrek hastalıkları, Cushing hastalığı halsizliğe yol açan önemli hastalıklar arasında yer alır.

    İlaç kullanımı: Kullanılan bazı antidepresanlar, yüksek tansiyon ilaçları, kaygı için kullanılan ilaçlar, kolesterol dengeleyici ilaçlar aşırı halsizliğe neden olabilecek ilaçlar arasında sayılabilir.

    Akciğer ve kal hastalıkları: Astım, zatürre, kalp kapağı ile alakalı hastalıklar, kronik obstrüktif akciğer hastalığı, kalp yetmezliği gibi hastalıklarda aşırı halsizlik yaşanabilecek belirtiler arasında yer alır.

    Enfeksiyon hastalıkları: HIV virüsü, grip, öpücük hastalığı, sıtma, tüberküloz gibi enfeksiyon hastalıkları yine aşırı halsizliğe yol açabilen enfeksiyon türleri arasındadır.

    Menopoz dönemi: Menopozun en yaygın şikayetlerinden biri uykusuzluktur. Uykusuzluk şikayeti devam ettiği sürece kişi kendini gün boyu aşırı halsiz hissedebilir. Yaşanan hormonal dengesizlikler uykusuzluk başta olmak üzere halsizlik gibi daha birçok şikayetin başlıca nedenidir.

    Vücuttaki kimyasallar: Vücutta yaşanan mineral, vitamin gibi bileşenlerin eksikliği, zehirlenme aşırı halsizliğe neden olabilir. Özellikle gece geç saatlerde alınan aşırı alkol, kafein gibi maddeler gece boyu uykusuzluğa neden olarak sabah kalkıldığında aşırı halsizliğe sebep olabilir.

    Bacak sorunları: Bacaklarda meydana gelen problemler kişide halsizlik etkisi yaratabilir. Gece boyu şiddetli şekilde devam eden bacak ağrısı, kalitesiz bir uyku ile beraber gün boyu halsizlik hissine neden olabilir.

    Troid: Özellikle kadınlarda tiroid nedeniyle halsizlik şikayetine çok sık rastlanır. İlerleyen yaşlarda daha fazla etkili olan tiroid hastalığı için önlem alınmadığında halsizlikle beraber başka bulgular da ortaya çıkabilir.

    Aşırı halsizliğe neden olan diğer hastalıklar Vücut Yorgunluğuna Ne İyi Gelir https://www.halsizlik.gen.tr/vucut-yorgunluguna-ne-iyi-gelir.html Wed, 21 Nov 2018 00:57:54 +0000 Vücut yorgunluğuna ne iyi gelir, yorgunluk, uzun çalışma saati olan kişilerde ya da normal zamandan çok daha fazla çalışması gereken kişilerde geçici süreliğine ortaya çıkabilir. Bu gibi fiziki sebeplerden dolayı ortaya Vücut yorgunluğuna ne iyi gelir, yorgunluk, uzun çalışma saati olan kişilerde ya da normal zamandan çok daha fazla çalışması gereken kişilerde geçici süreliğine ortaya çıkabilir. Bu gibi fiziki sebeplerden dolayı ortaya çıkan yorgunluk kısa sürede, dinlenme sonrasında kendiliğinden ortadan kaybolabilir. Ancak uzun süreli vücut yorgunluğunun altında yatan bir neden de olabilir. Bu gibi durumlarda yorgunluktan kurtulmak için altta yatan neden bulunarak nedene yönelik tedavi başlatılması gerekir. Uzun süredir devam eden ve kronik bir hal alan yorgunluk genelde zihinsel yani psikolojik sebeplerden dolayı ortaya çıkar. Bu gibi durumlarda tıbbi destek alınması gerekebilir. Yorgunluğa, yaşam tarzı, psikolojik sorunlar, bazı hastalıklar, kullanılan ilaçlar neden olabilir. Yorgunluk için doktora başvurulduğunda doktor gerekli araştırmaları yaptıktan sonra uygun tedaviye başlayarak, sorunu çözmeye çalışır. Bu aşamada evde bazı yöntemlerden yararlanarak tıbbi tedaviye destek olmak mümkündür.

    Vücut yorgunluğuna ne iyi gelir

    Yazımızın başında söylediğimiz gibi yorgunluk birçok nedenden dolayı ortaya çıkabilir. Alta yatan önemli bir sorun varsa mutlaka doktora başvurularak bu sorunun  tespit edilmesi ve o yönde tedaviye başlanması gerekir. Tıbbi tedavinin haricinde doğal yöntemler kullanılarak yorgunluk bir nebze de olsa hafifletilebilir.

    Muz: Şekerin enerjiye dönüşmesini sağlayan potasyum bakımından zengin içeriğe sahip olan muz, ayrıca B vitaminleri, C vitamini, karbonhidrat, omega-3, omega-6 yağ asitleri, lif bakımından da iyi bir kaynaktır. Bu bileşenler vücut yorgunluğuna karşı iyi gelir. Gün içinde düzenli olarak 1-2 tane muz yiyerek enerji depolanabilir ve dolayısıyla yorgunluk giderilebilir.

    Yeşil çay: Bir fincan düzenli yeşil çay tüketimi özellikle stres nedeniyle yaşanan vücut yorgunluğuna karşı iyi gelir. Stresiz azaltarak, enerjinin artmasına yardımcı olan yeşil çay odaklanma problemine karşı da faydalıdır. Metabolizmanın aktif şekilde çalışmasını sağlayarak yorgunluğun ortadan kalkmasına sebep olur.

    Kabak çekirdeği: Yorgunlukla mücadele edebilmek için günde bir avuç kadar kabak çekirdeği tüketilmesi faydalı olur. Kabak çekirdeği, omega-3, B grubu vitaminler, manganez, magnezyum, demir, bakır, fosfor gibi bileşenler bakımından da zengin içeriğe sahiptir. Bu bileşenler bağışıklık sistemini kuvvetlendirerek vücut yorgunluğuna karşı iyi gelir. Vücut yorgunluğu haricinde zihinsel yorgunluk içinde kabak çekirdeği tüketimi uzmanlar tarafından önerilmektedir.

    Yulaf ezmesi: Vücut yorgunluğuna karşı mükemmel etkiler yaratan yulaf ezmesi, gün içinde beyin ve kaslar için vücuda yakıt depolaması sağlar. Karbonhidrat bakımından iyi bir kaynak olan yulaf ezmesi, enerjiyi arttırmak içinde oldukça faydalıdır. Fosfor, magnezyum, B1 vitamini, protein içeren yulaf ezmesi, sabah kahvaltılarında tercih edilebilir. Sabah kahvaltısında tüketilen yulaf ezmesi gün boyu kişinin enerjik kalmasını sağlayabilir.

    Yoğurt: Protein bakımından zengin içeriğe sahip olan yoğurt, bağırsaklarla alakalı sorunlara karşı iyi gelir. Hazmı kolay bir besin olan yoğurdun sindirimi de oldukça kolaydır. Gün içinde iki defa yoğurt tüketerek vücut yorgunluğuna çözüm getirilebilir.

    Ceviz: Yorgunluk için yaygın şekilde tüketilen ceviz, depresyon belirtilerini geçirmek içinde faydalıdır. Enerji oranını arttırarak vücut yorgunluğuna karşı iyi gelir. Günde 4-5 tane tüketerek yorgunlukla mücadele edilebilir.

    Fasulye: Yorgunluğa karşı oldukça etkili olan fasulye, lif bakımından zengin içeriğe sahiptir. Magnezyum, fosfor, potasyum ve demir gibi bileşenler sayesinde yorgunluğa fayda sağlar.  Düzenli fasulye tüketimi vücut yorgunluğu haricinde daha pek çok sağlık sorununa karşı da faydalıdır.

    Karpuz: Sıcak havalarda aşırı yorgunlu]]> Göz Yorgunluğu https://www.halsizlik.gen.tr/goz-yorgunlugu.html Wed, 21 Nov 2018 22:49:42 +0000 Göz yorgunluğu, gözlerin hiç dinlenmeden aktif bir şekilde kullanılması sonucu gözlerin yorgun düşmesi olarak tanımlanabilir. Tıta astenopi olarak tanımlanan göz yorgunluğu, çoğu zaman kişiyi oldukça rahatsız edebilece Göz yorgunluğu, gözlerin hiç dinlenmeden aktif bir şekilde kullanılması sonucu gözlerin yorgun düşmesi olarak tanımlanabilir. Tıta astenopi olarak tanımlanan göz yorgunluğu, çoğu zaman kişiyi oldukça rahatsız edebilecek bir boyuta ulaşabilir. Ancak göz yorgunluğu genellikle dinlenme sonrasında kendiliğinden geçebilecek bir sorundur. Genelde altta yatan ciddi bir durum olmasa da bazı zamanlarda farklı bir sorunun habercisi olarak yaşanabilir. Göz yorgunluğu beraberinde sihinsel yorgunluk, konsantrasyon eksikliği ve baş ağrısı gibi sorunlara neden olabilir.

    Göz yorgunluğu belirtileri
    • Bulanık görme
    • Göz etrafında ağrı
    • Göz ağrısı
    • Yorgunluk
    • Çift görme
    • Boyun ağrısı
    • Gözde yanma hissi
    • Göz sulanması
    • Baş ağrısı
    • Göze bir şey batıyormuş hissi
    • Işığa karşı duyarlılık
    • Kitap, gazete ya da bilgisayara bakarken konsantrasyon bozukluğu
    • Görüntüler arasında karmaşa
    Göz yorgunluğu nedenleri

    Göz kaslarının uzun zaman odaklı olması: Göz kasları uzun süre bilgisayar, kitap gibi herhangi bir nesneye sabit bir şekilde kalırsa gözde bulunan kaslarda gerilme yaşanır. Gerilen kaslar yorulur ve göz yorgunluğu açığa çıkar. Bu durum tıpkı egzersiz yaptıktan sonra kullanılan aksların yorulması gibidir.

    Işığın zayıf olması: Az ışık altında çalışan ya da kitap okuyan kişilerde gözler odaklanmak için oldukça zorlanır. Göz kasları durum karşısında zamanla yorularak, göz yorgunluğu yaşanır.

    Görme sorunları: Göz yorgunluğu, görme kabiliyeti zayıfladığında da ortaya çıkabilecek bir problemdir. Örnek gözlük kullanılıyor ve zamanı geldiğinde numara ayarı yapılmıyorsa göz yorgunluğu oluşabilir.

    Doğrudan göze ışığın temas etmesi: Göze direkt olarak ışık vurduğunda gözlerde odaklanma sorunu yaşanır. Bu durum zamanla göz kaslarının yorulmasına neden olarak, göz yorgunluğu başlar.

    Kontrast: Gözle bakılan obje ve çevre arasındaki parlaklık farkı olarak tanımlanan kontrast, göz yorulmasına sebep olan bir sorundur. Siyah bir zemin üzerinde duran beyaz kağıt, bu duruma örnek olarak verilebilir.

    Göz yorgunluğuna neden olan diğer sebepler
    • Stres
    • Uyuşturucu ve alkol kullanımı
    • Duruş bozukluğu
    • Uzun süre TV ya da bilgisayar karşısında kalma
    • Uzun saatler araba kullanmak
    • Uzun saatler loş ışığa maruz kalmak
    • Göz kaslarında gelişen dengesizlik

    Göz yorgunluğu tedavisi

    Göz yorgunluğu orta şiddetteyse gözleri kapatarak bir süre dinlenmek yorgunluğu geçirmek için faydalı olabilir. Ancak gözler devamlı olarak gün içinde yorgunluğa maruz kalıyorsa hayat tarzında bazı değişikliklerin yapılması gerekebilir. Kişi devamlı aynı noktaya bakmak zorundaysa ara ara yön değiştirerek gözlerini dinlendirebilir. Kitap okurken mesafe iyi ayarlanmalıdır.

    Göz yorgunluğu için göz damlası kullanılabilir. Göz damlası gözlerin nemlenmesini sağlayarak yorgunluğa karşı iyi gelir. Yoğun iş temposunda çalışanlarda, uzun süre kitap okuyanlarda ya da bilgisayar kullananlarda özler nemini kaybederek kurur. Bunun için damla kullanılabilir.

    Göz egzersizleri de göz yorgunluğu tedavisinde kullanılabilir. Gözler açılabildiğince açılır ve aşağı, yukarı, sağa, sola doğru oynatılır. Her yön için 10 tekrar yapılır. Parmaklar kullanılarak nazik hareketlerle göze masaj yapmak yine faydalı olur.

    Göz yorgunluğu için bitkisel reçetelerden yararlanılabilir. Yaban mersini göz yorgunluğuna iyi gelen bitkiler arasında yer alır. Gün içinde göz yorgunluğuna karşı 3 defa yaban mersini kapsülü alınarak göz yorgunluğu tedavi edilebilir. Göz yorgunluğu için altın mühür bitkisinden de yararlanılabilir. Altın mühür bitkisi göze masaj yapılarak ya da kompres uygulanarak]]> Çok Uyumak https://www.halsizlik.gen.tr/cok-uyumak.html Thu, 22 Nov 2018 22:29:40 +0000 Çok Uyumak ,Çok fazla uyumanın pek çok nedeni vardır. Herhangi bir hastalığın göstergesi olacağı gibi depresyonun da göstergesi olabilmektedir. 
    Çok Uyumak ,Çok fazla uyumanın pek çok nedeni vardır. Herhangi bir hastalığın göstergesi olacağı gibi depresyonun da göstergesi olabilmektedir. 

    Çok UyumakÇok Uykunun Nedenleri
    • Stres: Stres sürekli uyuma ihtiyacını doğurur. Çünkü stresli ve üzgün kişiler uyku sayesinde beynini meşgul eden sorunlardan uzaklaştıkları için sürekli uyumak isterler. Stres kişilerin ruhsal ve bedensel sağlıkları açısından önem arz etmektedir. Kişilerin sağlıklı bir yaşam geçirmesini engelleyen uyarıcılara karşı kişilerin fizyolojik ve psikolojik olarak gösterdiği tepkilere stres denilebilir. Kişiler beklemedikleri ve düşündüklerinin aksine gerçekleşen olaylar karşısında yetersizlik duygusu yaşamaktadır. Bu duygu stresin başlangıcına neden olmaktadır. Streste bireylerin sürekli yorgun ve uykusuz hissetmelerine neden olur. Sürekli uyuma ihtiyacını ortaya çıkarır. 
    • Hamilelik: Kadınların çoğu hamilelik döneminde sürekli uyku halinde olurlar. Uyku ihtiyacı ne kadar karşılanırsa karşılansın kadınlar bu dönemde her an uyuya kalabilirler. Hamilelik dönemindeki kadınlarda yorgunluk hissi de artacağından uyku ihtiyacı daha fazla görülür. 
    • Uyku Apnesi: Pek çok kişinin uykusunun, istediği kadar düzenli olmasına engel olan bu sorun kişi uzun süre uyuyor olsa da uyku bölünmesine neden olduğundan bir rahatsızlıktır. 
    • İlaç Kullanımı: Kişilerin sağlık amacıyla kullandıkları bazı ilaçlar uyku ihtiyacını da artırır. Bu bir rahatsızlık olarak ele alınmaz. Yan etkisi olan bu ilaçları kullanmanız çok uyumanıza neden olduğundan, ilaçları kullanım sıklığını değiştirmeniz gerekebilir. Elbette bunu hekime danışarak yapmanız gerekir. 
    • Yetersiz Beslenme: Kişilerin besinlerden gerekli vitamin ve proteinleri almaması ve sağlıksız beslenme kişinin vücut dengesini bozar. Bu da bireylerin uyku düzenini de olumsuz etkiler. 
    • Alkol ve sigara kullanımı: kişilerin alkolü çok fazla tüketmesi de beyni uyuşturucu etkisi nedeniyle daha fazla uyku ihtiyacına sebep olur. Aynı zamanda sigara tüketenler içinde sigaranın rahatsız edici kokusu, sürekli öksürüğe neden olması da sürekli uyanmanıza sebep olur. Bu da uyku düzensizliğine neden olduğundan sürekli uyuma hissine ve uyku kalitesinin bozulmasına neden olur. 
    • Narkolepsi: Sebebi tam olarak açıklanamıyor olsa da uyuma- uyanma arasındaki döngünün sağlanamaması dolayısıyla kişilerin ani olarak uykuya geçmesi ya da birden uyanması gibi açıklanmaktadır. 
    • Aşırı yorgunluk: Kişilerin sürekli yorgun ve halsiz olması uyku ihtiyacını artıran bir başka sebeptir. Kişiler ne kadar çok uyusa da hala uykuya doyamadıklarını belirtir. 
    • Kansızlık: Bazı bireylerin kansızlık sorunları nedeniyle uyku ihtiyacı çok fazla olur. Kansızlık sorunu halsizlik ve yorgunluğa neden olduğundan kişi sürekli dinlenmeye gereksinim duyar. 
    Çok fazla uyku hissiniz varsa bir hekime danışarak bunun asıl bedenini bulmalısınız. Gerek ilaçla gerekse evde kendi yöntemlerinizle bu sorunu aşmak için mutlaka tedavi olmanız gerekir. Çok fazla uyumak hem sizin gününüzün boşa geçmesine hem de rahatsızlığınızın giderek artmasına neden olabilir. Vücut programlanmış bir makine gibidir. En küçük bir aksaklık tüm sistemi etkiler. bu nedenle düzenli ve dengeli beslenme, su tüketimi ve sporu yaşamınızdan eksik etmemelisiniz. 
    ]]>
    Grip Ve Halsizlik https://www.halsizlik.gen.tr/grip-ve-halsizlik.html Fri, 23 Nov 2018 12:38:04 +0000 Grip ve halsizlik, grip influenza adındaki virüsle oluşan, 39 derece ve üstünde ateşle seyreden, hastada şiddetli eklem ve kas ağrılarına neden olan, halsizlik, titreme, bitkin olma, baş ağrısı ile kuru öksürük e Grip ve halsizlik, grip influenza adındaki virüsle oluşan, 39 derece ve üstünde ateşle seyreden, hastada şiddetli eklem ve kas ağrılarına neden olan, halsizlik, titreme, bitkin olma, baş ağrısı ile kuru öksürük eşliğinde meydana gelen enfeksiyon hastalığıdır. Bu etkilerin yanında hastalarda burun akıntısı, burun ağrısı, gözlerin kızarması ve akması gibi belirtilerde ilave olabilir. Meydana gelen belirtilerin bir haftada kaybolmasına rağmen, hastalardaki halsizlik 2 hafta daha devam edebilir.

    Grip nasıl bulaşır

    Bu rahatsızlık öksürük ya da hapşırma gibi eylemlerle virüslü su damlacıkları ile bulaşır. Vücudun içine giren virüsler alt ve üst solunum yollarına yerleşip, burada hızla çoğalırlar. 1-3 gün arası süren kuluçka devresiyle enfekte olanlar bu virüsleri başkalarına bulaştırır. 1-2 gün içinde hastada ani şekilde ateş yükselmesi, baş ağrısı, öksürük, kırıklık, halsizlik gibi şikayetler oluşmaya başlar. Bu belirtilerin ortaya çıkmasından 4-6 güne kadar bulaşıcılık devam eder. Virüs solunum yollarında çoğalarak, vücutta iskelet kasında, kulaklarda, karaciğer, kalp, kan ve merkezi sinir sisteminde yerleşmeye başlar. 

    Grip kimleri daha fazla etkiler

    Hastalık sağlıklı kişilerde bir haftada etkisini yitirir. Ancak çocuklarda yaşlı kişilerde, vücut dirençleri düşmüş olan kronik hastalıkları bulunan kişilerde daha ağır seyreder. Bu kişiler grip açısından yüksek riskli kabul edilir.

    Grip hastalığının komplikasyonları nelerdir

    Bu hastalık başlı başına ölümcül komplikasyonların nedeni olabilir. Bunun dışında solunum yollarında gelişen ikincil enfeksiyonların bir nedeni olabilir. Sinüsler, burun, boğaz, akciğerler ve orta kulağı etkisi altına alabilir. Zatürre gibi hastalıklar genellikle griple ilişkilendirilir. Gribe bağlı ölümler oldukça sık görülebilir. Astım alevlenmesi, orta kulak iltihabı, sinüzit, bronşit, akciğer hastalıkları gribe bağlı gelişebilir. Kalbi, kasları ve beyni etkileyen sorunlara da neden olabilir.

    Grip Ve Halsizlik

    Grip önlenebilir bir hastalık mıdır

    Gripten korunmanın en önemli etkeni bağışıklık sisteminin güçlendirilmesidir. Bunun için düzenli beslenme ve uyku düzeninin sağlanması, sigara ve alkolden uzak kalınması gerekir. C vitamini almak, bol su içmek, antioksidan ve mineral açısından zengin yiyecekleri tüketmek gerekir. Bunun dışında çevrede öksüren ve hapşıran insanlardan uzak kalmak, elleri sıkça yıkamak fayda sağlar. Günümüzde grip aşısı yaptırarak bu hastalıktan etkin şekilde korunmak mümkündür. Bu aşı ülkemizde özellikle risk grubuna giren kişilere tavsiye edilir. Ancak herkesin bu aşıyı yaptırmasında fayda vardır. Çocuklara 6 ay ile 3 yaş arasında yarım doz, 3 yaştan sonra tam doz aşı yapılır.8 yaşın altındaki çocuklara ilk defa yapılan grip aşısı iki doz halinde uygulanır. Daha sonra yılda bir kez yapılması uygundur. Erişkinlerde de senede bir doz yeterlidir. Bu aşı inaktif yani ölü bir aşı olduğu için, bağlantılı olarak grip gelişmez. Fakat alerjisi olanlarda, nörolojik hastalığı olanlarda, 6 aydan küçük çocuklara uygulanmaması tavsiye edilir. Aşının yapılması için en uygun dönem Eylül, Ekim ve Kasım aylarıdır. Ancak salgın olduğu zamanlarda Ocak, Şubat aylarında bile uygulanabilir. Aşının koruyucu etkisi için, yapıldıktan sonra 10-14 gün kadar beklenmelidir. Hastalığı ortaya çıkaran çok sayıda virüs olduğundan, her yıl yeni geliştirilen aşılardan tekrar yapılmalıdır.

    ]]>
    Halsizlik İçin Vitamin https://www.halsizlik.gen.tr/halsizlik-icin-vitamin.html Sat, 24 Nov 2018 08:25:29 +0000 Halsizlik için vitamin, bünyenin daha sağlıklı hale getirilmesinde, bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinde etkilidir. Hem sağlıklı bir beslenme düzeni kurulup, hem de doktora danışılarak ilaç formunda vitamin Halsizlik için vitamin, bünyenin daha sağlıklı hale getirilmesinde, bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinde etkilidir. Hem sağlıklı bir beslenme düzeni kurulup, hem de doktora danışılarak ilaç formunda vitaminlerden faydalanılabilir. Sağlıklı beslenme mümkün olduğu kadar doğal gıdalarla düzenlenmeli, alkol ve sigaradan uzak kalınmalı, hareketsiz yaşam tarzından uzaklaşılmalı ve bağışıklık sistemi güçlendirilmelidir. Çünkü halsizlik genel olarak tek başına bir hastalık kabul edilmez. Bu bir hastalığın belirtisi olarak yaşanır. Grip gibi solunum yolları hastalıklarında halsizlik etkisi sıkça görülebilir. Bu hastalıklardan korunmak içinde vücudun dirençli olması gerekir.

    Vitaminler ne işe yarar

    Vitaminler bağışıklık sistemini güçlendirir, vücudun gelişimini destekleyerek, normal büyümesine yardımcı olur. Ayrıca yardımcı organların ve hücrelerin işlevlerini yapmasını sağlarlar. Havuç yediğinizde içindeki A vitamini sayesinde göz sorunlarının önlenmesi, K vitamini aldığınızda kan pıhtılaşmasının sağlanması gibi etkiler görülür. Ancak vitaminlerin gelişigüzel kullanılması fayda yerine zarar getirebilir. Sağlığın ve güzelliğin korunması vitaminlerden geçmiş bile olsa, bilinçsiz bir tüketim tavsiye edilmemektedir. Aşırı miktarda kullanılan vitamin baş ağrısına, bulantı ve kusmaya, idrar yolu sorunlarına ve ölüme kadar gidecek bir süreci başlatabilir.

    Halsizlik İçin Vitamin

    Vitamin ihtiyacı nasıl karşılanmalıdır

    Halsizlik giderici vitamin kullanımı vücuda sayısız fayda sağlayabilir. Vitaminler daha çok bitkisel ve hayvansal gıdalarda bulunmaktadır. Dengeli bir şekilde beslenmek, vücudun vitamin ihtiyacını karşılamaya yeter. Fakat özel dönemlerde yani gebelikte, spor yaparken, gelişme çağında ya da hastalıkların olduğu dönemlerde vitamin ihtiyacı artacağından, bunun ilaç formunda vitaminlerle karşılanmasında fayda vardır.

    Halsizlik için hangi vitaminler alınmalıdır

    E vitamini: Bu vitamin beyin yorgunluğundan kaynaklanan halsizlik için alınması gerekir. Beyne daha fazla oksijen gitmesini sağlayan E vitamini, yumurta sarısında, zeytin ve fındıkta bol miktarda bulunmaktadır.

    C vitamini: Bu vitamin kış aylarında görülen hastalıkları önlediğinden, halsizlik etkilerini giderir. Yaz döneminde oluşan halsizlik etkisi içinde tavsiye edilir. Özellikle kivi, portakal, ananas, yeşil biber, limon gibi besinlerde bol miktarda bulunur. Özellikle kuşburnu C vitamini açısından zengin, doğal bir antioksidandır.

    D vitamini: Metabolizmayı hızlandırarak, kalsiyum ve fosfor alımını kolaylaştıran bir vitamindir. Vücuttan halsizliği atan vitamin balık, süt, yumurta, peynir gibi yiyeceklerde bol miktarda bulunur.

    B12 vitamini: Bu vitaminin eksikliğinde vücutta kronik halsizlik ve yorgunluk gelişir. Bu sorunlar dinlenmekle geçmez. Mutlaka vücuda B12 vitamini takviye olarak alınmalıdır. Bir kan tahlili sayesinde vücudunuzda eksik olan vitamin rahatça belirlenebilir.

    ]]>
    Halsizlik Uyku Hali https://www.halsizlik.gen.tr/halsizlik-uyku-hali.html Sun, 25 Nov 2018 04:20:24 +0000 Halsizlik uyku hali, devamlı bir hale gelmiş olan halsizlik zamanla kronik yorgunluk sendromuna dönüşebilir. Bunun sonucunda kişide yorgunluğa bağlı uyku hali etkili olmaya başlar. Uzun süren halsizlik, yorgunluk ve uyk Halsizlik uyku hali, devamlı bir hale gelmiş olan halsizlik zamanla kronik yorgunluk sendromuna dönüşebilir. Bunun sonucunda kişide yorgunluğa bağlı uyku hali etkili olmaya başlar. Uzun süren halsizlik, yorgunluk ve uyku hali durumlarında, mutlaka doktora gidilmelidir. Kişilerin halsizlik hissetmesi, az enerji gerektiren işleri bile yapamaması, sürekli uyku halinin içinde olması halinde yorgunluk sendromu açısından sorgulanmaları gerekir. Halsizlik ve yorgunluk tek başına bir hastalık olarak kabul edilmese de, bir hastalığın belirtisi olarak yaşanıyor olabilir. 

    Halsizlik ve yorgunluk hangi hastalıkların belirtisi olarak yaşanabilir

    Kişilerin dinlenerek rahatlayamaması, bu halin 6 aydan fazla sürmesi kronik yorgunluk olarak kabul edilmelidir. Bu kişilerde uykuya meyilli olma, evden çıkmak istememe, eklem ağrıları, kas ağrıları, kemik ağrıları, hareketsizlik gibi etkilere neden olur. Halsizlik yoğun işlerden sonra, enfeksiyonlardan sonra herkeste gelişebilir. Ancak dinlenmeyle geçmeyen halsizlik durumunda, kronik yorgunluk varlığı düşünülmelidir. Kullanılan bazı ilaçlar, düzensiz bir yaşam tarzı, sağlıksız beslenme, enfeksiyonlar, aşırı kilo, hormonal hastalıklar, alkol bağımlılığı, sistemik hastalıklar, kanser gibi etkiler nedeniyle halsizlik ve yorgunluk meydana gelebilir.

    Halsizlik Uyku Hali

    Halsizlik ve yorgunluk en fazla kimlerde etkili olur

    Halsizliğin uzun süre devam etmesiyle kronik yorgunluk halini alması, genellikle gözden kaçan bir sorun olarak dikkat çekmektedir. Daha fazla eğitimli, çalışan ve gelir seviyesi yüksek olan toplum kesiminde etkili olmaktadır. Kadınlarda özellikle 30-50 yaş arasında % 70 oranında etkili olmaktadır.

    Kronik yorgunluk belirtileri nelerdir

    • Sürekli ya da tekrarlayıcı özellikte olan yorgunluğun başlaması ya da belli bir zamanda başlaması
    • Yorgunluğun bir aktivite sonucunda oluşmaması ve dinlenmeyle geçmemesi
    • Kişinin iş, yaşam, sosyal, eğitim aktivitelerini engelleyici tarzda oluşması
    • Hafızada bozulma, konsantrasyon güçlüğü, kas ağrısı, boğaz ağrısı, eklemlerde ağrı olması, ciddi baş ağrısı çekilmesi, sabahları uykulu halin devam etmesi gibi etkenler kronik yorgunluğun belirtileri arasındadır.

    Halsizliğin önlenmesi için alınacak önlemler nelerdir

    • Her gün düzenli olarak kahvaltı yapmak
    • Günde en az 2,5 litre su içmek
    • Dik oturmak
    • Cep telefonlarını az kullanmak
    • Karanfil çiğnemek
    • Haftada 2 gün balık tüketmek
    • Hareketsiz yaşamdan uzaklaşarak, egzersiz yapmak
    • Yeterli vitamini almak, vücudu zinde tutmak için içeceklerin sağlıklı olanını tercih etmek
    • Kafein, sigara ve alkolden uzak durmak
    • Stres yaşamın bir parçası olsa da, stresin kontrol edilmesi gerekir. Kişiler kendi stres eşiklerini aşmadan yaşamlarını düzene sokmalıdır. Sağlıklı beslenerek, kilolarını uygun seviyede tutmalı, yaşamlarında düzenli olmaya özen göstermelidirler.
    ]]>
    Dizlerde Halsizlik https://www.halsizlik.gen.tr/dizlerde-halsizlik.html Sun, 25 Nov 2018 11:02:39 +0000 Dizlerde halsizlik, çoğu kişinin yakındığı sağlık sorunlarından biridir. Dizlerde halsizlik birçok nedene bağlı olarak ortaya çıkabilir. Bu nedenlerden en sık karşılaşılanları uzun süre ayakta kalmak, yorucu Dizlerde halsizlik, çoğu kişinin yakındığı sağlık sorunlarından biridir. Dizlerde halsizlik birçok nedene bağlı olarak ortaya çıkabilir. Bu nedenlerden en sık karşılaşılanları uzun süre ayakta kalmak, yorucu egzersizler yapmak, bazı sağlık sorunları ve yetersiz beslenme olarak sıralanabilir. Dizlerde oluşan halsizlik oluşturabilecek hastalıklar ya da sorunlar genellikle kaslar ve sinir sistemi ile alakalı olarak gelişir. Bu tür bir soruna maruz kalan kişiler istirahat etmesine rağmen yakınmalar hafiflemiyorsa ve gün geçtik artıyorsa mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurmalıdır.

    Dizlerde Halsizliğe Yol Açabilecek Rahatsızlıklar Nelerdir

    Diyabet Hastalığı: Diyabet hastalığında ortaya çıkan semptomlardan birsi dizlerde halsizlik hissidir. Diyabet hastalığı nedeni ile sinirlerde hasarlar meydana gelebilir.

    Troid Bezinde Problemler: Troid bezi problemleri dizlerde halsizliğe neden olabilir. Troid bezi yüksek ya da düşük seviyelerde ise kas yorgunluğu yaşanabilir.

    Vitamin Eksikliği: Vitamin eksiklikleri dizlerde halsizliğe yol açan bir faktördür. Özellikle demir ve folik asit eksikliği dizlerde halsizliğe yol açabilir.

    Bel Fıtığı: Beldeki omurlarda yer alan disklerin fıtıklaşması nedeni ile sinir köklerinde basınç oluşur. Bu durumda dizlerde ağrı ve halsizlik hissi yaşanır.

    Dizlerde Halsizlik

    MS Hastalığı: MS hastalığı günümüzde yaygın bir şekilde görülmeye başlayan hastalıklardan biridir. MS başlangıçta hiç belirti vermeyen sinsice ilerleyen bir hastalıktır. Hastalarda yarattığı şikayetler baş dönmesi, uyuşukluk hissi ve dizlerde ağrı olarak sıralanabilir.

    Sinir Hücresi Dejenerasyonu: Bu sorun bedenin üst kısmında, kalçada dizlerin hareket etmesine yardımcı olan sinir hücrelerinin hasarlanması sonucu ortaya çıkar. Hastalığın neden kaynaklandığı günümüzde tam olarak tespit edilememekte ve progresif bir hastalık olarak tanımlanmaktadır.

    Kas Atrofisi: Kas erimesi olarak tanımlanmaktadır. Dizlerde büyük ölçüde halsizliğe yol açan hastalık fizik tedavi ve egzersizler ile kontrol altına alınmaktadır.

    Dizlerde Halsizliğe Yol Açan Diğer Nedenler

    • Gün içinde fazla kahve ve çay içmek, vücutta aşırı demir emilimine neden olarak dizlerde halsizliğe yol açabilir. Demir eksikliği yaşayan kişilerde beyin ve kalp oksijen gereksinimini yeteri kadar karşılayamaz.
    • Su ve sıvı tüketiminin gereğinden az olması vücudun halsiz düşmesine yol açar.
    • Aç karnına aşırı karbonhidrat tüketimi vücudun ağırlaşmasına neden olarak dizlerde halsizliğe yol açabilir.
    • Düzensiz uyku ya da yeteri kadar uykuyu alamamak gün içinde dizlerde halsizliğe yol açabilir.
    • Yetersiz beslenme, aşırı asitli içecek ya da et gibi asitli içeceklerin tüketilmesi dizlerde halsizliğe yol açabilen bir diğer nedendir.
    • Aşırı yürüyüş, egzersiz ve vücudu yoran sporlar dizleri direkt olarak etkileyerek, dizlerde halsizlik hissi oluşturabilir.
    ]]>
    Nefes Darlığı Halsizlik https://www.halsizlik.gen.tr/nefes-darligi-halsizlik.html Sun, 25 Nov 2018 17:22:31 +0000 Nefes darlığı halsizlik, nefes darlığı tek başına bir hastalık olmaktan ziyade, ciddi hastalıkların bir belirtisi olarak insanları etkilemektedir. Tıpta dispne olarak tanımlanan bu sorun, yeteri kadar soluk alamama, Nefes darlığı halsizlik, nefes darlığı tek başına bir hastalık olmaktan ziyade, ciddi hastalıkların bir belirtisi olarak insanları etkilemektedir. Tıpta dispne olarak tanımlanan bu sorun, yeteri kadar soluk alamama, kişiyi rahatsız edecek solunumda farklılık, göğüste sıkışma gibi etkilerle hissedilir. Sağlıklı bir insanın dakikada 14-18 defa nefes alıp vermesi gerekir. Solunum faaliyeti gerçekleştirilirken solunum kaslarının harcadığı enerji miktarı bütün vücudun harcadığı enerjinin % 5 ini teşkil eder. İstirahat zamanında yapılan sakin solunum bilinçaltında kişi fark etmeden yapılır. Fakat bazı durumlarda kişi bunun farkına varır ve bundan rahatsızlık duymaya başlar. Bu durumlar;

    • Sağlıklı kişilerde egzersiz yaparken olduğu gibi metabolik hızın artmasında
    • Solunumun ya da dolaşım faaliyetlerinin organizmanın ihtiyacını karşılamayacak kadar bozulması halinde, rahatsızlık başlar.

    Nefes darlığı yaşandığında, bu kişi tarafından algılanabilen sübjektif bir bulgudur. Nefes darlığı her hastada farklı şiddetle gelişir. Hastaların bazısında solunum yetersizliği ileri derecede olmasına rağmen, hasta nefes darlığı çektiğini kabul etmez. Bazıları ise hafif kronik bronşiti olsa bile, nefes darlığından şikayet edebilir. Yani nefes darlığı aynı ağrının hissedilmesi gibi, kişiden kişiye farklılık gösterir. Nefes darlığı çekenler bunun yanında halsizlik şikayeti yaşadıklarında, sorunlarını daha iyi fark edebilirler. Solunumla yeteri kadar oksijen alamayan vücutları gün boyu halsiz, bitkin ve yorgun olur.

    Nefes Darlığı Halsizlik

    Nefes darlığı en fazla hangi hastalıklarda etkili olur

    Bu sorun daha çok kalp ve akciğer hastalıklarında etkili olur. Bu hastalıklarda oluşan nefes darlığı ani ve şiddetli bir şekilde ortaya çıkabilir ya da çoğu hastada olduğu gibi ilk başta efor dispnesi olarak başlamaktadır. Bunun zamanında teşhis edilmemesi halinde, giderek kronikleşerek geri dönüşümü olmayan nefes darlığı haline gelebilir. Akciğer embolisi, kalp enfarktüsü, akciğer sönmesi, astım, zatürre gibi hastalıklarda, hastalar yakınması olmasa bile, aniden ortaya çıkan şiddetli nefes darlığı ataklarıyla karşı karşıya kalabilir. 

    Nefes darlığı nasıl belirlenir

    Bu şikayetle doktora giden hastanın öyküsü dinlenerek, nefes darlığına sebep olabilecek nedenler araştırılır. Hastaya hem fiziksel muayene, hem de akciğer grafisi, solunum fonksiyon testleri yapılarak tanı konulmaya çalışılır. Gerektiği takdirde EKG, arter kan gazları analizleri, ekokardiyografi ve laboratuvar testleri uygulanır. Bu tetkiklerin tamamlanmasından sonra, buna sebep olan hastalık belirlenir ve tedavi yoluna gidilir.

    Nefes darlığı tedavi edilmediğinde ne olur

    Bu sorunun tedavi edilmemesi halinde, altta yatan nedene göre hastanın hayatına mal olabilecek etkiler görülebilir. Özellikle kalp ve akciğerlerle ilgili hastalıklarda bu risk daha yüksektir. Ani gelişen şiddetli nefes darlığı mutlaka dikkate alınmalıdır. Yavaş ilerleyen nefes darlığında, hastalık giderek şiddetini arttıracağından, hasta bununla yaşamayı öğrenir ve bunu normal bir durum gibi değerlendirmeye başlar. Hastaların yaşam kalitesini yükseltecek, hastalığını tedavi edecek sürecin mümkün olduğu kadar erken başlaması, olası komplikasyonların önlenmesini sağlayacaktır. Nefes darlığı hafif olduğunda, hastaların buna alışacağı dikkate alınarak, kendilerinde halsizlik hissi olması halinde mutlaka doktora gitmeleri önerilir. Nefes darlığı halsizlik etkisi gösterebilir.

    ]]>
    Halsizlik Ve Baş Ağrısı https://www.halsizlik.gen.tr/halsizlik-ve-bas-agrisi.html Mon, 26 Nov 2018 08:55:23 +0000 Halsizlik ve baş ağrısı, kronik yorgunluk, kan şekerinin düşük olması ve vücutta su kaybı nedeni ile yaşanabilir. Şayet haftada bir ya da iki defadan daha fazla baş ağrısı ve halsizlik hissi yaşanıyorsa, bu duru Halsizlik ve baş ağrısı, kronik yorgunluk, kan şekerinin düşük olması ve vücutta su kaybı nedeni ile yaşanabilir. Şayet haftada bir ya da iki defadan daha fazla baş ağrısı ve halsizlik hissi yaşanıyorsa, bu durum günlük aktiviteleri engelliyorsa, nedensiz kişi kendini halsiz hissediyorsa altında yatan sebebin araştırılması için mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.

    Halsizlik Ve Baş Ağrısı Nedenleri

    Kronik Yorgunluk Sendromu: Sürekli baş ağrısı, halsizlik ve güç kaybına yol açabilir. Kronik yorgunluk sendromunun sebebi tam olarak bilinmemektedir. Ancak kansızlık, diyabet ve stres gibi bazı sağlık sorunları hastalığı tetikleyebilir. Kronik yorgunluk sendromu toplumda yaygın olarak görülmekte ve ciddi bir hastalık olarak kabul edilmektedir. Kişi yeteri kadar uyuyor ve dinleniyor, ancak sorun hala geçmiyorsa altında yatan neden araştırılarak nedene yönlik tedavi başlatılır.

    Vücudun Susuz Kalması: Günlük su ihtiyacı yeteri kadar karşılanmıyorsa, devam eden bir ishal varsa ya da spor ile kaybedilen su kaybı tekrar karşılanmıyorsa baş ağrısı ve dolayısı ile halsizlik yaşanabilir. Bu tür sorunlar vücudun fonksiyonlarını yeteri kadar karşılayamamasından dolayı oluşabilir.

    Vücudun suya ihtiyaç duyup duymadığı idrar renginden kolaylıkla anlaşılabilir. İdrar renginin açık sarı ya da hiç renksiz olması vücudun suya ihtiyaç duymadığını gösterir. Ancak idrar renginin koyu sarı olması vücudun suya ihtiyaç duyduğunun bir belirtisidir. Vücut şayet orta derecede bir suya ihtiyaç duyuyorsa bu durum su içerek kontrol altına alınabilir. İleri dereceli vakalarda ise serum ya da tıbbi tedaviye ihtiyaç duyulabilir.

    Halsizlik Ve Baş Ağrısı

    Kan Şekerinin Düşük Olması: Kan şekerinin düşük olması tıpta hipoglisemi olarak tanımlanır. Yetersi beslenme, vücuda alınan kaloriden fazlasını yakmak, aşırı diyabet ilacı kullanmak kan şekerinin düşmesine neden olabilir. Kan şekerinin düşmesi baş ağrısı, halsizlik, sürekli uyku hali, açlık, terleme, baş dönmesi, asabiyet, bilinç kaybı ve baygınlık hissi gibi belirtiler verebilir. Hastalık zamanında ve gerektiği gibi kontrol altına alınmazsa çok daha ciddi sağlık problemlerine neden olabilir.

    Bazı Besinlere Karşı Vücut Dayanıksız Olabilir: ve bu durumda baş ağrısı ve halsizlik yaşanabilir. Kişi yeterli ve düzenli beslenmesine rağmen kendini halsiz ve bitkin hissediyorsa çölyak hastalığından şüphelenilebilir. Halsizlik ve baş ağrısından yakınan kişinin arpa, tahıl ve buğday gibi gıdalardan kaçınması gerekir.

    ]]>
    Ateş Ve Halsizlik https://www.halsizlik.gen.tr/ates-ve-halsizlik.html Mon, 26 Nov 2018 23:52:04 +0000 Ateş ve halsizlik, tek başına bir hastalık değildir ve mutlaka altında yatan bir neden vardır. Ateşin vücuda hem yararlı hem de zararlı etkileri vardır. Yararlı etkileri sayesinde bazı bakteriler vücutta f Ateş ve halsizlik, tek başına bir hastalık değildir ve mutlaka altında yatan bir neden vardır. Ateşin vücuda hem yararlı hem de zararlı etkileri vardır. Yararlı etkileri sayesinde bazı bakteriler vücutta fazla üremez ve hastalığı yol açan etkileri azalır. Zararlı etkileri arasında ise yükselen her bir ısıda oksijen tüketimi daha da artar ve vücutta su ve kalori ihtiyacı çoğalır. Ateşe bağlı olarak solunum ve kalp hızında artış yaşanır. Bu sorun çocuklarda daha sık görülür. Yüksek ateşe rağmen nabız hızının artmaması bruselloz, tifo gibi bazı hastalıklardan dolayı kullanılan ilaçlara bağlı olarak gerçekleşebilir.

    Ateş Ve Halsizliği Belirtileri

    Ateşin belirtileri hastadan hastaya farklılık gösterebilir. Bazı vakalarda ateş çok yüksek olsa bile hasta bunun farkına varamayabilir. Bazı vakalarda ise ateş fazla yüksek olmasa bile kişi kendini oldukça rahatsız hissedebilir. Bazı hastalar ateşten değil, ateşe eşlik eden halsizlik, baş ağrısı, kas ağrısı, iştah kaybı ve sürekli uyku halinden rahatsızlık duyabilir. Ateş ayrıca herpes virüsünü aktif hale geçirerek dudaklarda uçukların oluşmasına da yol açabilir.

    Titreme Ve Üşüme: Vücutta ısı ayarlama sisteminin değişen ayarı ile kan ısısı arasında yaşanan farklılıktan dolayı ortaya çıkar. Üşüme, kan ısısının vücuttaki yeni ısıya alışana kadar devam eder. Bazı vakalarda aşırı üşüme, titreme ve halsizlik oluşabilir. Dişlerde titreme başlayarak kas kasılmaları oluşum gösterebilir.

    Terleme: Isı kaybı yaşanan mekanizmanın fonksiyonunu yeteri kadar yerine getirememesi sonucu oluşum gösteren bir belirtidir. Tüberküloz hastalarında ateş ile beraber özellikle geceleri terleme ve halsizlik hissi oluşur.

    Havale Ve Bilinç Değişikliği: Ateş özellikle çocuklar ve yaşlılarda bilinç kaybına yol açar. Karaciğer ve böbrek hastalarında daha yaygın görülen bir sorundur. Özellikle bebeklerde ateş 40 dereceye ulaşmış ya da geçmişse bilinç kaybı ortaya çıkar.

    Ateş Ve Halsizlik Hangi Hastalıklarda Daha Sık Görülür

    Grip: Aniden başlayan üşüme hissi, yüksek ateş, eklem ağrısı, baş ağrısı ve halsizlik ile oluşum gösterir. Gribin başladığı ilk gün ateş hızla artarak 41 dereceye kadar ulaşabilir. 2-3 gün devam eden ateş daha sonraki günlerde düşmeye başlar.

    Tüberküloz: Tüberküloz sinsi bir şekilde yavaş yavaş ilerleyen ciddi bir hastalıktır. Başlangıçta ateş yüksek olmayabilir. Fakat hastalık ilerledikçe ateş yükselmesi, öksürük, kilo kaybı, iştah kaybı ve halsizliğe rastlanabilir.

    Zatürre: Üst solunum yollarında oluşan enfeksiyon nedeni ile oluşum gösteren bir hastalıktır. Enfeksiyonun hemen ardından aşırı titreme oluşur. Daha sonra ateş 40 derecelere kadar ulaşarak halsizlik, kuru öksürük, nefes sayısında artış, uçuk ve aşırı yan ağrısı ortaya çıkabilir.

    ]]>
    Baş Ağrısı Mide Bulantısı Halsizlik https://www.halsizlik.gen.tr/bas-agrisi-mide-bulantisi-halsizlik.html Tue, 27 Nov 2018 07:01:25 +0000 Baş ağrısı mide bulantısı halsizlik, kişinin fiziki ya da zihni olarak yorgun olmasından yani halsizlikten yakınması, mide bulantısı ve baş ağrısı belirtileriyle bir arada olabilir. İnsanlar gereğinden fazla fizi Baş ağrısı mide bulantısı halsizlik, kişinin fiziki ya da zihni olarak yorgun olmasından yani halsizlikten yakınması, mide bulantısı ve baş ağrısı belirtileriyle bir arada olabilir. İnsanlar gereğinden fazla fiziki yorgunluk çekerlerse, buna bağlantılı olarak zihinsel yorgunluk başlayacaktır. Baş ağrısı, mide bulantısı ve halsizlik değişik hastalıklara bağlı olarak ortaya çıkan semptomdur. Bunların çok sayıda sebebi olabilir. Bu semptomlar olduğunda, kişi normal olarak yaptığı aktiviteleri yapamayacak duruma ya da daha ağır ve ağrılı şekilde yapmaya başlayabilir. Vücuttaki kaslar işlevlerini gereği gibi yerine getiremez hale gelir. Mide bulantısı, baş ağrısı ve halsizlik genellikle bir noktaya odaklanan kişilerde yoğun şekilde görülür. İnsanların beyinsel fonksiyonlarının seviyesini yükseltmek istemesi, vücuttaki hormonal dengeyi bozacak ve mide bulantısıyla birlikte diğer etkiler görülmeye başlar. Bu etkilerin altında kişiler uykulu ve sıkıntılı bir dönem geçirirler. 

    Baş ağrısı, mide bulantısı ve halsizliğe neden olan psikolojik etkenler

    Bu rahatsızlıkların en büyük nedeni strestir. Özellikle günlük yaşamda yaşanan trafik sıkıntısı, işe geç kalmak, maaşın geç alınması gibi etkenler kişinin gündelik stresleri arasındadır. Bunun gibi etkenler kişiyi psikolojik baskı altına alarak, zihnin yorulmasına neden olur. Zihin yorgunluğuyla beraber beynin salgılaması gereken hormonlar normalden daha fazla salgılanır ya da salgılanamaz. Hormonal dengede olan bu dalgalanmalar, vücudun en hassas organları mide ve başta olumsuz etkilere neden olur. Mide bulantısı, baş ağrısı etkilerini takiben vücutta halsizlik baş gösterir.  Bu süreçte vücut direnci kırıldığından, halsizlik daha fazla etkili olur. Bunun dışında vücutta bu etkileri gösterecek anksiyete bozukluğu ve panik atak gibi sorunların arkasından depresyon etkisi görülür. Bu etki insanlarda can sıkıntısı, amaçsızlık, mutsuzluk gibi sonuçların yanında, mide bulantısı, baş ağrısı ve halsizlik sorunlarına neden olur.

    Baş Ağrısı Mide Bulantısı Halsizlik

    Baş ağrısı, mide bulantısı, halsizlik nasıl geçer, ne iyi gelir 

    • Her gün vücudun ihtiyacı olan uykuyu uyumak
    • Beslenme şeklini değerlendirerek, sağlıklı beslenmeye çalışmak
    • Yağlı, tuzlu, şekerli ve hazır besinlerden uzak durmak
    • Gün içinde en az 8 bardak su içilmeli
    • Zihinsel ve bedensel yorgunluğa sebep olan aktivitelerden uzak kalınmalı
    • Hareketli bir yaşam tarzı benimsenmeli, düzenli bir şekilde egzersiz yapılmalı
    • Stres yaşayacağınız faaliyetlerden uzak kalınmalı
    • Fırsat buldukça tatil yapılmalı
    • Çalışma saatlerinde aşırılığa kaçılmamalı
    • Alkol, sigara ve uyuşturucu maddelerden uzak kalınmalı

    Baş ağrısı, mide bulantısı, halsizlik etkilerinde ne zaman doktora gidilmeli

    Bu sorunlar insanları sıkça etkilese de, fazla önemsenmezler. Ancak bazı durumlarda ciddi hastalıkların habercisi olarak gelişebilirler. Bunların belli bir zaman süresinden fazla sürmesi ve vücutta farklı etkilere sebep olması halinde mutlaka doktora gidilmelidir. Bu etkiler aşağıdaki reaksiyonlara göre değerlendirilebilir.

    • Stres ve fiziki yorgunluktan uzak durulmasına rağmen, 3 gündür devam eden halsizlikte
    • Yoğun stresin üzerinden bir hafta geçmesine rağmen, baş ağrısı, mide bulantısı ve halsizlik devam ediyorsa
    • Vücutta bu etkiler görülürken, ciltte kuruma olduysa
    • Ciltte pul pul dökülme olursa
    • Şikayetlere bel ağrısı, nefes alamama, kalpte ritim bozukluğu gibi farklı yakınmalar eklenirse, mutlaka doktora gidilmelidir. 
    ]]>
    Aşırı Terleme Ve Halsizlik https://www.halsizlik.gen.tr/asiri-terleme-ve-halsizlik.html Tue, 27 Nov 2018 18:16:21 +0000 Aşırı terleme ve halsizlik, aşırı terleme vücutta sempatik sistemde olan sinirlerin aşırı çalışmasıyla meydana gelir. Aşırı terlemeye eşlik eden halsizlik, mide bulantısı, baş dönmesi, üşüme, nefes darlı Aşırı terleme ve halsizlik, aşırı terleme vücutta sempatik sistemde olan sinirlerin aşırı çalışmasıyla meydana gelir. Aşırı terlemeye eşlik eden halsizlik, mide bulantısı, baş dönmesi, üşüme, nefes darlığı ya da göğüs ağrısı gibi etkenlerin olması halinde, mutlaka bir uzman tarafından değerlendirme yapılmalıdır. Terlemeyle vücuttaki ter bezlerinden tuzlu bir sıvı salgılanmaktadır. Bu işlev özellikle yaz aylarında vücudun soğutma sistemi vazifesini görür. Sıcağın etkisine rağmen vücut ısısının korunmasına yardımcı olur. Ergenlikle birlikte aktifleşen ter bezleri, erkeklerde daha aktif olur. Ancak kadınlarda daha çok ter bezi bulunur. Sinir sisteminin otonom kısmıyla kontrol edilen terleme üzerinde kişinin bilinçli bir kontrolü bulunmamaktadır. Sıcaklarda, aşırı efor sarf edildiğinde, korkulduğunda, heyecanlandığında ya da sinirlenme halinde daha fazla terlenir. Menopoz dönemi de aşırı terleme etkisinin görüldüğü durumlardır. Bu sebepler ortada yokken kişinin sürekli terlemesi halinde, tıpta hiperhidroz adı verilen aşırı terleme hali yaşanır. Terleme çevresel koşullara bağlı olarak vücudun ısı yükselmesine karşı verdiği bir tepkidir. Vücut ısısını korumaya çalışmaktadır. Ancak buna eşlik eden halsizlik gibi etkenler olduğunda, bunun altında yatan etkenlerin belirlenmesi gerekir.

    Aşırı terlemeye neden olan etkenler nelerdir

    Hiperhidroz aşırı terlemeye neden olmaktadır. Fakat aşırı terleme bozukluğu farklı türlerde oluşabilir. Birincil türlerde genetik etkenlerin etkili olduğu düşünülmektedir. Burada ter bezleri daha aktif olmakta yani normal koşullardan 4-5 kat daha fazla çalışmaktadır. İkincil türde ise aşırı terlemenin altında başka bir hastalık bulunmaktadır. Bu tür aşırı terleme tüm vücutta etkili olabilir. Alkol kullanımı, enfeksiyonlar, akciğer hastalıkları, beslenme koşulları, düşük kan şekeri, diyabet, C ve D vitamini eksikliği, kalp hastalığı, menopoz, obezite, kanser, tiroit hormonu bozukluları, ilaç kullanımı gibi etkenler aşırı terlemeye neden olabilir.

    Aşırı Terleme Ve Halsizlik

    Düşük kan basıncı nedeniyle aşırı terleme

    Hipotansiyon yan düşük kan basıncı nedeniyle aşırı terleme yaşanması sıkça görülmektedir. Kan basıncı düşüklüğünde, beyin, kalp gibi organlara yeterince oksijen taşınamaz. Düşük kan basıncında aşırı terlemeye eşlik eden halsizlik, bulanık görme, yorgunluk, baş dönmesi gibi etkilerde görülebilir. Belirtiler şiddetli olduğunda, ilaç tedavisi uygulanmalıdır. Bunun yanında beslenmeye su ve tuz ilavesi yapılmalıdır.

    Toksik şok sendromu nedeniyle aşırı terleme

    Bakterilerin etkisiyle oluşan toksik şok sendromu, genellikle kadınlarda tampon kullanımı sonucunda oluşur. Enfeksiyon nedeniyle terlemenin yanında halsizlik, döküntü, solunum güçlüğü, kan basıncında düşme gibi etkiler görülür. Bu nedenle aşırı terlemeyle halsizliğin bir arada gözlenmesi halinde, hastaların değerlendirilmesi ve tedaviye alınması gerekir.

    Aniden gelişen aşırı terleme ve halsizlik

    Böbrek üstü bezlerinin aniden uyarılmasıyla sempatik sistemin aktif olması nedeniyle, aşırı terleme etkisi görülür. Buna sebep olacak etkenler arasında böbrek taşları, doğum gibi şiddetli ağrılara neden olan durumlar, aniden kan şekerinin ve tansiyonun düşmesi, iç kanamalar, mide ve bağırsaklarda kanama olması, böbrek üstü bezindeki tümörler ile psikiyatrik hastalıklar yer alır. Bu durumda hastanın hemen tetkik edilmesi ve altta yatan hastalığın belirlenmesi gerekir.

    ]]>
    Adet Dönemi Halsizlik https://www.halsizlik.gen.tr/adet-donemi-halsizlik.html Wed, 28 Nov 2018 08:29:29 +0000 Adet dönemi halsizlik, kadınlarda yaklaşık % 85 oranında görülen, buna eşlik eden ağrı, alınganlık, yorgunluk gibi etkileri de olan PMS yani premenstruel sendrom adı verilen rahatsızlıktır. Bu kadınlarda adet önc Adet dönemi halsizlik, kadınlarda yaklaşık % 85 oranında görülen, buna eşlik eden ağrı, alınganlık, yorgunluk gibi etkileri de olan PMS yani premenstruel sendrom adı verilen rahatsızlıktır. Bu kadınlarda adet öncesi başlayan, adet sonrasında sona eren bir sorundur. Kadınlarda % 85 oranında etkili olsa da, % 5-10 oranında yaşam kalitesini etkileyecek yoğunlukta yaşanır. Ergenlik ve menopoz döneminde daha nadir görülür. Adet dönemine 7-10 kala karın şişliği, gerginlik, ağrı, halsizlik, depresyon, aşırı uyku, uykusuzluk, aşırı hassasiyet, içe kapanma gibi farklı etkiler verir. Bunlar kadınlarda tek olarak ya da bir kaç tane birden etkili olur. Bu rahatsızlığın en belirgin özelliği her ay düzenli olarak görülmesidir. Bu sıkıntılar genellikle adet başlangıcıyla birlikte sona erer. Adet döneminden önce kas kasılmalarından, damar genişlemelerinden, stresten baş ağrısı da görülebilir. PMS psikolojik temelde kurulu sosyolojik ve biyolojik bir sorundur. Kişinin yaşam tarzında yapacağı değişimlerle etkisini azaltabilir. Sporla uğraşma, diyet alışkanlıklarında değişim, sosyal faaliyetler kişide pozitif etki yapacaktır. Rahatlamak için yapılacak terapilerde faydalı olur.

    PSM sorununda yakınmalar adetten 1-2 hafta önce başlar. Adette bir kaç gün etkili olarak sona erer. Bunun sebepleri tam olarak bilinmez ve herhangi bir yaşta etkili olmaya başlayabilir. Fakat kadınların hormon değişimlerine verdiği anormal bir tepki olarak kabul edilir. Duygusal etkenler ve stres bunda etkili değildir. Fakat etkileri kişinin yaşamında olumsuzluklara neden olur.

    PSM (premenstruel sendrom) belirtileri nelerdir

    Bu rahatsızlık kişilerde halsizlik, huzursuzluk, göğüslerde şişkinlik, akne, uyku düzensizliği, diyare, kabızlık, kas ve eklem ağrıları, iştah açılması, konsantrasyon güçlüğü, depresyon gibi etkilere neden olur.

    Adet Dönemi Halsizlik

    Yaşam kalitesinde olumsuz etkilenme

    Kadınların % 85 ini etkileyen bu sorunda semptomların en az bir tanesi görülmektedir. Bunların çoğu kolay atlatılır ve tedaviyi gerektirmez. Fakat az bir oranda PMS şiddetli etkiler gösterebilir. Bu nedenle kadınları bu dönemi sekteye uğrar, yaşam kaliteleri düşer. Ailesinde depresyon öyküsü olanlarda bu etkiler daha fazla görülmektedir. Olumsuzlukları azaltmak için bazı önlemler alınabilir. Ancak bunlar her kadın için farklı bir yaklaşımı gerektirir. Hafif yakınmalarda basit önlemler etkili olur. Egzersiz yaparak, D vitamini, kalsiyum ve folik asit alarak, dengeli beslenerek, kafein ve sigaradan uzak durarak, düzenli uyuyarak bu etkilerle baş edilebilir.

    Adet dönemi halsizliğinde beslenme önerileri

    • Kompleks karbonhidratlar tüketmek
    • Magnezyum içeriği olan  besinler tüketmek
    • Tuz alımını sınırlamak
    • Posalı besinleri yemeklerden eksik etmemek
    • Sıvı tüketimini yeteri kadar yapmak
    • Az ve sık beslenme tarzı oluşturmak
    • Kahve, çay ve alkol tüketiminin sınırlandırılması
    • D vitamini ve  kalsiyum tüketiminin düzenlenmesi
    ]]>
    Ağız Kuruluğu Ve Halsizlik https://www.halsizlik.gen.tr/agiz-kurulugu-ve-halsizlik.html Wed, 28 Nov 2018 09:46:32 +0000 Ağız kuruluğu ve halsizlik, ağız kuruluğu çok sayıda hastalığın belirtisi olarak ortaya çıktığından, kişide halsizlik etkisi gösterebilir. İnsanların çoğunda dönemsel olarak yaşanan ağız kuruluğu, giderm Ağız kuruluğu ve halsizlik, ağız kuruluğu çok sayıda hastalığın belirtisi olarak ortaya çıktığından, kişide halsizlik etkisi gösterebilir. İnsanların çoğunda dönemsel olarak yaşanan ağız kuruluğu, gidermek için ağız çalkalama gibi yollara başvurulan bir sorundur. Ağızda yanakların içinde, çenenin altında ve dil altında yer alan tükürük bezlerinden salgılanan tükürük, vücudu mikroorganizmalara karşı koruma görevi de üstlenmektedir. Besin olarak alınan nişastalı maddelerin sindirimi ağızda başlamaktadır. Normal sağlıklı bir kişide günde 1000 mililitre tükürük salgılanmakta, bazılarında bu oran 1500 mililitreye kadar yükselmektedir. Tükürük salgısının içinde bulunan iyonlar bakterilerin içine girip, yok ederler. Enzimlerde bakterileri yok ederken, besin artıklarını sindirir ve temizler. Aynı zamanda bakterilerin gıda desteğini önlerler. Bu sayede yok olmaları sağlarlar. Tükürük salgısında bulunan antikorlarda bakterilere saldırarak yok etmeyi üstlenmiştir. Tükürük salgısının yeterince olmaması halinde, ağızda sıkça ülserler oluşur, bunlar iltihaplanarak diş çürüklerine neden olur. Tükürük bezlerinin kontrolünü beyin sapı üstlenmiştir. Buradaki iştah merkezinde tükürük salgısının vereceği tepkiler düzenlenir. Ayrıca mide ve bağırsaklarda olan tahriş edici hastalıklarda tükürük salgısı önleyici etki yapar. Ağız kuruluğu yaşayan kişilerde mide sorunlarının sıkça yaşanmasının sebebi de budur.

    Ağız kuruluğunun genel nedenleri

    Depresyon ilaçları, antihistaminikler, ağrı kesiciler, burun açıcılar, tansiyon ilaçları gibi çok sayıda ilacın yan etkisi, diyabet hastalığı, parkinson, kanser tedavisinde uygulanan radyasyon tedavisi, AIDS gibi hastalıklar ağız kuruluğu sebepleri arasındadır. Tükürük bezlerinin zarar görmesiyle birlikte tükürük salgısının azalması ya da kaybıyla buna neden olurlar. Bazı hastalıklarda tükürük salgısı kalınlaştığından, bu sorun yaşanabilir. Menopoz dönemindeki hormon dengesizliği, alkol ve sigara kullanımı da, ağız kuruluğu nedenleridir.

    Şeker hastalığında ve romatizmada ağız kuruluğu

    Şeker hastalığı ağız kuruluğu etkisi gösteren en önemli hastalıklardan birisidir. Bu belirtisinin yanında fazla miktarda su içme, sıkça idrara çıkma, kanda ve idrarda şeker yükselmesiyle kendini gösterir. Romatoid artrit olarak tanımlanan romatizmanın alt türünde eklem ağrılarıyla beraber ağız kuruluğu ve gözyaşı salgısının olmaması karakterizedir. Bu hastalıklar ağız kuruluğu etkisiyle kişide halsizlik, yorgunluk gibi etkiler yapar.

    Ağız Kuruluğu Ve Halsizlik

    Zehirli guatr hastalığında ağız kuruluğu

    Hastalarda iştah artışı olmasına rağmen, belirgin bir kilo kaybı olması, asabiyet, ağız kuruluğu, halsizlik, yorgunluk, çabuk yorulma, nefes darlığı, cinsel isteksizlik gibi belirtilerle yaşanan zehirli guatr, tedavisi ihmal edilmemelidir. Şeker hastalarını etkisi altına alırsa, belirtiler daha yoğun şekilde yaşanır. Hastalığın ilaçlarla tedavi edilmesi sayesinde, ağız kuruluğu ve halsizlik etkileriyle birlikte, diğer belirtilerde ortadan kaldırılabilir.

    Ağız kuruluğunda tedavi

    Rahatsızlığın tanısı konularak, altta yatan sebebe uygun tedavi yolu belirlenir. Buna sebep olabilecek ilaç kullanımı azaltılır, gerektiği takdirde kesilir. Ağızdan nefes almaya neden olabilecek rahatsızlıklarda, KBB uzmanı tarafından tedavi uygulanır. Ağız ve diş sağlığı için gereken önlemler alınır, çürük diş ve dolgu sorunları giderilir. Hastada şeker, ishal gibi rahatsızlıklar varsa, vücudun su ve tuz dengesi sağlanır. Ağızdaki kuruluğun kontrolü açısından, sıvı alımına dikkat edilir. Sigara içme, alkol kullanma gibi alışkanlıklardan uzaklaşılır. Acı ve baharatlı yiyeceklerden kaçınılır. Kafeinli ve şekerli besinler tüketilmez. Bol miktarda C vitamini almak ve şekersiz sakız çiğnemek te faydalı olacaktır. Bunlar koruyucu ve ağız kuruluğunun zararlarını azaltıcı önlemlerdir. Mutlaka buna sebep olan hasta]]> Eklem Ağrıları Ve Halsizlik https://www.halsizlik.gen.tr/eklem-agrilari-ve-halsizlik.html Thu, 29 Nov 2018 04:11:11 +0000 Eklem ağrıları ve halsizlik, eklem ağrıları genellikle ileri yaşlarda yoğun olarak yaşanan bir sorun olmasına rağmen, farklı etkenler yüzünden genç yaşta olan kişileri de etkisi altına alabilir. Spor aktiviteleri Eklem ağrıları ve halsizlik, eklem ağrıları genellikle ileri yaşlarda yoğun olarak yaşanan bir sorun olmasına rağmen, farklı etkenler yüzünden genç yaşta olan kişileri de etkisi altına alabilir. Spor aktiviteleri, aşırı kilo, çeşitli hastalıklar ve kazalara maruz kalma gibi etkenler yüzünden her yaşta kişide eklem ağrısı görülebilir. Vücudun hareket etmesi için, kas ve kemikler kadar etkili olan eklemler, vücudun destek yapısını oluşturur. Eklem ağrıları vücudun hareketlerini kısıtlar ve kişileri aktiviteleri yapmaktan alıkoyar. Tedavinin uygulanması için, öncelikle buna neden  olan etkenin belirlenmesi gerekir. Eklemler sadece kemiklerden değil, kendilerini saran kapsüllerden, bağlardan, kas, yumuşak doku, kese gibi yapıları kapsamaktadır. Bu yüzden eklem ağrısı anatomisi ve işlevselliği birbirinden farklı olan değişik yapılardan kaynaklanır, değişik sebeplerden ortaya çıkar. Eklemlerde oluşan ağrılarda farklı şiddette belirtiler ve işaretler görülür. Bölgede ağrı, kızarıklık, şişkinlik, sertlik gibi etkilerin yanında, vücutta genel olarak halsizlik hakim olur. Bunun ciddi bir sebebi olabileceği gibi, genel bir hastalığın habercisi olarak kabul etmek ve tanı koymak gerekir.

    Eklem ağrılarının belirtileri nelerdir

    Eklemlerde olan sorunlarda öncelikli belirti şiddeti değişen ağrılardır. Çoğu zaman nöbetler halinde hissedilir. Kişide halsizlik, hareket bozukluğu, hareket güçlüğü, eklemlerde sertlik, şişlik gibi belirtiler meydana gelir. Bunlar kişiye oldukça fazla rahatsızlık verir. Bu nedenle vakit kaybetmeden doktora gidilmelidir.

    Eklem ağrıları kimlerde etkili olur

    Bu sorun herkeste görülebileceği gibi, ailesinde eklem ağrıları olan kişilerde daha etkili olabilir. Bu nedenle genetik olabileceği söylenebilir. Bunun dışında kırmızı eti fazla tüketenlerde, dengesiz ve ağır yük kaldıranlarda, eklem rahatsızlığı olanlarda, metabolizması ve bağışıklık sistemi zayıflamış olanlarda daha sık meydana gelir.

    Eklem ağrılarının en fazla görüldüğü etkenler nelerdir

    Osteoartrit (Kireçlenme): Eklem iltihabı farklı şekillerde oluşsa da, en fazla görülen osteoartrittir. Bu sorun genellikle orta yaşlı kişileri etkiler. Eklemlerin arasında olan kıkırdağın yani esnek dokunun yıpranması sonucunda oluşur. Bu etki ağrı, halsizlik gibi etkilere neden olur. Obez olanlar, sakatlananlar, devamlı aynı hareketi yapanlar bu konuda daha riskli konudadır.

    Bursit (Kesecik iltihabı): Tendonları koruyan içi sıvı dolu kese olan bursaların tahriş olarak şişmesi olan bursit, çok ağrılı bir durumdur. Eklemlerde ağrı, kızarıklık, sertleşme, vücutta halsizlik gibi etkilere neden olur. Spor yaparken eklemlere aşırı yüklenme, aşırı kilolu olma, eklem hastalıkları gibi etkenlere bursit sebebi olabilir. Vücutta en fazla kalça, omuz, topuk, diz ve ayakta başparmağı etkisi altına alır. Dinlenme ve tedavi sayesinde kısa sürede geçirilebilecek bir sorundur.

    Tendinit: Kasların kemiklere bağlanmasını sağlayan tendonlarda iltihaplanma, şişme ya da tahriş olma gibi durumlar tendinit olarak tanımlanır. Bu sorun yaşlılık, tendonların esnekliğini kaybetmesi ve aşırı kullanma sonucunda oluşabilir. Vücutta yaygın ağrı, halsizlik, yorgunluk gibi etkilere neden olur.

    Eklemleri aşırı kullanma: Uzun süre eklemleri aşırı kullanma kireçlenme etkisi gösterebilir. Egzersiz programlarına başlamadan önce, hafiften ısınma hareketleri yapma, eklemlere fazla yüklenmemek gerekir.

    Yaralanmalar: Darbe sonucunda eklem ağrılarının meydana gelmesi söz konusu olabilir. Bu tür eklem ağrıları için dinlenmeyle hafifleme etkisi görülür. Ancak bazı ciddi yaralanmalarda eklemlerde osteoartrit gelişmesi gözlenebilir.

    Gut hastalığı: bu rahatsızlık eklem iltihaplanması şeklinde yaşanır. Vücutta ürik sit üretiminden kaynaklanan gut hastalığında, vücutta biriken asit eklemlerde sertlik, şişme, ağrı gibi etkiler yapar. Bu genetik özelliklerden, cinsi]]> Ani Halsizlik https://www.halsizlik.gen.tr/ani-halsizlik.html Thu, 29 Nov 2018 16:46:59 +0000 Ani halsizlik, kişilerde makul bir oranda olmayan beden ya da zihin yorgunluğu ile yaşanan bir durumdur. Kişilerde bazı dönemlerde aşırı yorgunluk, çalışamama, huzursuzluk, sırt ağrısı, hazımsızlık gibi yakınm Ani halsizlik, kişilerde makul bir oranda olmayan beden ya da zihin yorgunluğu ile yaşanan bir durumdur. Kişilerde bazı dönemlerde aşırı yorgunluk, çalışamama, huzursuzluk, sırt ağrısı, hazımsızlık gibi yakınmalar olur. Debilite ya da asteni olarak tanımlanan bu durum, çok sayıda fiziki rahatsızlığın bir belirtisi olarak yaşanabilir, psikolojik hastalıkların önemli bir katkısı olarak görülebilir. İnsanların yaşadığı depresyon ve kronik anksiyete gibi durumların belirgin bir özelliği olarak kabul edilir. Ancak bazı kişilerde herhangi bir fiziki hastalık, depresyon ve anksiyete gibi sorunlar olmasa da, ani halsizlik durumu sürekli olarak görülebilir. Mevsimsel değişimler, kullanılan bazı ilaçlar ya da uykusuz kalma gibi etkenlerde halsizliğe neden olabilir.

    Ani halsizlik nedenleri nelerdir

    Derin uykuda rahatsız olmanızı sağlayacak etkenler: Gürültülü ortam insanlara stres yaşatarak, tansiyonun yükselmesine neden olur. Bu nedenle uykuya yattığınız odadaki saat gibi ses yapan eşyaların kaldırılması gerekir.

    Gün içinde tüketilen kahve ve çay gibi içecekler: Kafeinin uyarıcı etkisi yüzünden, beyne enerji emri daha fazla gönderilir. Ancak günlük tüketimde aşırıya kaçılması halinde, vücuttaki demir emilir. Bu beyin ve kalbin oksijen almasını engelleyen bir durumdur. Bu yüzden halsizlik etkisi hissedilir.

    Karbonhidrat tüketimi uyku etkisi gösterir: Karbonhidratların aç karnına tüketilmesi ağırlığa neden olur. Bu nedenle halsizlik hissetmemek için, karbonhidratlı besinleri aç olduğunuzda tüketmeyin.

    Vücutta su eksikliği olması dikkati dağıtır: Günlük 8 bardağın altında su içmek, kişinin enerji boşluğuna düşmesine neden olur.

    Ani Halsizlik

    Cep telefonu görüşmesi: Cep telefonuyla 20 dakikadan daha uzun yapılan görüşmeler, uyku hipnozu etkisi yapacaktır. Böyle uzun süreli ve sıkça yapılan görüşmeler halsizliğe neden olacaktır.

    Duş sırasında suyun sıcaklığı: Suyun sıcaklığının vücut sıcaklığının üzerinde olması halinde, uyku hormonları daha fazla salgılanır. Bu nedenle akşamları iyi uyumak için sıcak suyla, sabahları daha enerjik olmak için ılık suyla duş alınmalıdır.

    Bazı besinlere karşı hassasiyet: Hareketlerinizde sorun bulunmuyorsa, kendinizi zinde hissedemiyorsanız, çölyak gibi bir hastalığınız olabilir. Vücudunuz besinleri işleyemediğinden, kendinizi halsiz hissedebilirsiniz.

    Gürültüye maruz kalmak: Gürültüye uzun süre maruz kalmak bedeni yoran etkenlerdir. Yüksek sesle konuşan kişilerin yanında bulunmak bile gün sonunda halsizleşmenize sebep olabilir.

    Flüoresan ışığı: Flüoresan ışığı kişideki öğrenme ve konsantrasyon yeteneğini % 60 oranında azaltır. Uzun süre bu ışığa maruz kalınması, bağışıklık sistemini zayıflatan bir etkendir.

    Küflü ortamlardan uzak kalmak: Ortamın iyi havalandırılmaması nedeniyle küf meydana geldiğinde, vücudun bununla mücadele etmesi yüzünden yorgun düşmesine engel olamazsınız.

    Ani halsizliğe karşı ne yapılmalıdır

    Halsizlik duyulması belirli bir hastalığa özgü bir belirti değildir. Bunun çok sayıda nedeni olabilir. Fiziksel halsizlik çeken kişide kaslar normal hareketlerini kolay yapamaz. Yaptığı hareketler kişiye daha yorucu gelir. Zihinsel halsizlikte ise kişiler dikkatini belli bir konuya vermekte zorlanır. Günlük aktivitelerini yapmak, sabahları kalkmak gibi eylemleri yapmak istemezler. Uykulu ve dalgın bir görüntüleri olur. Bunlara engel olabilmek için, bazı önlemler alınabilir.

    • Her gün vücudun ihtiyaç duyduğu uyku uyunmalıdır
    • Sağlıklı beslenmeye dikkat edilmeli, hazır yiyeceklerden, tuzlu, şekerli ve bol yağlı gıdalardan uzak kalınmalıdır
    • Gün içinde bol miktarda su içilmelidir
    • Düzenli olarak egzersiz yapılmalıdır
    • Zihni ve bedeni rahatlatacak, yoga ve medi]]> Halsizlik Neden Olur https://www.halsizlik.gen.tr/halsizlik-neden-olur.html Fri, 30 Nov 2018 01:31:11 +0000 Halsizlik neden olur, genellikle yorgunluk, uyuşukluk, bitkinlik gibi hislerle anlatılan halsizlik, kişide fiziksel ve zihinsel olarak ya da her iki etkiyle birlikte görülen yorgunluk halidir. Fiziksel ve zihinsel halsizlik Halsizlik neden olur, genellikle yorgunluk, uyuşukluk, bitkinlik gibi hislerle anlatılan halsizlik, kişide fiziksel ve zihinsel olarak ya da her iki etkiyle birlikte görülen yorgunluk halidir. Fiziksel ve zihinsel halsizlik çekilmesi farklı durumlar olmasına rağmen, genellikle bir arada görülürler. Kişinin uzun bir süre fiziksel halsizlik halinin olması durumunda, bir süre sonra zihinsel halsizlik çekeceği görülür. Fiziksel halsizlikte fiziksel kapasitenin hareketleri yapmakta yetersiz kalması, zihinsel halsizlikte ise uykulu olma ve dikkati toplayamama etkileri görülür. Halsizlik çekilmesi belirli bir hastalığa bağlı olarak hissedilmez. Bunun yaşanmasında pek çok sebep etkili olabilir. 

      Halsizlik nedenleri nelerdir

      Psikolojik etkenler: İnsanlar için yeme bozuklukları, yas tutma, anksiyete, çevre değişimi, boşanma, can sıkıntısı gibi etkenler psikolojik açıdan yıpratıcı olabilir. Stres belli bir oranda olduğunda, kişiler için destek olabilir. Fakat bu oranın yükselmesi halinde, halsizlik etkisi olarak görülebilir. Endişe ve stresin kişide yorgunluğa sebep olduğu bilinmektedir. Stresin yoğun yaşanması halinde, kişilerin çaresizlik ve umutsuzluk duygularına kapıldığı ve vücutlarındaki enerjinin çekildiği belirlenmiştir. Bu durum yorgunluk ve halsizlik etkilerini beraberinde getirir. Depresyonda olan kişilerde ise, kullanılan ilaçlar, çekilen uykusuzluk halsizliğe neden olan etkenlerdir.

      Metabolizma hastalıkları: İnsanlarda olan karaciğer hastalıkları, böbrek rahatsızlıkları, diyabet, Cushing hastalığı gibi rahatsızlıklar halsizlik etkisi gösterebilir.

      İlaç kullanımı: Hastalıkların tedavisinde kullanılan bazı ilaçların yan etkisi olarak halsizlik görülebilir. Özellikle antidepresanlar, alerji ilaçları, sakinleştiriciler halsizliğe neden olabilir.

      Kalp ve akciğer hastalıkları: Bu hastalıklar diğer belirtilerinin yanında kişilerde halsizliğe neden olurlar.

      Halsizlik Neden Olur

      Uyku sorunları: Uzun süren çalışma saatleri, uzun yolculuklar, uykusuzluk hastalığı, uyku apnesi gibi sorunlar uykuların düzensizleşmesine neden olur. Çoğu kişinin halsizlik sorunu çekmesinin sebebi yeterli uyku uyumamalarından kaynaklanır. Özellikle bazı mesleklerde çalışan kişilerde bu yaygın olarak görülür. İtfaiyeci, hemşire, polis, doktor, mağazacılık sektörü çalışanları halsizlikten sıkça yakınırlar. 

      Enfeksiyon hastalıkları: Grip, sıtma, tüberküloz, hepatit gibi hastalıkları olan kişilerde halsizlik yakınması olur.

      Vücuttaki kimyasallar: Mineral, vitamin ve zehirlenme etkisi kendini halsizlikle gösterir. Fazla miktarda alkol, kafein tüketimi uykuya dalmayı ve derin uykuyu engellediğinden, uykuda yatmadan önce bunlar içilmemelidir. Diyetlerin bilinçli yapılması, beslenmeye dikkat edilmesi gerekir. Bunlar vücudun dengesini bozacak durumlardır.

      Menopoz dönemi: Menopoz dönemin en önemli belirtisi uykusuzluktur. Kadınlar bu dönemde yeterince uyuyamadıklarından, halsizlik etkisi görülür. Bunda hormonal düzensizliklerinde etkisi vardır.

      Stresin kontrol altına alınması halsizliğe çare olabilir

      Yaşamın ayrılmaz bir parçası olan stres, kontrol edilmesi gereken bir duygudur. Herkes belli bir stres eşiğine sahiptir. Bu eşiğin aşılmaması gerekir. Yaşam tarzını düzene sokmalı, hafif egzersizler yapılmalı, sağlıklı beslenerek ideal kilonun korunması gerekir. Bunlar kişileri kronik yorgunluk ve halsizlik etkilerinden koruyacaktır. Uyku düzenine dikkat edilmesi, rahat uyku uyuyabilmek için her şeyin düzenlenmesi gerekir. İş yoğunluğunun azaltılması, sorumlulukların paylaşılması, belli aralıklarla iş ortamından uzaklaşılması kişilere faydalı olacaktır. Rahatlamak amacıyla yoga ve meditasyon gibi aktiviteler yapılmalıdır. Doktorun tavsiye etmesiyle vitamin ve mineral alınmalıdır.

      ]]>
      Gebelikte Halsizlik https://www.halsizlik.gen.tr/gebelikte-halsizlik.html Sat, 01 Dec 2018 00:18:32 +0000 Gebelikte halsizlik, gebelik dönemi ile birçok şikayet oluşum gösterir. Bu şikayetlerden en yaygın olanlarından biri de halsizliktir. Daha çok gebeliğin ilk aylarında ortaya çıkar. Gebelikte halsizliğe neden olan en Gebelikte halsizlik, gebelik dönemi ile birçok şikayet oluşum gösterir. Bu şikayetlerden en yaygın olanlarından biri de halsizliktir. Daha çok gebeliğin ilk aylarında ortaya çıkar. Gebelikte halsizliğe neden olan en önemli etken gebelik hormonu olan progesteronun bütün kasları gevşetmesidir. Gebelik döneminde fazlaca salgılanan progesteron hormonu rahmin genişlemesini sağlayarak kasılmaları azaltır. Rahim ile beraber diğer kaslarda da gevşeme oluşur. Bu gevşeme sonucu halsizlik, yorgunluk ve uyku hali ortaya çıkar. Ayrıca rahimde bebeğin beslenmesine yardımcı olan plasentanın oluşması da gebeliğin ilk dönemlerinde başlar. Bu durumda enerji daha çok plasentanın oluşumu için harcanır ve anne adayının halsiz kalmasına yol açar. Gebeliğin ilk 3-4 ayında anne adayı sürekli uyku hali ve halsizlik yaşadığından yakınır. Bu şikayetler gebeliğin 4. ayından sonra ortadan kaybolur.

      Gebelikte Halsizlik Farklı Bir Hastalığın Habercisi Olabilir mi

      Gebelik döneminde yaşanan halsizlik daha çok progesteron hormonun artışı nedeni ile yaşanır ve oldukça doğal bir gebelik şikayetidir. Ancak bazı durumlarda gebelikte yaşanan halsizlik anemi yani kansızlık nedeni ile de yaşanabilmektedir. Şayet gebelikten önce anne adayında kansızlık sorunu varsa gebelik döneminde bu sorun bariz şekilde artabilir ve bu durum sonucu anne adayı halsizliğe maruz kalabilir. Yine tiroid bezinin az çalışması, kas hastalıkları, sinir sistemi ile alakalı hastalıklar, sodyum ve potasyum yetersizliği halsizliğe yol açan diğer faktörlerdir.

      Gebelikte Halsizlik

      Gebelik döneminde yaşanan mide bulantısı, yetersiz beslenme, psikolojik faktörler, sıcaklarda yaşanan gebelik halsizliğe neden olabilir. Gebeliğin son dönemlerinde oluşan halsizlik ise daha çok ağırlaşan vücut, hareket kısıtlılığı, kilo artışı nedeni ile yaşanabilir.

      Gebelik Döneminde Yaşanan Halsizlik İçin Ne Zaman Doktora Başvurulmalıdır

      Gebelik döneminde oluşum gösteren halsizlik gebeliğin ilk ve erken belirtilerindendir. Halsizlik beraberinde çarpıntı, kulak çınlaması, fenalık hissi, baş dönmesi, mide bulantısı, iştahsızlık ve stres gibi bulgular ile seyrediyorsa muayene sırasında bu sorunlardan doktor haberdar edilmelidir. Eğer halsizlik sürekli devam ediyor ve gün geçtikçe artıyorsa, halsizliğe nefes darlığı eşlik ediyorsa mutlaka doktora başvurmak gerekir. Halsizlik eğer anemi ya da farklı bir nedenden dolayı ortaya çıkmışsa doktor gerekli araştırmayı yaptıktan sonra nedene yönelik tedavi başlatacaktır. Eğer halsizlik gebelik nedeni ile oluşmuş ve başka bir nedeni yoksa beslenmeye dikkat etmek, bol sıvı tüketmek ve doktorun reçete ettiği vitaminleri düzenli kullanmak halsizlik şikayetini hafifletecektir. Ayrıca halsizlik ile mücadele etmek için günlük egzersiz, yürüyüş ve gebeliği zorlamayacak spor gibi aktiviteler faydalı olacaktır.

      ]]>
      Baş Dönmesi Ve Halsizlik https://www.halsizlik.gen.tr/bas-donmesi-ve-halsizlik.html Sat, 01 Dec 2018 01:39:31 +0000 Baş dönmesi ve halsizlik, besin zehirlenmesi, iç kulak enfeksiyonları, yeteri kadar beslenememe ve panik atak gibi rahatsızlıklar baş dönmesi ve beraberinde halsizliğe neden olabilir. Baş dönmesi çoğu zaman mide bulan Baş dönmesi ve halsizlik, besin zehirlenmesi, iç kulak enfeksiyonları, yeteri kadar beslenememe ve panik atak gibi rahatsızlıklar baş dönmesi ve beraberinde halsizliğe neden olabilir. Baş dönmesi çoğu zaman mide bulantısı ve devamında kusma ile beraber görülebilir. Baş dönmesinin en önemli nedenlerinden biri iç kulakta vücudun dengede kalmasına yardımcı olan kısımda gerçekleşen sorundur. Dikkat edilmesi gereken nokta baş dönmesinin ve devamında gelen halsizliğin ne sıklıkta yaşandığıdır. Başa dönmesi ve halsizlik şayet günlük aktiviteleri gerçekleştiremeyecek kadar yoğun yaşanıyorsa mutlaka bir doktora başvurulmalıdır.

      Baş Dönmesi Ve Halsizlik Nedenleri

      Baş dönmesi vücutta yarattığı etki nedeni ile mide bulantısına, kusmaya ve halsizliğe yol açabilir. Özellikle sabahları kahvaltı yapmadan direkt öğle yemeğine geçmek,  bu arada aşırı kahve ve çay tüketmek baş dönmesi yaratabilir. Tansiyon ve kan şekerinin düşmesi yine baş dönmesi ile beraber bayılma hissine yani halsizliğe yol açabilir. Tüm bunların haricinde orta kulakta yer alan ve baş hareketlerine göre şekillenerek dengeyi koruyan sıvının yer aldığı bölümde meydana gelen enfeksiyon, basınç ve sıvı toplanması gibi durumlar karşında da baş dönmesi yaşanabilir.

      Baş Dönmesi Ve HalsizlikPanik Atak: Baş dönmesi ve halsizlik yalnızca fiziksel olarak ortaya çıkabilen bir sorun değildir. Ruhsal dengede yaşanan bir sıkıntı baş dönmesi, mide bulantısı ve halsizliğe yol açabilir. Baş dönmesi, mide bulantısı ve halsizliğe yol açan ruhsal hastalıkların başında panik atak yer almaktadır. Panik atak yaşanan bireyde, mide bulantısı, baş dönmesi, nefes darlığı, göğüs ağrısı, halsizlik, kalp atışının hızlanması, terleme, ağız kuruması, üşüme gibi belirtiler görülebilir. Bu tür belirtiler ataktan yaklaşık 5-10 dakika önce başlayarak yarım saat kadar devam edebilir.

      Migren: Migren baş dönmesine yol açan ve sıklıkla karşılaşılan bir rahatsızlıktır. Migren kişide uyku bozukluğu yaratarak yeme problemine yol açabilir. Kişi migren nedeni ile öğün atladığında kan basıncı düşer. Kan basıncının düşmesi baş dönmesi ve halsizliğe neden olur. Migren ağrısı daha çok göz çevresinde ve sinüslerde oluşarak çene ve boyuna doğru ilerleyebilir.

      Baş dönmesi ve halsizliğin pek çok nedeni olabilir. Bu nedenle baş dönmesi ve halsizlik yaşayan kişilerin zaman kaybetmeden doktora başvurması gerekir. Doktor baş dönmesi ve halsizliğin nedenini detaylı bir şekilde araştırarak, gerekli tetkikleri yaptıktan sonra nedene yönelik tedavi başlatarak sorunu kontrol altına alabilir. Özellikle baş dönmesi ilaç tedavisinde cerrahi operasyona kadar pek çok şekilde tedavi seçeneği olan bir rahatsızlıktır.

      ]]>
      Aşırı Halsizlik https://www.halsizlik.gen.tr/asiri-halsizlik.html Sat, 01 Dec 2018 22:34:24 +0000 Aşırı halsizlik, sürekli devam eden halsizlik ve bitkinlik hali kronik yorgunluk olarak tanımlanmaktadır. Yaşanan halsizlik hissi eğer iki haftadan uzun süredir devam ediyorsa mutlaka doktora başvurulmalıdır. Kişi ken Aşırı halsizlik, sürekli devam eden halsizlik ve bitkinlik hali kronik yorgunluk olarak tanımlanmaktadır. Yaşanan halsizlik hissi eğer iki haftadan uzun süredir devam ediyorsa mutlaka doktora başvurulmalıdır. Kişi kendini sürekli bitkin hissediyor ve bu durum günlük aktivitelerini engelliyorsa kişi mutlaka uzman bir doktor tarafında muayene edilerek ayrıntılı bir şekilde araştırılmalıdır.

      Halsizlik ya da yorgunluk aslında bir hastalık değildir. Yaşam kalitesindeki düzensizlikler nedeni ile ortaya çıkabilecek bir hastalığın habercisi olarak tabir edilebilir. Aşırı halsizliğe maruz kalan kişilerde genellikle geçici ya da teşhis konulabilen bir hastalığın varlığı söz konusu olabilir.

      Aşırı Halsizlik Nedenleri

      • Düzensiz yaşam
      • Uyku bozuklukları
      • yetersiz ve sağlıksız beslenme
      • Hareketsizlik
      • Aşırı alkol ve sigara tüketimi
      • Kronik enfeksiyonlar
      • Sistemik hastalıklar
      • Hormonal bozukluklar
      • Kullanılan bazı ilaçların yan etkileri
      • Kalp, karaciğer, akciğer ve sinirler ile alakalı gelişen sistemik hastalıklar
      • Fazla kilolu olmak ya da aşırı zayıf olmak
      • Uyku apnesi
      • Uyuşturucu bağımlılığı
      • Depresyon ve stres
      • Kansızlık
      • Aşırı çalışma
      • Enfeksiyonlar

      Aşırı halsizlik erkeklere oranla kadınlarda daha fazla görülen bir sorundur. Çoğu kez tanımlanamadığı için tanı konulamamaktadır. Daha çok eğitim düzeyi yükse, çalışan ve gelir seviyesi yüksek kişilerde ortaya çıkmaktadır.

      Aşırı Halsizlik

      Aşırı Halsizlik Belirtileri

      • Klinik olarak araştırılmış ancak tanı konulamamış devam eden ya da nükseden halsizlik aniden ya da belirli zamanlarda başlayabilir. Bu tür halsizlik hayat boyu devam etmez.
      • Halsizliğin devam eden bir hareket, spor gibi durumlarda oluşması, istirahat halinde ortadan kaybolması
      • Hafızada bozukluk, konsantrasyon bozukluğu, eklem ağrısı, eklemlerde kızarıklık ya da şişlik oluşmadan ağrı hissi yaşamak.
      • Sabahları uyanınca uzun süre ayılamama.

      Aşırı halsizliği kontrol altına almak için mümkünse iş yoğunluğunu azaltmak gerekir. Bazı durumlarda iş hayatına biraz ara vermek faydalı bir yaklaşım olacaktır. Yoga ve meditasyon yine halsizlik ile mücadele de faydalıdır. Ayrıca doktor gözetimi altında vitamin ve mineral desteği almak aşırı halsizliği biraz olsun hafifletebilir. Stresli ortamlardan uzaklaşmak yine sorunu kontrol altına almak için etkili olabilir.

      ]]>
      Yemekten Sonra Halsizlik https://www.halsizlik.gen.tr/yemekten-sonra-halsizlik.html Sun, 02 Dec 2018 21:39:37 +0000 Yemekten sonra halsizlik, genellikle çoğu kişiyi etkisi altına alır. Yemekte büyük porsiyonlar tüketilirse bu sorun daha belirgin şekilde hissedilir. İnsanlarda halsizlik, bitkinlik hatta uyku etkili olur. Bu sorun sindi Yemekten sonra halsizlik, genellikle çoğu kişiyi etkisi altına alır. Yemekte büyük porsiyonlar tüketilirse bu sorun daha belirgin şekilde hissedilir. İnsanlarda halsizlik, bitkinlik hatta uyku etkili olur. Bu sorun sindirim süreciyle alakalıdır. Sindirim metabolizması yemek sonrasında sindirim için, enerjiye ihtiyaç duymaktadır. Yemeğin miktarıyla ilişkin enerji ihtiyacı açığa çıkar. Bu enerjinin harcanması halsizlikten uyuklamaya kadar giden bir sürecin yaşanmasına neden olur. Yemekte porsiyonların azaltılması bu etkileri azaltabilir. Fakat yenilen besinlerin de bunda etkisi bulunmaktadır.

      Yemekten sonra kan şekerindeki hızlı artış ve besinlerin miktarı halsizlikle direkt olarak alakalıdır. Karbonhidratlı yiyeceklerin tüketiminden sonra kan şekerinde artış meydana gelmektedir. Kandaki şekerin hücrelere girmesi pankreastan salgılanan insülin sayesinde gerçekleşir. İnsülin triptofan aminoasidi üretir. Bu serotonin hormonunun üretiminde aktif olur. Serotonin uykuyu tetikleyen, bundan sorumlu olan bir hormondur. Karbonhidratlı besinlerin fazla tüketilmesi, serotonin üretimini arttırır. Bu durum halsizlik ve uyku etkisi yapar.

      Bu etkilerin dışında, yemek sonrası halsizlik hissedilmesine sebep olan etken, kan şekerinin normal seviyelerin altına düşmesidir. Bu tıpta hipoglisemi olarak tanımlanır. Yemekten sonra kan şekerinin düşmesi yaşamı olumsuz etkileyen etkenlerden birisidir. Halsizlikle birlikte yorgunluk, beş dönmesi, verimsizlik, öfke ve sabırsızlık etkilerini gösterir. İnsanları oldukça fazla etkilemesine rağmen, reaktif hipoglisemi üzerinde fazla durulmaz. Doğuştan gelen bazı metabolik hastalıklarda, tiroit bezinin az çalışmasında ve haşimato yani tiroit bezi iltihabında yaygın şekilde görülmektedir. Bu sorun dürtüsel şeker düşmesi olarak tanımlanabilir. Kilo veremeyen kişilerde genellikle reaktif hipoglisemi etkili olur. Bu rahatsızlığın etkisini aşağıdaki belirtilerle anlayabilirsiniz.

      • Gün içindeki acıkma atakları, tatlı krizleri
      • Öğleden sonra olan baş ağrısı ve aş dönmesi
      • Uykuda uyanma, zor uyuma, kötü rüya görme ve devamlı yorgunluk hissi
      • Yemekten sonra halsizlik, yemek geciktiğinde bitkinlik
      • Duygusallık, çabuk sinirlenme ve kontrolü kaybetmek
      • Yemekten sonra halsizlikle birlikte uyuklama olması

      Yemekten Sonra HalsizlikYemek sonrasında hipoglisemi atakları neden olur

      Bu sorunun en önemli etkeni dengesiz beslenme, karbonhidratlı, nişastalı ve şekerli gıdaları fazla tüketme, stres, aşırı kafein ya da ailede şeker hastalığı olması gibi etkenlerdir. Kilolu olanlarda bu ataklar daha fazla görülse de, normal kiloda olup egzersiz yapmayan, depresyonda olan kişilerde bu sorunu yaşayabilir. Ataklar sırasında tatlı tüketen kişilerde kan şekerinde düzelme meydana gelir. Bu sorunu olanlar sabahları da huzursuz, sinirli ve tartışma meyli içinde olur. Yemekten sonra rahatlar, ancak halsizlik etkisi yaşarlar.

      Yemekten sonra halsizlik neden olur, nasıl giderilir

      Bu sorun çoğu insanda etkili olabilir. Bunun en önemli sebebi kişide insülin direnci gelişmesidir. Bu etki herkeste farklı belirtilere neden olabilir. Ancak yemek sonrasında halsizlik, yorgunluk ve terleme gibi etkilerin arkasında insülin direnci vardır. Bunun yorgunluğa sebep olmasının en büyük etkisi reaktif hipoglisemi ataklarının geçirilmesidir. Yani insülin direnciyle alakalı reaksiyonel kan şekeri düşmesi meydana gelmektedir. Kan şekerinin düşmesiyle birlikte kişide ani sinirlenme, halsizlik, öfkeli bir yapı ortaya çıkıyor. Bu sorunların giderilmesi için, bu kişilerin glisemik indeks (GI) diyeti uygulaması gerekir.

      ]]>
      Kilo Kaybı Ve Halsizlik https://www.halsizlik.gen.tr/kilo-kaybi-ve-halsizlik.html Mon, 03 Dec 2018 06:37:30 +0000 Kilo kaybı ve halsizlik, zinde ve sağlıklı olmak herkesin arzusudur. İnsanlar sağlıklı kalabilmek için yeterli beslenmeye çalışır, spor ve egzersiz ile sağlıklı bir yaşam sürmek ister. Belli bir egzersiz ve diyet Kilo kaybı ve halsizlik, zinde ve sağlıklı olmak herkesin arzusudur. İnsanlar sağlıklı kalabilmek için yeterli beslenmeye çalışır, spor ve egzersiz ile sağlıklı bir yaşam sürmek ister. Belli bir egzersiz ve diyet programı ile kişi kilo vermeye çalışabilir. Diyet ve egzersiz ile kilo vermek oldukça normaldir. Ancak kilo vermek için çaba harcanmamasına rağmen kilo kaybı bariz bir şekilde yaşanıyorsa ve devamında halsizlik oluyorsa endişelenmek gerekir. Herhangi bir şey yapmadan birdenbire ani kilo kaybı yaşanıyorsa ve bu durumda kişi kendini enerjisiz hissediyorsa mutlaka altında yatan bir sorun vardır ve hemen bir sağlık kuruluşuna başvurmak gerekir.

      Kişi diyetsiz ve egzersiz 6-12 ay içinde istemeden kilo kaybı yaşamışsa uzmanlar mutlaka bir doktora başvurulmasını tavsiye etmektedir. Kilo kaybına, Addison hastalığı, depresyon, demans, çölyak hastalığı, Parkinson hastalığı hiperkalsemi, KOAH, diyabet, yeme bozuklukları, kanser, ülseratif kolit gibi pek çok hastalık neden olabilir.

      Kilo Kaybı Ve Halsizliğin Altında Yatan Nedenler Nelerdir

      Kanser: Kilo kaybı kanser hastalığına maruz kalan kişilerde sıkça rastlanan bir sorundur. Kansere yol açan tümör hücreleri metabolizmanın daha hızlı çalışmasına neden olarak ani kilo kaybı ve beraberinde halsizlik yaşanabilir.

      Çölyak Hastalığı: Sindirim sisteminde oluşan bir problemden dolayı ince bağırsağın yüzeyi glütene karşı bir uyarı sonucu hasarlanabilir. Dolayısı ile bazı gıdaların emiliminde yetersizlik yaşanır. Bu durum karşısında kilo kaybı yaşanır. Yaşanan kilo kaybı kişinin halsiz ve bitkin düşmesine neden olur.

      Kronik İshal: Gıda zehirlenmesi gibi bir nedenden dolayı vücuda alınan virüs gastroenterit olarak tanımlanan viral enfeksiyona neden olur. Bu sorun çoğu kişinin yaşamı boyunca bir kez olsun yaşadığı bir sorundur. Viral enfeksiyon nedeni ile oluşan ishal antibiyotik tedavisi ile kontrol altına alınabilir. Fakat sorun 1 ayı geçmesine rağmen hala devam ediyorsa kronik ishal olarak tanımlanır. İshal eğer 1 aydan uzun süredir devam ediyorsa kişide hem kilo kaybı hem de halsizlik gibi şikayetler oluşur.

      Kilo Kaybı Ve Halsizlik

      Depresyon: Depresyon devamlı üzüntü ve kaygı ile karakterize bir ruhsal sorundur. Depresyonun en önemli ve yaygın semptomu iştahsızlık nedeni ile kilo kaybı ve halsizliktir. Ancak bazı vakalarda iştah artışı görülebilir.

      Yeme Bozuklukları: Yeme bozukluğu hastalığı tıpta Anorexia nervosa olarak tanımlanır. Bu hastalığa maruz kalan kişiler yemek yemeğe ve kaç kilo olduğuna takıntılı bir hal sergiler. Yeme bozukluğu olan kişiler kendilerini aç bırakarak devamlı egzersiz yapma eğilimindedir. Ayrıca hasta yediğini kusabilir. Özellikle genç kızlar arasında yaygın bir hastalıktır. Yeme bozukluğu ciddi sağlık problemlerine yol açmadan tedavi edilmelidir.

      Diyabet: Diyabet kan şekerinin yükselmesi sonucu ortaya çıkan ciddi bir hastalıktır. Aşırı susama ve ani kilo kaybı en sık görülen belirtiler arasındadır. Diyabet hastalığında vücuda alınan şeker böbreklerde emilmez ve direkt idrar geçer. İdrara geçen şeker susuzluk hissi yaratır. Kişi susuzluk hissini bastırmak için çay, kahve, soda ve meyve suyu gibi içeceklere yönelir. Bu içecekler şeker seviyesini arttır. Bu döngü ise ani kilo kaybı ve halsizliğe neden olur.

      Peptik Ülser: Yemek borusu, mide ya da ince bağırsakta oluşan yara peptik ülser olarak tanımlanır. Uzun süre kullanılan ilaçlar ya da enfeksiyonlar peptik ülsere yol açabilir. Peptik ülser an kilo kaybı, halsizlik, kan kusma ve iştahta farklılıklar gibi pek çok belirti verebilir.

      ]]>